“5’li çete” halk sağlığı ve güvenliğini hiçe sayıyor!

AKP iktidarında bütün ihaleleri alan Cengiz, Limak, Kolin, Kalyon, Makyol’un yaptığı 3. Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu, inşaatları sırasında işçileri kölelik sistemi ile çalıştırırken, yağan ilk karda halkı mağdur eden görüntülerle gündeme geldi.

Manşet Resimleri

En son yağan kar nedeniyle İstanbul Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu’nda yaşanan mağduriyetlerle gündeme gelen, AKP hükümetinin iktidarı süresince bütün ihaleleri alan, dünyada en fazla devlet ihalesi kazanan 10 şirket arasında isimleri bulunan, kamuoyunda “5’li çete” olarak tanınan, Cengiz, Limak, Kolin, Kalyon, Makyol, kazandığı ihalelerden milyonlarca lira “garantili” para kazanırken, halk sağlığı ve güvenliğini hiçe sayıyor.

Kamu ihalelerinin bu beş holdinge verilmesi, yapım maliyetlerinin yüksekliği, dolar üzerinden verilen garantiler, ihalelere konu olan işlerin gerekliliği ve verimliliği, verilen yolcu, hasta, geçiş ücreti garantileri, söz konusu şirketlerin iktidarla ilişkisinin de sorgulanmasına neden oluyor.

Aynı şirketler inşaatların yapım süreçlerinde maliyeti düşürmek amacıyla işçi sağlığı ve iş güvenliğine gerekli önemi vermemeleri sonucunda iş kazaları ve iş cinayetleriyle dikkatleri çekerken, köprü, baraj, maden arama ve hidroelektrik santrallerinin yapılması süreçlerinde çevreyi tahrip etmeleriyle de gündeme geliyorlar.

Bu şirketlerin kamu-özel işbirliği ile yapılan projeler için aldıkları kredilere Hazine’nin kefil olması, kamu bankalarının şirketler adına borçlanması ve şirketlere dolar ve euro üzerinden gelir garantileri verilmesi eleştiriliyor. Yapılan kaynak aktarımlarının kamunun yararına kullanılıp kullanılmadığı, kamu yararını gözetip gözetmedikleri noktasında şeffaf bir biçimde denetlenip denetlenmedikleri de kamuoyunda tartışılıyor.

3. Havalimanı işçilere mezar oldu, ekolojik dengeyi bozdu 

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ‘dünya çapında bir şaheser’olarak tanımladığı 3. Havalimanı’nın çatısı fırtınaya direnemedi. Yağan kar nedeniyle uçaklar iniş yapamadı, iniş yapan uçaklarda yolcular mahsur kaldı, havalimanındaki yolculara karton dağıtıldı.

3. Havalimanı, inşaatı sırasında yarattığı çevre tahribatı, işçi sağlığı ve iş güvenliği olmadığı için işçi cinayetleriyle gündeme gelmişti. Havalimanı şantiyesindeki çalışma şartlarının ağırlığı, barınma, yemekhane ve servis koşullarının kötülüğü, ücretlerin ödenmemesi ve iş cinayetleri sebebiyle işçiler eyleme başlamıştı. Aynı gece, inşaat işçilerinin kaldığı odalar basılmış, 401 işçi gözaltına alınmıştı.

TMMOB yaptığı basın açıklamasında, “3.havalimanı projesi doğal yaşam ortamlarının ve önemli su havzalarının yok olması ile sonuçlanacak olup proje; ekolojik ve jeolojik kriterler, zemin özellikleri, kazı ve dolgu alanları,  kent bilimi ve uçuş güvenliği açısından kabul edilebilir değildir” demişti.

Kuzey Marmara Otoyolu’nda kölelik sistemi

Çevreyi tahrip eden, ekolojik dengeyi bozan bir diğer inşaat da Kuzey Marmara Otoyoluinşaatı.

Otoyolda ödenen paralar nedeniyle de şikayet konusu olan Kuzey Marmara Otoyolu’nda, yağan kar ve zincirleme kaza sonucunda trafik 17 saat durdu. Binlerce araç mahsur kaldı. Araç sahipleri ve yolcular mağduriyet yaşadı.

İşçilerin uzun saatler ve sağlıksız koşullarda çalıştırıldığı Kuzey Marmara Otoyoluinşaatı sırasında meydana gelen göçük sonucu üç işçi öldü, bir işçi yaralandı. Yaşanan iş cinayeti ile ilgili haberlere yasak getirildi.

3 aylık ücretleri ödenmeden işten çıkarılan işçiler, ücretlerini talep ettikleri için şantiyeden darp edilerek çıkarıldı.

“Yaşanan işçi cinayetindeki ihmaller gün yüzüne çıkarılmalı, sorumlular yargılanmalıdır” diyen işçiler taleplerini dile getirmişlerdi; 

• Üç aydır ödenmeyen maaşlarımız acilen ödenmelidir.

• Sigorta primlerimiz asgari ücret üzerinden değil, aldığımız maaş üzerinden yatırılmalıdır.

• Maaşlarımızın tamamı banka hesaplarına yatırılmalıdır.

• İşe girerken herhangi bir hak talebinde bulunmamamız için imzalatılan, tarihi olmayan istifa kağıtları tarafımıza verilmelidir.

• Şantiye koğuşlarının ve yemeklerin durumu insani koşullara getirilmelidir.

• Can güvenliğimizi tehdit eder hale gelen şantiye araçlarının tüm teknik kontrolleri yapılmalıdır.

• Şantiyede, sağlık ekibi ve ambulans hazır bulunmalıdır.

• Projenin hızlı bitmesi için dayatılan ağır imalat ve çalışma koşullarına son verilmelidir.

Kaynak: Siyasi Haber

İlginizi çekebilir