26. İstanbul Caz Festivali başlıyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen İstanbul Caz Festivali 29 Haziran-18 Temmuz tarihleri arasında şehrin dört bir yanına dağılıyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, 22 yıldır Garanti Bankası sponsorluğunda gerçekleştirilen İstanbul Caz Festivali, 29 Haziran-18 Temmuz tarihleri arasında çağdaş müziğin yıldız isimleriyle şehrin dört bir yanını sarmaya hazırlanıyor.

27 farklı mekânda, 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı 50’nin üzerinde konserde ağırlayacak 26. İstanbul Caz Festivali bu hafta sonu Parklarda Caz etkinlikleriyle başlıyor.

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da iki güne yayılacak ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Parklarda Caz’ın ilki 29 Haziran Cumartesi günü Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nde saat 18.00’da başlayacak. Sırasıyla Genç Caz kazananları arasında yer alan Minus Two, Standart Mafyası ve Blue Monk’un konserlerinin ardından sahne hepsi Barselonalı kadın müzisyenlerin hayat verdiği Balkan Paradise Orchestra’nın olacak.

CAZIN YENİ NESİL KEŞİFLERİNDEN

Çoğunlukla enstrüman müziğine odaklanan eğlenceli performanslarında vokallere ve elektronik unsurlara da yer veren Balkan Paradise Orchestra, bu sayede enerjisini korumayı biliyor. 2018 Mart ayında ilk albümleri K’ataka’yı yayımlayan ve yurtdışında önemli festivallere katılan, cazın yeni nesil keşiflerinden olan bu genç topluluk ile müzikle dolu bir yaz günü festival ziyaretçisini bekliyor.

17.30’DA BAŞLIYOR

Festival kapsamında 30 Haziran Pazar günü Fenerbahçe Parkı ve Fenerbahçe Khalkedon’da müzikseverleri bir araya getirecek Parklarda Caz’ın ikincisi ise saat 17.30’da başlıyor. Günün ilk konserinde festivalcilerle buluşacak olan Minus Two’nun ardından Standart Mafyası, Blue Monk, Kazım Quintet, Bilge Günaydın Trio ve document1 sahne alacak. Günün son performansında ise yine Balkan Paradise Orchestra sahnede olacak. Bu yıl da Parklarda Caz Fenerbahçe’nin programında MasterCard’ın katkılarıyla yine açık hava film gösterimi izleyicilerle buluşacak.

ÜCRETSİZ ETKİLİKLERE BİR YENİSİ DAHA EKLENİYOR

İstanbul Caz Festivali bu yıl, ücretsiz etkinliklerine bir yenisini ekleyerek, Beyoğlu’nun Haliç kıyısında da çeşitli toplulukları izleyiciler ile buluşturacak bir projeyi hayata geçiriyor. Halıcıoğlu Parkı’nda düzenlenecek Ah Şu Cazlar Blues’lar, Türkiye’den ve dünyadan geleneksel müzik ile doğaçlamanın bir araya geldiği başarılı örnekleri sunacak bir gece olarak kurgulandı. 7 Temmuz Pazar akşamı saat 19.30’da gerçekleşecek bu ücretsiz etkinlikte, farklı coğrafyalardan gelen müzik toplulukları, performanslarıyla müziğin evrenselliği ve birleştirici gücünün bir kez daha altını çizecekler.

İstanbul Caz Festivali’nin tüm programına web sayfasından ulaşılabilirsiniz. Festival biletleri Biletix satış kanalları ile hizmet bedeli eklenmeden ana gişe İKSV’de.

Uniq Açık Hava Sahnesi cazın çağdaş yorumcularının ve benzersiz seslerinin konserlerine ev sahipliği yapıyor.

Mélanie de Biasio – 5 Temmuz Cuma, 21.30
Caz, blues ve soul melodilerini ustalıkla bir araya getiren Belçikalı caz şarkıcısı, söz yazarı, besteci ve multi-enstrümantalist Mélanie de Biasio, karakteristik vokaliyle 26. İstanbul Caz Festivali sahnesinin heyecan verici konuklarından biri oluyor. De Biasio, ilk gençlik yılllarındaki idolleri Portishead ve Pink Floyd’un etkilerinin de hissedildiği atmosferik müziğiyle çağdaş caz sahnesinin yaratıcılığıyla hayranlık uyandıran kadın sanatçıları arasında kabul ediliyor. Büyük ilgi gören ilk iki albümü Blackened Cities ve No Deal’dan sonra üçüncü albümü Lilies ile caz dünyasındaki varlığını güçlendirdi. İç dünyasını müziğinde özgürce paylaşan bu tutkulu vokal, festival izleyicisine duyguların dilinden konuşan bir akşam yaşatacak.

Snarky Puppy – Shake Stew – 9 Temmuz Salı, 20.45
Bas gitarist ve besteci Michael League’in, yıllar içinde giderek kalabalıklaşırken aynı zamanda bugünkü ruhuna erişmesini de sağlayan bir evrimle gelişen grubu Snarky Puppy, sofistike besteleri çığır açıcı bir emprovizasyon stiliyle yorumluyor. Yaklaşık on yıllık yoğun bir turne temposunun ardından peş peşe gelen Grammy ödülleriyle başarısını perçinleyen topluluk, caz, funk ve rock unsurlarıyla zenginleştirdikleri müzikleriyle her zaman keşifçi bir tavır takınıyor. 30’un üzerinde müzisyen arasından her konserde 8-12 kişilik bir seçkiyle sahne alan Snarky Puppy’nin her performansı tıpkı repertuvarları gibi gücünü değişimden alıyor. Son dört yıldır altın çağını yaşayan bu etkileyici topluluk, 26. İstanbul Caz Festivali kapsamında Birlikte Güzel desteğiyle izleyiciyle buluşacak. Avusturya’nın en heyecan verici caz topluluklarından Shake Stew yedilisi ise Snarky Puppy akşamının ön grubu olarak, afrobeat ve groove’lardan örülü hipnotik müziğini sahneye taşıyacak.

Ömür Göksel ile Bir Caz Gecesi – Hakan Başar Trio – 16 Temmuz Salı, 20.30
Bu özel gecede “crooner” (erkek caz şarkıcısı) geleneğinin ülkemizdeki en başarılı temsilcilerinden Ömür Göksel, bizlere Nat King Cole ve Frank Sinatra gibi isimlerin klasikleşmiş eserlerini seslendirecek. Türkiye’de pop müziğin olduğu kadar cazın da en başarılı icracılarından olan Göksel, 68-70 yılları arasında piyasaya çıkardığı, çoğu Altın Plak ödüllü 45’likleriyle büyük bir şöhret yakaladı, 2000’li yıllarda ise caz standartlarına getirdiği başarılı yorumlarla kendisinden sıkça bahsettirdi. Festivalde bu yıl Yaşam Boyu Başarı Ödülü’yle de onurlandırılacak Göksel’den önce sahnede 2004 doğumlu genç ve yıldız piyanistimiz Hakan Başar olacak. On Top of the Roof isimli ilk albümünü, Chet Baker’ın yapımcısıyla birlikte İngiltere’de yayımlamaya hazırlanan Başar’a davulda Ferit Odman ve basta Halil Çağlar Serin eşlik ediyor.

Jacob Collier – Makaya McCraven – 18 Temmuz Perşembe, 21.00
Jacob Collier, 2016’da kendi çabalarıyla yayımladığı, bestelerinden yapımcılığına kadar her şeyi kendi üstlendiği albümü “In My Room” ile iki Grammy kazandı. Collier, Herbie Hancock ve Hans Zimmer ile yaptığı işbirliklerinin yanı sıra, Pharrell Williams gibi yıldızlarla sahne aldı. Pek çok türü harmanlayan şarkılarıyla masalsı bir dünyanın kapılarını aralayan bu genç yıldızın müziğinde cazın yanı sıra a cappella, groove, folk, trip-hop, klasik müzik, Brezilya müziği, Gospel ve soul unsurları muhteşem doğaçlamalalarla bir araya geliyor. Caz ve elektronik müzik arasındaki sınırları bulanıklaştıran yapımcı, besteci ve davulcu Makaya McCraven ise, kendine has buluşlarıyla bu akşamın ilk konuğu. Sevenleri için 2015’te yayımladığı “In the Moment”, caz müziği açısından bir devrim niteliği taşıyor ve şimdiden yeni nesil caz müziğine ilham veren kilometre taşları arasında sayılıyor.

José James Presents: “Lean On Me” – 3 Temmuz Çarşamba, 21.00
Karakteristik müziğini caz, R&B ve hip-hop unsurları etrafında ören besteci ve vokal José James, bugüne kadar yedi albüm yayımladı ve her biriyle dünya genelindeki müzik eleştirmenlerinden ve caz meraklılarından övgüler almayı başardı. José James, çağdaş Amerikan cazının önemli temsilcilerinden biri olarak kabul görüyor. 26. İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak grubuyla Swissotel Sultan Park’ta Bill Withers repertuvarıyla sahne alacak José James’in eklektik müziği bu kez İstanbul’a taşınıyor.

Paolo Fresu & Lars Danielsson “Summerwind” – Cem Tuncer Quartet – 12 Temmuz Cuma, 20.00
Bu akşamın yıldızı, müziğin duygulara temas etmesi gerektiğine inanan trompetçi Paolo Fresu ve kontrbasçı Lars Danielsson ikilisi. Bu deneyimli iki müzisyen, müziklerinde yeri geldiğinde klasik caz ve folk unsurlarına yer veriyor ve hiç rutine düşmeden sürpriz dolu adımlar atarak, zevkle içine çekildiğiniz yepyeni bir evren yaratıyor. İkili, ilk albümleri Summerwind’den parçalarla festivalin konuğu olacak. Venedik Sarayı Bahçesi’nin tarihi atmosferinde yaşanacak bu festival akşamında cazseverleri karşılayacak isim ise caz gitaristi, besteci, aranjör ve yapımcı Cem Tuncer ve grubu. Neşet Ruacan, Ali Perret, L.Butch Morris, Aydın Esen, Ricky Ford gibi müzisyenlerle çalışan sanatçı aynı zamanda film ve dizi müziği besteleriyle de tanınıyor.

Kaynak: ARTI GERÇEK   (NTV)

İlginizi çekebilir