Özgür Denizli

AKP’li yıllarda grevin adı yok

Resmi rakamlara göre, AKP’li yıllarda greve çıkan işçi sayısı oranı, grev hakkının yasada yer almasından itibaren en düşük seviyeyi gördü. Bu rakamlara ise fiili grevlerin sayısı yansımadı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerine göre 2021 yılında sadece 519 işçi greve çıktı. AKP’li yıllarda greve çıkan işçi sayısı oranı cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine geriledi. AKP döneminde greve çıkan işçi sayısı 87 binde kalırken, 194 bin işçinin grevi yasaklandı. AKP’nin işçilerin greve çıkmasını zorlaştırdığını dile getiren sendika yöneticileri, “Bu baskılara karşı bir mücadele ağı örmeliyiz” dedi. Öte yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görmediği grevler de var. AKP’nin grev yasaklarını işçiler fiili grevlerle aştı. AKP dönemde onbinlerce işçi fiili greve çıktı.

Resmi rakamlar AKP’li yılların cumhuriyet tarihinde greve çıkan işçi sayısı oranının en düşük seviyeyi gördüğünü söylüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) tarafından yayımlanan çalışma hayatı istatistiklerine göre 2021 yılında greve katılan işçi sayısı sadece 519’da kaldı. Bu sayı Türkiye’de grev hakkının yasal olarak kullanılabildiği 1963 yılından bu yana en düşük sayı ve tarihi bir rekor. Öyle ki 12 Eylül askeri darbesi sonrasında 3 yıllık yasağın ardından bile 1984 yılında grevlere 564 işçi katılmıştı. AKP döneminde milli güvenlik ve genel sağlık gerekçeleriyle birçok grev yasaklandı. Resmi rakamlar AKP’li yıllarda greve çıkan işçi sayısı 87 binde kalırken grev yasaklarından etkilenen işçi sayısı ise 194 bin olduğunu söylüyor. Ancak bu sayılara fiili greve çıkan işçilerin sayısı eklenmemiş.

“GREVE ÇIKMAYI ZORLAŞTIRIYORLAR”

AKP’nin yasakladığı grevlere değinen Gebze Sendikalar Birliği Dönem Sözcüsü Eyüp Akdemir, “İktidarın politikaları ile greve çıkmak her geçen yıl daha da zorlaştı. Ertelenen grevlerin yanı sıra işçilerin bulunduğu ekonomik koşullar da greve çıkılmasını engelliyor. Sendikalar greve çıkmak yerine masada daha makul yollarla anlaşmanın yollarını deniyor. Çünkü işçinin, bir gün bile çalışmaması onun hayatını kötü etkiliyor. İşçiler örgütsüz, örgütsüzüz, sahada yalnız kalıyoruz” diyor.

“BAŞKA BİR SENDİKAL ANLAYIŞ GEREKLİ”

İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hikmet Numanoğlu, işçilerin ve işçi iradesinin 20 senede daha çok baskı altına alındığını söylüyor. Numanoğlu, “İktidar hegemonyasını devam ettirebilmek için örgütsüz bir işçi sınıfı yaratmak üzerine kurdu sistemini. İşçiler borç harç içerisinde. Böyle bir ortamda işçiyi greve ikna etmek de zor oluyor ancak bunun tek sorumlusu da işçiler değil. AKP’nin politikaları bir yana sendikalar da 20 sene önceki sendikalar gibi değil. Grevlerin artarak devam ettiği dönemlerdeki sendikalarla bugünün sendikaları arasında çok fark var. Bir kere işçi artık sendikaya güvenmiyor, maalesef sendikayı değiştirici bir unsur olarak görmüyor. Zaten sendikalaşma tarihin en düşük seviyelerinde. Grev için örgütlülük, örgütlülük için başka bir sendikal anlayış gerekli” ifadelerini kullanıyor.

“ORTAK MÜCADELE AĞI ÖRMELİYİZ”

Sendikalara karşı bir güvensizliğin olduğundan bahseden DİSK/Genel-İş İstanbul Anadolu Yakası 2 No’lu Şube Başkanı Ali Sönmez de “AKP sermayenin hizmeti için ne gerekiyorsa onu yapıyor. Sendikaların burada daha aktif rol alması gerekiyor. İşçileri greve hazırlamak, sürecin içerisine dahil etmek gerekiyor. İşçilerin de sendikadan medet uman bir tarafı var, oysa değiştirici gücün işçiler olduğunun anlatılması gerekiyor” diyor.

Kanunlarla sendikalaşmanın ve grevlerin engellendiğinden söz eden Sönmez, “Sendikalar Kanunu’nun 10. yılındayız, bu kanunun değiştirilmesi gerekiyor. Bunun için tüm konfederasyonlar ortak hareket edebilmeli. Yine iş kolu barajı örgütlenme ve toplu sözleşme yapabilmenin önündeki en büyük engellerden biri. Bunun için de tüm iş kollarında ortak mücadele yolları denenmeli. İşçilerin bölünüp parçalandığı bir süreçten geçiyoruz. Kendi iş kolumuz hizmet iş kolunda, belediye başkanları kendi sendikalarını kurup işçileri bölüyor. Tüm bunlara karşı ortak mücadele ağı örülmeli” diye anlatıyor.

“SEBEBİ İŞÇİLERİN MEMNUN OLMASI DEĞİL”

Doç. Dr. Aziz Çelik Birgün gazetesindeki yazısında AKP’li yıllarda yaşanan grev kıtlığını anlayabilmek için dönemin işçi sayısı ile greve çıkan işçi sayısını karşılaştırmak gerektiğini belirtti. Çelik yazısında şu ifadelere yer verdi: “İlk grev yasasının yürürlüğe girdiği 1963 yılında 710 bin sigortalı işçinin 1514’ü greve katıldı. Yani 1963’te 100 bin işçinin 213’ü greve katılmıştı. 12 Eylül sonrası ilk grevlerin yapılabildiği 1984 yılında sigortalı işçi sayısı 2 milyon 600 bine yükselmişti. 1984’te her 100 bin işçinin 22’si greve katılmıştı. 2021 yılına geldiğimizde ise sigortalı işçi sayısı 16 milyon 700 bine yükseldi. Her 100 bin işçi başına grevci işçi sayısı sadece 3 oldu. Greve katılma eğilimi 100 binde 3’e geriledi. Türkiye’de grevler AKP döneminde dibe vurdu. Tarihin en düşük düzeyini gördü. AKP döneminde (2003-2021) greve katılan toplam işçi sayısı 87 bin oldu, yıllık ortalama grevci işçi sayısı 4 bin 585’e geriledi. Bunun sebebi işçilerin çalışma koşullarından memnun olması ve bundan kaynaklı bir ‘çalışma barışı’ değil. Türkiye’de 20 yılda otoriter bir çalışma rejimi inşa edildi. Sendikal hakların kullanımı önünde ciddi kurumsal ve uygulama engellerinin olduğu bu rejim iş mücadelesi alanında da bir Pax Romana (Roma Barışı) yarattı. Kısaca gönüllü değil zora dayalı, antidemokratik mevzuata dayalı bir sözde ‘barış’ bu! Grev hakkının köküne kibrit suyu ekildiği için yaşanan sahte bir ‘çalışma barışı’ yaşanıyor.”

FİİLİ GREVLER ARTARAK DEVAM ETTİ

Resmi rakamlara göre greve çıkan işçi sayısında ciddi bir düşüş yaşanırken, fiili grev ve greve çıkan işçi sayısı ise arttı.

Emek Çalışmaları Topluluğu’nun Friedrich Ebert Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliğinin katkılarıyla hazırladığı 2021 yılına dair İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu’na göre 468 iş yeri temelli eylem gerçekleşti. İş yeri temelli eylem vakalarına katılan işçi sayısı yaklaşık 83 bin.

İş yeri temelli eylem vakalarının yüzde 63’ünde basın açıklaması yapıldı. Vakaların yüzde 18’inde fiili grev, yüzde 15’inde kalıcı direniş, yüzde 15’inde ise iş yerinde basit eylem gerçekleştirildi.

GREV YAPAN İŞÇİLERİN YÜZDE 45’İ KAZANDI

2022’de Emek Çalışmaları Topluluğu ve Evrensel tarafından hazırlanan rapora göre ise Türkiye’de 2022 yılının sadece ilk iki ayında tam 108 adet grev gerçekleşti.

Tespit edilen 108 grevin 96’sında (yüzde 88,8), işçiler düşük ücret zammına karşı iş bırakırken, eylemlere en az 17 bin işçi katıldı.

108 grevin en az 49’unda işçiler (Yüzde 45,3) kazanım elde ederken, 8 grevde kazanım sözü elde ettiler. 4 grev devam ederken, 9’unda grevlerin sonucuna dair bilgi edinilemedi.

Raporda eylemlere dair şu noktalar öne çıktı:

Kaynak: EVRENSEL – Murat Uysal

Exit mobile version