Yurttaş can derdinde kasap et: Doğal SİT alanlarının kaderi Tayyip Erdoğan’ın iki dudağı arasında

Türkiye koronavirüs salgınıyla meşgulken saman altında su yürütüyorlar: 16 Mart 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan yeni bir yönetmelikle doğal SİT alanlarının kaderi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eline verildi.

16 Mart 2020 tarihinde, Türkiye koronavirüs salgınıyla boğuşurken ülkenin doğal varlıklarının boğazlanması için çıkarılan yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”le birlikte orman üzerinden, su üzerinden, doğal alanlar üzerinden verilecek tüm karar ve yetkiler, tesciller, ilanlar Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak, Tabiat varlıkları ve doğal alanları, doğal SİT kapsamında düşünülen alanları kullanıma açma ya da SİT olarak tescil etme yetkisi Cumhurbaşkanı’na tanınıyor.

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmeliği ilişkin olarak Prof. Dr. Beyza Üstün’ün görüşlerine başvurduk…

Beyza Üstün yeni yönetmeliğin içeriğine açıklık kazandırıyor. Koronavirüs salgınıyla “hep birlikte, ülkece başa çıkacağız” teraneleri okuyan AKP-MHP Hükümeti’nin doğal alanları yağmalamak için saman altından yürüttükleri suyun niteliğini aydınlatıyor.

qGD4nG

Doğal alanların talan edilmesini mümkün kılacak yasal boşluklar dolduruluyor

Bu yönetmelik değişikliği ile iki önemli durum için yasal boşluklar doldurulmuş oluyor:

İlki doğal alanların; başta halklar tarafından olmak üzere erişilebilir olması engellenebilecek, kamusal alan işlevinde olmayacak, kullanıma açılması kolaylaşacak,

İkincisi doğal alanlar ve doğal varlıklar üzerinde söz ve karar yetkisi Cumhurbaşkanı’na ait olacak.

2011 yılında doğal alanların koruma statüleri “resmen” kaldırılmıştı

Yönetmelik değişikliğine esas konunun ilki aslında yıllardır uygulanmaya çalışılıyordu. 2011 yılında 644 ve 648 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkilerini belirleyen Kanun Hükmünde Kararname ile bütün doğal alanların koruma statüleri zaten “resmen” kaldırılmıştı. Hatırlanacağı üzere doğal SİT’ler hakkındaki kararlar kültürel ve tarihi SİT’ler konusundan ayrıştırılarak yetkili Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’ndan alınmış Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkisine verilmişti. Bu iki KHK’de tüm koruma kararlarının kaldırıldığı, yeniden koruma statülerinin belirleneceği belirtilmişti. O tarihten itibaren özel çevre koruma alanları, ormanlar, dereler, sucul sistemlerin koruma alanları üzerinde yapılacak tüm üretimlere bu alanlar hızla açıldı.

2011 yılında beri doğal alanlar yapılaşmaya açıldı

2011 yılındaki bu yaptırımı birkaç gün önce değiştirilen yönetmeliği 19.7.2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmî Gazete’de çıkararak detaylı olarak belirlediler. 2011 yılı Ağustosu’nda kaldırılan doğal alanlar ve doğal varlıkların nasıl korunmayacağına ilişkin yönetmeliği de bir yıl sonra çıkarmış oldular. Bu tarihten günümüze, ilgili idare Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Gıda Bakanlığı, Bakanlar kurulu kararları ile ormanları, dereleri, meraları, tarım alanlarını, koruları, yayla-kışlakları nasıl kullanıma açılacağını ilişkin kararları farklı torba yasaların içinde ilgili yasada değişiklik yaparak “yasal”laştırdılar ve sermaye birikimine soktular, yapılaşmaya açtılar.

Bir çok yasada yeni yönetmelikle değişiklik yapılıyor

Değişikliği yapılan bazı yasalar 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 9.8.1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, Mera Kanunu, Kıyı Alanlarının Korunmasına İlişkin Kanun, 19.10.1989 tarihli ve 383 sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, Maden Kanunu, Orman Alanlarının Korunmasına ilişkin Kanun vb.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi dayanak yapılıyor

Doğal alanların kullanıma açılması, millet bahçeleri vb. ticarileştirilme ve sınırlamalara ilişkin yürüttükleri yönetmelikte yapılan değişiklikler milli parklar, tabiat varlıkları koruma yasalarına teknik altlık olarak ve 10.7.2018 tarihinde 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayandırılarak yapılmakta.

16 Mart 2020 tarihli değişikliklerle şunlar gerçekleştirilecek

  • Doğal alanlar üzerinde verilecek kararlarda ilgili bakanlık yetkiliyken ve bugüne değin bu alanlarda Bakanlar Kurulu’nun karar vereceği herhangi bir yaptırım, uygulama için yetki doğrudan Cumhurbaşkanı’na devrediliyor. (Değişiklik Md 2, Md 4, Md 8, Md 9, Md 10)
  • Doğal yapıyla uyumlu faaliyetlerin yapılabileceği alanlar olarak koruma alanlarını belirlemişler (Değişiklik Md 5). Bu değişiklik ile koruma statüsü içine alınmış tüm doğal alanlarda (içme suyu barajları, göletler, balıkçı barınakları, çadırlı kamp alanları vb.) doğal alanlara halkın erişiminin uygun seviyede tutulacağı belirtiliyor. “Uygun seviye” ve “tutma” esası halkın ya da o doğal alanda her canlının barınma, kalma, dolaşma, yaşama hakkının kısıtlanabileceğini, paralı hale dönüşebileceğine, en azından izinle erişilebileceğine işaret ediyor. Bu değişiklik ile doğal alanların kontrolünün, yönetiminin 3. şahıslarda olacağını varsaymak zor değil. Kontrol tamamen ilgili idarede ve Cumhurbaşkanı’nda kalacak şekilde koruma adı altında kontrol ve sınırlama uygulaması getiriliyor. Örneğin, doğal alanlara erişim Milli Parklarda yapıldığı gibi kapıda güvenlikle ve para ödenerek söz konusu olabilir
  • “Sürdürülebilir koruma” ve “kontrollü kullanım” denilerek artık aslında doğrudan doğal alanların, entegre tesisler, turizm alanı olarak kullanılabileceği, yerleşime açılabileceği “yasal”laştırılıyor (Madde 6’da). Yani doğal alanları “sürdürülebilir koruma” ve “kontrollü kullanım” esasına içkin olarak işletmeye açabilecekler. Her ne kadar doğal alanlarda var olan işletmelerin kapatılması doğrultusunda karar verileceği söyleniyorsa da, “milli  menfaatlere uygunluğun aranması,  kapatılması, işletileceği bölge komisyonlarının kararları doğrultusunda yapılır’ denilip maden işletmelerine açılacağı açıkça belirtiliyor,  bu konuda kararı Bölge Komisyonları verecek diyerek yetkili bir idare tanımlıyor.
  • Yönetmelik değişikliği ağaçların anıt ağaç olup olmayacağı kararını da içeriyor. (Md 7, daha önceki yönetmelikteki madde 11’deki değişikliğe atıfta bulunarak)

Doğal varlıkların kaderi Tayyip Erdoğan’ın iki dudağı arasında

Orman üzerinden, su üzerinden, doğal alanlar üzerinden verilecek tüm karar ve yetkiler, tesciller, ilanlar Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak, Tabiat varlıkları ve doğal alanları, doğal SİT kapsamında düşünülen alanları kullanıma açma ya da SİT olarak tescil etme yetkisi Cumhurbaşkanı’na tanınıyor. Bakanlar kurulu ve bakanlıklar sadece görüş bildirecek şekilde düzenleniyor.

Doğal alanlar korunma sözü altında kullanıma açılıyor, halkın ve tüm canlıların erişimi kısıtlanıyor, engelleniyor.

D3KsMO

Kaynak: SİYASİHABER

İlginizi çekebilir