19 Aralık Katliamı’nın üzerinden 18 yıl geçti

19 Aralık Katliamı’nın üzerinden 18 yıl geçti. O gün cezaevlerine yapılan operasyonlar ile 30 kişi öldürüldü, yüzlerce kişi ağır şekilde yaralandı. Katliamın yıldönümünde dönemin tanık ve mağdurlarından Wernicke Korsafoff hastası Hasan Çepe, yaşananları anlattı. 42 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven’in eylemine dikkat çeken Çepe, açlık grevi eyleminin sahiplenilmesi gerektiğini belirtti.

19 Aralık Katliamı’nın üzerinden 18 yıl geçti.

Bundan 18 yıl önce, 20 Ekim 2000’de Türkiye’nin geçmeyi amaçladığı F tipi cezaevi sistemini protesto etmek amacıyla yüzlerce tutuklu 19 temel taleple açlık grevine girmişti.

Siyasi tutukluların bir kısmı açlık grevinin 45. gününde taleplerin karşılanmaması nedeniyle ölüm orucuna başlamıştı.

Ölüm oruçları, 19 Aralık ‘ta başlayan ve “Hayata Dönüş Operasyonu” adı verilen bir katliamla sonlandırıldı.

Dönemin hükümeti, 19 Aralık günü sabaha karşı saat 04.30 sıralarında 20 cezaevinde aynı anda operasyon başlattı.

Bu operasyonlarda ağır silahlar, hala ne olduğu anlaşılamayan kimyasal yakıcı maddeler, iş makinaları, helikopterler ve gaz bombaları kullanıldı. Cezaevlerinin çatıları delinerek ve duvarları yıkılarak tutuklulara saldırıldı.

Yüzlerce asker, polis, gardiyan ve kontrgerilla birliği ile yapılan operasyonlarda 30 kişi öldürüldü, yüzlerce kişi de ağır şekilde yaralandı.

Ölüm orucu ve operasyon, 122 kişinin hayatını kaybetmesi, 500’den fazla insanın sakat kalması ile tarihteki yerini aldı.

Medyanın rolü

19 Aralık’ın yıldönümü vesilesiyle bir açıklama yapan HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve partinin Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, katliamda hükümetin yanı sıra ana akım medyanın oynadığı role dikkat çekti.

“Operasyon boyunca hedef gösteren, yalan haber yapan ana akım medya organları ve bunların bünyesinde çalışan bazı gazeteciler de gerçekleri gizleyerek, kamuoyunu yanlış yönlendirerek bu katliama katkıda bulunmuşlardı.”

Başaran, 19 Aralık Katliamı’ndan bugüne 18 yıl geçmiş olsa da cezaevlerine yönelik hukuk dışı uygulamaların, insanlık dışı işkence ve kötü muamelenin ağırlaşarak sürdüğünü kaydetti.

19 Aralık mağdurundan Leyla Güven çağrısı

Hasan Çepe

1995 yılında Türkiye İhtilalcı Komünistler Birliği (TİKB) davasından tutuklanan Wernicke Korsafoff hastası Hasan Çepe 19 Aralık’ın tanık ve mağdurlarından.

1996 yılında yapılan açlık grevlerine o dönem kaldığı Konya Cezaevi’nde dahil olan Çepe, 19 Aralık katliamından önce de Ceyhan Cezaevi’nde ölüm orucuna giren tutuklular arasında yer almış. Katliamı şu sözlerle anlatıyor Çepe:

“O dönem F Tipi cezaevlerine karşı Ceyhan Cezaevi’nden 10 tutuklu ölüm orucuna girdik.  Bu süreçte cezaevi idaresi eylemi bitirmemiz yönünde telkinde bulundu, ta ki 19 Aralık sabahına kadar. Sabah saat 04.00’te operasyon başladı. Bize vahşice saldırdılar. ‘Siz ölüm orucunu bırakmazsanız, biz sizi öldüreceğiz’ deyip bize saldırıyorlardı. Koğuşların duvarını kırıp içeriye gaz bombaları atıyorlardı. Havaya da ateş ediyorlardı.

“İçeriye atılan gaz bombaları nedeniyle hiçbir şeyin görünmüyordu. Bizler nefes alamıyorduk. Ben ranzanın üst katındaydım, beni tutup aşağıya attılar. En son bizi sürükleyerek ve kalaslarla kafalarımıza vurarak bizi ana koridora çıkardılar. Bir asker benim sol kulağıma bıçak tarzı bir şey dayadı. Asker bana, ‘Hasan ölüm orucunu bırakmazsan senin kulağını keserim ve seni öldürürüm’ dedi. Ben de ona, ‘Bırakmam, kesersen kes’ dedim. Asker bana sinirlenip ‘Sen manyak mısın?’ diye hakaret edip gitti. Ben zafer işareti yaptım. Bir asker gelip zafer işareti yaptığım parmaklarımı kırdı.

“Beni direk Sincan Cezaevi’ne götürdüler. Beni ilk hastaneye götürdüklerinde kolum ve parmaklarım kırıktı. Bana zorla birkaç kez müdahale ettiler. Bundan dolayı Wernicke Korsakoff hastası oldum.”

Yaşanan katliam nedeniyle Türkiye’de 600 civarına Wernicke Korsakoff hastası olduğuna dikkat çeken Çepe, hastalığın kesin tedavisi olmamasından kaynaklı ailesinin desteğiyle yaşama tutunabiliyor.

Çepe şimdi ise, PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevi başlatan Leyla Güven’in eylemine dikkat çekiyor ve “Bu yüzden eylemin başarıya ulaşması için herkes açlık grevini sahiplenmeli” diyor.

Leyla Güven’in eylemi

Leyla Güven için destek eylemleri de yapılıyor

HDP Hakkari Milletvekili Güven, bugün tam 42 gündür açlık grevinde.

Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutulan Güven’in dikkat dağınıklığı yaşadığı, uyku düzeninin bozulduğu, ses ve ışığa karşı hassaslaştığı ve kilo kaybettiği bildirilmişti.

Güven, “ne ailesi ne de avukatları ile görüşmesine izin verilen Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılana dek açlık grevi eylemini sürdüreceğini” söylüyor.

Tutuklu vekil, “Öcalan’a bugün fazlasıyla ihtiyaç var. Ondan gelecek mesaj çok önemli olacak. Avukat, aile görüşlerinin olması gerekiyor. Talebim ağırlaştırılmış tecridin son bulmasıdır” diye belirtiyor.

Güven için birçok cezaevinde destek açlık grevleri de devam ediyor.

Kaynak: Gazete Karınca

İlginizi çekebilir