Türkiye’deki tren kazaları dünya ortalamasının 3 katı

Ölümlü tren kazaları AB ortalamasında 0,3 iken, bu oran Türkiye’de 2.08. Türkiye’de dünya ortalamasının yaklaşık üç katı ölüm meydana geliyor.

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Ankara’da 9 kişinin hayatını kaybettiği, 86 kişinin yaralandığı hızlı tren kazasının ardından “TCDD’nin Yeniden Yapılandırma Süreci ve Marşandiz İstasyonunda Meydana Gelen Yüksek Hızlı Tren Faciası Raporu”nu açıkladı.

Sendika genel merkezinde yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenleyen BTS Genel Başkanı Hasan Bektaş, yüksek hızlı tren kazasının ardından bilgi kirliliği yaşandığını söyledi. Kazanın sorumluluğunun en alt düzeydeki personele yıkıldığını ve gerçek nedenlerin Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD Genel Müdürlüğü tarafından açıklanmadığını ifade eden Bektaş, Ulaştırma Bakanı’nın kazanın asıl nedeni olan sinyalizasyon sistemiyle ilgili ‘olmazsa olmaz değil’ açıklamasının talihsiz bir açıklama olduğunu kaydetti. Bektaş, bu yanlış bilgiyi veren bürokratların soruşturulması gerektiğini söyledi.

KAMUSAL İŞLETMECİLİKTEN VAZGEÇİLDİ

BTS’nin raporunda, Türkiye’de demiryolu taşımacılığının tarihi ve yıllar itibariyle yaşanan değişim aktarılırken, demiryollarında neoliberal politikalar sonucu kamusal işletmecilikten vazgeçildiği değerlendirmesi yapıldı.

TCDD’nin yeniden yapılandırma adı altında kar amaçlı ticari bir kuruma dönüştürüldüğü ve kamu hizmeti veren bir kurum olmaktan çıkarıldığı kaydedilen raporda, “Yeniden yapılanma adı altında yürütülen çalışmalar kurumun altınının boşalmasına, kötü yönetilmesine, seyrüsefer emniyetinin tehlikeye düşmesine, başıboşluğa, kayırmacılığa, iş güvenliğini ve güvencesini azaltmaya ve demiryolcu kültürünü yok etmeye yönelik bir işlev üstlenmiştir” denildi.

AKP İLE GÜVENLİ İŞLETMECİLİK VASFINI YİTİRDİ

Raporda, AKP hükümetleri döneminde demiryolları işletmeciliği de değerlendirildi ve şöyle denildi: “Ulaştırma modları arasında en güvenli işletmecilik olarak bilinen demiryolu yolcu taşımacılığı TCDD hatlarında AKP iktidarı döneminde meydana gelen tren faciaları (Pamukova, Tavşancıl, Kütahya, Çorlu, Ankara) ile güvenli işletmecilik vasfını yitirmiştir.”

Raporda, 2013 yılında çıkarılan Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleşmesi Yasası ile demiryollarının sermayenin insafına ve kar güdüsüne terk edildiği belirtilirken, AKP iktidarı döneminde kurumun yoğun siyasi müdahalelere uğradığı aktarıldı. Rapora göre, ayrıca uzmanlık, liyakat ve bilgi isteyen atama kriterleri terk edildi. Atamalarda yönetmeliğe takılma halinde ise vekalet görevlendirme yapıldı. Vekaleten görevlendirilenlerin sayısı asaleten görevi yürütenlerden fazla oldu. Personel sayısı sürekli azaltıldı. Personel sayısındaki azalma ile birlikte var olan unvanların birçoğu kaldırıldı, esnek çalışma yaygınlaştı, uzmanlaşma ortadan kaldırıldı. Bu da iş kazalarının artmasına neden oldu ve kurumda iş barışı bozuldu.

 


Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası ‘Yüksek Hızlı Tren Faciası Raporu’nu açıkladı.

DÜNYANIN 3 KATI FAZLA ÖLÜM YAŞANIYOR

Raporda, AKP iktidarlarında demiryollarına büyük yatırım yapıldığı iddia edilse de yatırımların şov amaçlı olduğu değerlendirilirken, tren kazaları hakkında da bilgi verildi. Buna göre, ölümlü tren kazaları AB ortalamasında 0,3 iken, bu oran Türkiye’de 2.08. Türkiye’de dünya ortalamasının yaklaşık üç katı ölüm meydana geliyor.

SİNYALİZASYON OLMAMASI CİNAYET GİBİ KAZAYA YOL AÇTI

Raporda, kazanın yaşandığı Başkent Ray projesine dair de bilgiler yer aldı. Buna göre, TCDD Yönetim Kurulu, Sincan-Ankara-Kayaş tren hatlarının yeniden inşasını içeren Başkentray Projesi’nin ihalesinde en düşük teklif veren Gülermak-Kolin İş Ortaklığı’nın 186 milyon 235 bin 935 avroluk teklifini 2010 yılında onayladı. Yüksek Hızlı Tren hattı için Mart 2016’da TCDD ile Gülermak-Kolin Ortaklığı sözleşme imzaladı. Bu sözleşmeye göre, Ankara-Kayaş arasındaki sistemin Ocak 2018’de, facianın gerçekleştiği Ankara-Sincan hattının ise Ekim 2017’de tamamlanması gerekiyordu. Sözleşmede belirtilen tarihte sinyalizasyon sistemi kurulamayınca Gülermak-Kolin Ortaklığı’na bir yıl daha süre verildi. 28 km’lik yol, 24 Haziran seçimleri öncesinde 12 Nisan 2018 tarihinde büyük bir törenle açıldı. Sinyalizasyon parası ödendiği halde sinyalizasyon yapılmadan, trenlerin telsizle işletilmesine başlandı.

TELSİZ HİÇ KULLANILMAMIŞTI

Raporda, şu ifadeler yer aldı: “Büyük bir tehlike ile karşı karşıya olan bu hattın işletmeciliği bugüne kadar TCDD hatlarında hiç kullanılmayan ve yönetmeliklerde yazılı olmayan, telefon ve telsiz (TMİ sistemi değil) ile çok ilkel bir şekilde yürütülmüştür. Kayaş-Sincan Başkentray’ın yanı sıra Ankara-İstanbul, Ankara-Eskişehir ve Ankara-Konya Yüksek Hızlı Trenleri de bu şekilde işletilmeye başlanmıştır. 12 Nisan’dan itibaren siyasi baskıyla açılan yol, hattaki teknolojik eksiklilerin yanı sıra, işletim sisteminin tam anlamıyla yönetmeliklerde olmayan ancak emirlerle düzenlendiği, bu trafiği yöneten ve uygulayan personelin de hem eksik hem de tam olarak eğitim verilmeden, yeterli olmayan şekilde çalıştırıldığı bir işletmecilik yapılmıştır. TCDD Yönetmeliklerinde olmayan bir işletim sistemi ile sürdürülen işletmecilik 13 Aralık 2018 tarihinde Marşandiz İstasyonunda yaşanan cinayet gibi kazaya yol açmıştır. Siyasi şov uğruna tam anlamıyla tamamlanmayan hatların açılması için kuruma yapılan siyasi baskı sonucunda üst düzey bürokratların kurum lehine güvenli ulaşım adına baskılara engel olmak yerine, suskun kalıp kendi alt yöneticilerine bu garabet emirleri üretmeleri için talimat vermeleri de kazanın asıl sebeplerindendir.”

SORUMLU ULAŞTIRMA BAKANLIĞI

Kazadaki en büyük sorumluluğun Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına ait olduğu belirtilen raporda, TCDD Emniyet Kurulları ve Emniyet Komisyonları ile Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün de sorumluluğu bulunduğu ifade edildi. Raporda, Trenlerin Hazırlanması ve Trafiğine Ait Yönetmeliği’nin uygulanmadığı da belirtilirken, yönetmeliğe göre emniyet için ilk iki sıra koltuğa yolcu bindirilmemesi gerektiği hatırlatıldı.

BANLİYÖ SEFERLERİ DE DURDURULMALI

Basın toplantısında kazanın yaşandığı Ankara-Sincan hattında hızlı tren seferlerinin 2 Ocak itibariyle durdurulduğu bilgisini veren BTS Genel Başkanı Hasan Bektaş, sinyalizasyon sisteminin 1 ay içinde tamamlanmasının beklendiğini bildirdi. Ancak bu hatta banliyö trenlerinin devam ettiğini kaydeden Bektaş, çalışmanın olduğu hatta makinistlerin bir işçiye çarpmaktan korktuğunu söyledi.

YENİ TEHLİKE: MARMARAY HATTI

Yanı sıra, Gebze-Halkalı arasındaki Marmaray hattının Ayrılıkçeşme-Kazlıçeşme arası dışındaki güzergâhının 31 Mart yerel seçimleri öncesi sinyal olmadan açılacağı söylentilerini hatırlatan Bektaş, “Çok büyük tehlikelere yol açabilecek bu adımdan kesinlikle vazgeçilmelidir” dedi.

Kurumun siyasi müdahalelerden uzak tutulması, iş kazalarına yol açan ve iş barışını bozan esnek çalışmadan vazgeçilmesi, liyakatsiz atamalara ve geçici/vekâlet görevlendirmelere son verilmesi gerektiğini dile getiren Bektaş, demiryollarında yapılacak düzenlemelerin bilim insanları, sendikalar ve odaların katılımı ile yapılması gerektiğini kaydetti.

HEMZEMİN GEÇİT HİÇ OLMAMALI

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan BTS Genel Başkanı Bektaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın hemzemin geçit sayısının arttırıldığı ve tren kazalarının azaldığı şeklindeki açıklamasını değerlendirdi. Bektaş, kazaların trenler çalışmadığı için önceki yıllara göre azaldığını belirtirken, hemzemin geçitlerin dünyada terk edilen bir uygulama olduğunu, bunun yerine altgeçit ya da üstgeçit yapılması gerektiğini söyledi.

KUMANDA MERKEZİ TAŞINACAK

Genel Basın Yayın Sekreteri Ahmet Eroğlu da kumanda merkezinin taşınmasıyla ilgili bilgi verdi. Ankara gar havzasında birçok taşınmazın satıldığını belirten Eroğlu, bunlar arasında kumanda merkezi binasının da olduğunu ve kumanda merkezinin taşınacağını söyledi. Tüm tren hareketlerinin kumanda merkezinde izlendiğinin altını çizen Eroğlu, karardan vazgeçilmesini istedi.

Kaynak: 

İlginizi çekebilir