AKP, Cumhuriyet’i içerden fethetti’ – Ahmet İnsel

Cumhuriyet Gazetesinden ayrılmasına ilişkin yazı kaleme alan Ahmet İnsel, Cumhuriyet Vakfı yönetiminin AKP yargısı ve desteğiyle değiştirildiğini söylüyor.

Geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Vakfı’nda gerçekleşen yönetim değişikliğinin ardından işten çıkarmalar ve istifalar devam ederken, gazetenin yazarlarında Ahmet İnsel, istifalara ve kendi ayrılma nedenine ilişkin bir yazı kaleme aldı.

‘Yemen’de yaşanan insani kriz ve Cenevre’de başlayamayan görüşmeler’ konulu son yazısının yayınlanmasına izin vermeyen yeni yönetimi, AKP yargısı desteğiyle geldiğini söyleyen İnsel, Cumhuriyet’in son durumunu ‘AKP’nin Cumhuriyet’i içerden fethetmesi’ olarak tanımlıyor.

Birikim Dergisi’nde ‘Cumhuriyet Gazetesinden Ayrılmama İlişkin Kısa Bilgi’ başlığıyla yayınlanan yazısında, gazetede yaşananların kendisi ile ilgili kısmı hakkında şunları söylüyor:

‘İLK İŞLERİNDEN BİRİNİN İSMİMİ GAZETEDEN SİLMEK OLDUĞU BELLİ’

“Benimle ilgili olan kısmı ise basit. Cumhuriyet gazetesinin yayın sorumluluğunu Cuma günü öğleden sonra devralan ekip, benim Cumartesi günü yayımlanmak üzere Cuma öğle saatlerinde yolladığım Yemen’de yaşanan insani kriz ve Cenevre’de başlayamayan görüşmeleri ele alan yazımı basmamış. Basmamış diyorum, çünkü bundan benim haberim ertesi gün gazete yayımlanınca oldu.

AHMET İNSEL’iN YAZISININ TAMAMI

O yazının basılmama nedeni içeriği değil elbette. Yemen’deki iç savaşla ilgili yazının yeni yönetimi rahatsız edecek bir yanı olduğunu düşünmek mümkün değil. İktidar kesiminin avını yutmuş timsah sessizliğinde izlediği, aylarca arkadaşlarımızı hapsederek elde edemediği Cumhuriyet’i teslim alma operasyonunun gerçekleştiği gün, bunu zafer çığlıkları içinde kutlayanların ilk işlerinden birinin ismimi gazeteden silmek olduğu belli.”

‘HINÇ VE GAREZ MEDENİYET KAYBI YARATMIŞ’

Yazısının yayımlanıp yayımlanmayacağına ilişkin bu güne kadar hiç bir bilgi verilmediğini belirten Ahmet İnsel, haber verilmemesini, ‘hınç ve garezin yarattığı medeniyet kaybı’na bağlıyor:

“Bu büyük hınca rağmen böyle bir yönetim değişikliğini, kendilerini aydınlanmanın timsali olarak gören kişilerin en azından medeni koşullarda gerçekleştirmesi beklenir. Yazımı yayımlamayacaklarını, bundan sonra da bana gazetede yer vermeyeceklerini bu işten sorumlu kimsenin bildirmesi asgari medeni davranış gereğidir. Yönetim değişikliğinin ardından benim zaten gazetede yazmaya devam etme niyetim olmayacağı açıktı. Ama bugün (Pazar öğleden sonra) halen bana kimse senin yazını basmadık, bundan sonra da basmayacağız diye ne telefon etti, ne mesaj gönderdi. İnsanı bu medeni cesaret eksiği düşündürüyor. İçinde boğulduğumuz medeniyet kaybı sadece bir kesime özgü değil maalesef.

Veda yazısı falan yazıp yollamaya ne imkân var bu durumda ne de gerek. Böylece Cumhuriyet’te yayımlanan son yazım toplumsal alt üst oluş dönemlerinde daha fazla su yüzüne çıkan, toplumsal davranışlara hâkim olan hınç, kin ve garezin sonuçlarına işaret ettiğim yazı oldu. Bu hınç ve garezin de küçümsenmeyecek bir medeniyet kaybı yarattığını ilave etmek gerekiyor.

Kaynak: Artı Gerçek

İlginizi çekebilir