Tarihin yürüyerek direnenleri – Pınar Tarcan

Gandi’den Zonguldaklı madencilere, Kızılderililerden Deniz Gezmiş’e Halkların Demokratik Partisi yürüyüşüyle hatırladığımız yürüyerek direnenler…

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 15 Haziran’da Edirne ve Hakkari’den başlattığı yürüyüş, eş başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın TBMM Parkı’nda yaptıkları basın açıklaması ile noktalandı.

“Demokrasi, barış ve adalet, hak ve hukuk için yürüdük” diyen Buldan, yürüyüşü şu vurguyla sonlandırdı:

“Bu uzun yürüyüş, demokrasi, özgürlük, eşitlik, barış ve adalet mücadelemiz kesintisiz ve daha kararlı bir şekilde devam edecektir. Yürüyüşümüz çok önemli sonuçlar ortaya çıkarmıştır.”

Tarihteki büyük yürüyüşlere gelirsek Gandhi’den Kızılderililere hak mücadelesini yollara vuran örneklerden bazılarını topladık…

1930: Tuz Satyagrahası (Tuz yürüyüşü)

Hindistan bağımsızlık hareketinin siyasi ve ruhani lideri Mohandas Karamçand Gandi, “gerçek ve kötülüğe karşı aktif ama şiddet unsuru içermeyen direniş ile ilgili olan” Satyagraha felsefesinin öncüsü olarak tarihe geçti.

1930’da İngiltere’nin getirdiği tuz vergisi Gandi’nin tarihe geçecek yürüyüşünün sebebi olacaktı.

Kendi tuzunu yapmak için 12 Mart 1930’dan 6 Nisan 1930’a kadar yaptığı yürüyüş pasif direnişin tarih sahnesindeki en etkili örneklerinden biri oldu.

Binlerce Hintli Gandi’nin denize doğru yaptığı yürüyüşe eşlik etti. İngiltere buna karşılık 60 bin’in üzerinde kişiyi hapse attı.

İngiltere o tarihte Lord Edward Irwin hükümeti tarafından yönetiliyordu. Lord Irwin Gandi ile görüşmek istedi ve 1931 Mart’ında Gandi-Irwin Paktı için imzaya oturuldu.

İngiltere yönetimi bu sivil başkaldırı hareketinin durdurulmasına karşılık tüm siyasi tutukluları serbest bırakmayı kabul etti.

1934-1935: Mao’nun “uzun yürüyüşü”

Ekim 1934-1935 tarihleri arasında Çin Komünist Partisi güçlerinin Kuomintang güçlerinden kaçmak amacıyla yaptığı bir geri çekilme yaşandı.

Komünistler, Mao Zedong ve Zhou Enlai’nin önderliğinde Jiangxi eyaletinden başlayarak batıda ve kuzeyde 370 günde 9 bin kilometreyi aşan bir yol katetti ve yolun sonu Shanxi eyaletine çıktı.

Uzun Yürüyüş, Mao’nun geri çekilme sırasındaki liderliği ona parti üyelerinin desteğini kazandırdı.

Jiangxi’den ayrılan gücün yalnızca onda biri kadar tamamlanan Uzun Yürüyüş’ün acı mücadeleleri Çin Komünist Partisi tarihinin önemli bir bölümünü temsil edecek ve bu yürüyüş Mao’yu partinin başına geçirecekti.

1957: Washington yürüyüşü (Bir rüyam var)

Martin Luther King’in “Bir rüyam var” (I have a dream) konuşmasını yaptığı yürüyüşün ta kendisi.

1957 Ağustos’unda 200 binden fazla Amerika Birleşik Devletleri (ABD) vatandaşı Washington’daki yürüyüşe katılarak, hukuk ve adalet önünde bütün vatandaşlara eşitlik talep etmişti.

21 Ağustos’ta başlayan yürüyüş 28 Ağustos’ta King’in ünlü konuşmasıyla Lincoln Anıtı önünde sonlandırılmıştı.

King’in konuşmasından:

“Bir hayalim var. 

Bir rüyam var. Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak. “Şunu kendinden menkul bir gerçek kabul ederiz ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır.”

Bir rüyam var. Gün gelecek, eski kölelerin evlâtlarıyla eski köle sahiplerinin evlatları, Georgia’nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar.

Bir rüyam var. Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.”

1968: Mustafa Kemal yürüyüşü

1968’de aralarında Deniz Gezmiş’in de olduğu devrimcilerin gerçekleştirdiği ‘tam bağımsız türkiye için mustafa kemal yürüyüşü’ Samsun’da başlayıp Anıtkabir’de sona erdi.

Yürüyüş 12 gün ve 350 kilometre sürdü.

Türk Solu’nda yayınlanan Deniz Gezmiş’in yürüyüş güncesinde yazan notlardan bazıları şöyle:

Deniz Gezmiş, “Amerikan emperyalizmine karşı milli kurtuluş yolunda izindeyiz” başlıklı yürüyüş güncesinde şöyle yazar:

“Saygı duruşunda bulunduk ve deftere: ‘Amerikan emperyalizmine karşı ikinci milli kurtuluş savaşımızda gerçekten izindeyiz. Milli Kurtuluş Savaşımız yok edilemez. Onu yok etmek için bütün Türk milletini yok etmek gerekir. Tam Bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal yürüyüşçüleri’ yazdık.” 

1978: Kızılderili yürüyüşü

ABD’de Kızılderililer’in haklarını kısıtlayacak 11 yasanın bulunduğu yeni anayasaya karşı bir direniş başlayacaktı.

San Fransisco’dan başlayan yürüyüş yaklaşık 5 bin kilometrelik bir mesafesi olan Washington’a kadar sürdü.

2 bin kişinin katıldığı yürüyüşten sonra ABD Kongresi 11 yasayı geri çekti. Yürüyüşe Muhammed Ali, Marlon Brando, Robert Redford, Jane Fonda gibi ünlüler de destek verdi.

Kızılderili bir aktivist yürüyüşle ilgili şu notu düşecekti:

“En Uzun Yürüyüş, Amerika yerlilerinin anavatanlarından zorla uzaklaştırılmasını sembolize etmek, Kızılderili halkı ve topluluklarının devam eden sorunlarına dikkat çekmekti.

“Etkinliğin ayrıca ülke çapında ve Kongre’de güç kazanan Kızılderili haklarına karşı tepki hareketini ortaya koyması ve meydan okuması da amaçlandı.”

1991: Zonguldak maden işçileri yürüyüşü

 

Bu yürüyüşe biraz daha uzun ve yakındanbakalım.

1990 yılında birçok kamu sektöründe toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde tümsendikalar ve hükümet ücretler konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşanmıştı.

30 Kasım sabahı grev pankartı Genel Maden-İş sendikası öncülüğünde, Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Gelik Müessesesi önüne asıldı.

Madenciler 30 Kasım’da buradan 4 Ocak 1991’e kadar sürecek bir yürüyüşe evrildi ve Türkiye siyasi tarihinin en büyük işçi hareketlerinden biri oldu.

Sendika, genel grevi sürdürebilmek için 4 Ocak’ta toplu halde Ankara’ya gitmeye karar verir. Ancak Ankara’ya gitmek için İstanbul’dan beklenen 1150 otobüs gelmedi. Böylece 100 bin kişi Ankara’ya yürümeye başladı.

Sendika ve hükümet arasındaki görüşmelerden sonuç alınamadı.

16 Ocak’ta ABD, Irak’a savaş açtı. 1. Körfez Savaşı sebebiyle 15 bin işçi grevleri sonlandırmak zorunda kaldı.

6 Şubat’ta sendika ve hükümet arasında imzalanan toplu toplu sözleşmede hükümetin teklifinden de düşük bir rakam çıktı: 1.1 milyon lira maaş ve 49 bin lira yevmiye.

“Silkele Başkan, Düşecekler!” sloganıyla süren yürüyüş ve sonrasında yaşananlar nedeniyle ANAP hükümetinin düşüşünün yolunu açtı.

2011: Büyük Anadolu yürüyüşü

*Sekiz kervan halinde başlayan Büyük Anadolu Yürüyüşü, 12. gününde.

2 Nisan’da Artvin’den Doğu Karadeniz Kervanı’nın yola çıkmasıyla başlayan yürüyüş, Güney Ege, Mezopotamya, Batı Akdeniz, Ege, Doğu Akdeniz, İç Anadolu ve Trakya Kervanlarının yürüyerek Ankara’ya varmasıyla son buldu.

Yaşar Kemal’in de desteklediği yürüyüşün manifestosunda yer alan ifadelere göre vadilerden, köylerden, kasabalardan, şehirlerden 40 gün 40 gece yol alan katılımcıların taleplerinden birkaçı şuydu:

  • Doğayı bir meta olarak gören kalkınma modeli terk edilmeli, ‘doğa anamızın yaşama hakkı’ anayasal güvence altına alınmalıdır.
  • Toprakların verimsizleşmesine, temel geçim kaynağı tarım olan köylünün yoksullaşmasına ve su kaynaklarının aşırı kullanımına neden olan yanlış tarım politikaları terk edilmeli; tüm tarımsal faaliyetlerde doğanın dengesini gözetilmeli ve doğru yerde doğru ürün ilkesi benimsenmeli.

2017: Kılıçdaroğlu’nun “adalet yürüyüşü”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yürüyüş kararını, 14 Haziran 2017’de Millî İstihbarat Teşkilatı’na ait TIR’ların görüntülerini Cumhuriyet gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar’a verdiği suçlamasıyla yargılanan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun yirmi beş yıl hapis cezası alması ve tutuklanmasına kararı verilmesi sonrasında aldı.

Yürüyüş, 15 Haziran 2017’de Ankara’da Güven Park’ta başladı ve 9 Temmuz 2017’de Maltepe’de sonlandı. 420 kilometrelik yolu 25 günde yürüyen Kılıçdaroğlu, yürüyüşün sonunda Maltepe’de bir miting de düzenledi.

Yürüyüşe çok sayıda ünlü de destek verdi.

Yakın zamanda -hayır bir sanat filmi değil Hollywood filmiydi- duyduğum bir replikle bitirmek istiyorum: “Hareket yaşamdır.”

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir