TTB’den Kanada Tabipler Birliğine Kaz Dağları Mektubu

TTB Kanadalı Alamos Gold adlı şirketin Kaz Dağları’nda yürüttüğü altın madeni projesine karşı Kanada Tabipler Birliği Başkanı Dr. Gigi Osler’e mektup gönderdi. Başkan Adıyaman’ın imzasıyla gönderilen mektupta Kanadalı tabiplerden işbirliği talep edildi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Kaz Dağları’nda çevre talanına yol açan ve başta bölge halkı olmak üzere toplumun tüm duyarlı kesimlerinin tepkisini çeken altın madeni projesine karşı Kanada Tabipler Birliği’ne bir mektup göndererek, bu çevresel saldırıya karşı işbirliği çağrısında bulundu.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman imzası ile Kanada Tabipler Birliği Başkanı Dr. Gigi Osler’e gönderilen mektupta, Dünya Tabipler Birliği tarafından benimsenen “Çevresel Konularda Hekimlerin Rolü Bildirgesi” hatırlatıldı.

Hava, su, toprak gibi insanlığı yaşam ve sağlığı için gerekli ortak kaynakların korunmasında ve tahribatının önlenmesinde hekim örgütlerinin rolüne ve ortaklık sağlama gerekliliğine dikkat çekildi.

“Bu çevresel ‘saldırı’ konusunda işbirliğinizi rica ediyoruz”

Mektupta şu ifadelere yer verildi:

“Dünya Tabipler Birliği tarafından benimsenen Çevresel Konularda Hekimlerin Rolü Bildirgesi, hava, su ve toprak gibi insanlığın yaşam ve sağlık için gerekli ortak kaynaklarının korunması ve bu kaynakların tahribatının engellenmesi konusunda tabip kuruluşlarının rolüne ve uluslararası çabaların koordinasyonunda ortaklık sağlama gerekliliğine işaret eder. TTB olarak bir çevresel ‘saldırı’ konusunda sizi bilgilendirmek istiyor ve bu konuda işbirliğinizi rica ediyoruz.

“Bugün Türkiye’de insanlar, özellikle tarihsel/mitolojik önemiyle insanlığın ortak mirası olan bir coğrafi bölgede büyük bir çevresel tehlikeyle karşı karşıya. Kaz Dağları ve çevresi, biyolojik çeşitlilik açısından biricik özelliğe sahip. Homeros’un İlyada’sında anlatılan Truva savaşının geçtiği yer bu dağın eteklerindedir. Türkiye’nin en iyi zeytinleri bu bölgede yetişmektedir. Çağlar boyunca yöreye yerleşenler burada sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmüşlerdir.

“Yaban hayat şimdiden ciddi zarar gördü”

“Bugün ne yazık ki bu bölgede Kanada kökenli Alamos Gold şirketi 25 kilometrelik bir havzada üç ayrı proje ile altın madeni ruhsatı almıştır. Bu şirket tarafından işletme ruhsatı alınan altın madeni alanı, yakındaki Çanakkale ilinin tek içme suyu kaynağının yer aldığı Kirazlı Atikhisar’ı da kapsamaktadır. Maden hazırlık çalışmaları için 45 bin ağacın kesilmesi planlanmıştır; ancak daha altının çıkarılacağı alan açılmadan 195 bin ağaç kesilmiştir. Çevredeki yaban hayatı şimdiden çok ciddi zarar görmüştür.

“İşletme açıldığında 20 bin ton siyanür kullanılacak; arsenik, antimon, kurşun, kadmiyum, krom gibi binlerce ton ağır metal işlem sırasında çözünecek ve çevreyi kontamine edecektir. Çıkan toz, olası kazalar (benzer durumlarda tanık olunduğu gibi) ve deprem, esasen olumsuz olan durumu daha da ağırlaştıracak faktörler arasındadır.

“Ormanlar tahrip ediliyor”

“Bunlara ek olarak, madencilik sektörü ormansızlaşmaya yol açan faaliyetlerin başında gelmektedir. Karbon salınımlarının azalmasına, dolayısıyla iklim krizine karşı mücadeleye katkı sağlayan ormanlar tahrip edilmektedir.

“Hükümetler Arası İklim Panelinin(IPCC) son raporu da iklim kriziyle mücadelede ormansızlaşmanın azaltılmasının taşıdığı önemi özellikle vurgulamaktadır. Dolayısıyla, İda Dağındaki madencilik faaliyetlerinin sonuçlarının belirli bir alanla sınırlı kalacağını düşünmek doğru olmayacaktır.

“En önemlisi ise yörede yaşayan halkın hemen hemen tamamının bu ‘saldırıya’ karşı olmasıdır. Yöre halkı sesini duyurmak için toplantı, gösteri ve dilekçe dâhil düzenli olarak protesto eylemleri düzenlemektedir (imzacı sayısı bugün itibarıyla 500 bini aşmıştır ve imza kampanyası sürmektedir).

“McCluskey protestocuları ‘siyasal gündem’ izlemekle suçluyor”

“Ne var ki gerek Türkiye Hükümeti gerekse şirket CEO’su John McCluskey bu konuda işbirliğine yanaşmamakta, protestocuların gündeme getirdikleri çok yönlü insani ve çevresel kaygılara duyarsız davranmaktadır. McCluskey protestocuları ‘siyasal gündem’ izlemekle suçlamaktadır.

“Ayrıca Kanada Hükümeti siyanür kullanımının insan ve çevre sağlığı açısından ciddi bir sakınca taşıdığını açıkça belirtmiştir. Kanada Hükümeti adına yapılan böylesine net bir açıklama, Kanadalı şirketler Kanada sınırları dışındaki duyarlı ortamlarda madencilik faaliyetleri yürütürken de dikkate alınmalıdır.

“Türk Tabipleri Birliği olarak ciddi kaygılarımız vardır ve tarihsel ve doğal varlıkları ile biricik olan bölgenin daha fazla tahrip edilmemesi, binlerce insanın yaşam alanlarını kaybetmemesi, yerel habitatın zarar görmemesi ve insanların hastalanmaması için mücadele vermekteyiz.

“Habitat ve sağlığın korunmasında yardımlarınıza ihtiyacımız var”

“Türkiye’deki Alamos Gold projesinin sonuçları iklim değişimini ve çevresel bozulmayı ulusal sınırları aşacak biçimde etkileyecektir. Bu konuda tabip kuruluşlarının küresel ölçekte çaba göstermesi gerekmektedir ve Kanada Tabipler Birliği de Kanada Hükümeti’nin siyanür ve çevre konusundaki titizliği dikkate alındığında konuya müdahale açısından özel bir konumda yer almaktadır.

“Kamuoyunu şirketin ülkemizdeki faaliyetleri hakkında bilgilendirmenizi istiyoruz”

“Şirketin yol açtığı çevre tahribatına son verilmesinde; ortak evimiz, insanlığın belleğinin bir parçasını oluşturan bu değerli yörede habitat ve sağlığın korunmasında yardımlarınıza ihtiyacımız var. Bu bağlamda Kanadalı meslektaşlarımızdan Kanada resmi makamlarını ve kamuoyunu Alamos Gold’un ülkemizdeki faaliyetleri ve bu faaliyetlerin sonuçları konusunda bilgilendirmelerini, söz konusu faaliyetlerin durması için demokratik bir basınç yaratmalarını istiyoruz. İşbirliğiniz ve değerli çabalarınız için şimdiden teşekkürlerimizi iletiyoruz.)

Kaynak: Bianet

 

İlginizi çekebilir