Hiçbir şey yapmama hakkı ve Yalnızlar Kulübü-Zehra Çelenk

Hayat bazen berbat eller dağıtabiliyor herkese. O gibi durumlarla başa çıkmanın tekli koltuk, ikili koltuk, içe kapanma, dışa atılma gibi türlü yolları olabilir, kişiden kişiye değişen. En önemlisi galiba insanın kendisiyle mümkün mertebe dürüst bir diyalog kurabilmeyi öğrenmesi. Edinilmesi uzun süren, en kıymetli beceri. Yalnızlık herkese zor. Ama zaman zaman yalnız kal(a)mayan da anlamsızlığa mahkum.

Eril tahakküm, büyük sanatçının güçle imtihanı – Zehra Çelenk

Zehra Çelenk Gücün, dünya görüşü ne olursa olsun erkek üstünde yaptığı bu tahribat çok düşündürücü. Hayatta her şey politik, evet. Düşünceyle davranış arasındaki bu uçurum da çok politik. Bu yüzden faili kim olursa olsun eril şiddete karşı çıkmak gerekiyor. Bu meseleleri çözmeden dünyanın daha iyi bir yer haline gelmesi mümkün değil.Daha insanca bir yaşam için,

Banksy ve tekniğin olanaklarıyla kendini paralayabildiği çağda sanat yapıtı – Zehra Çelenk

Tablo satıştan sonra şaşkın izleyicilerin gözleri önünde parçalara ayrılırken de bir Picasso alıntısı eşliğinde koyduğu Instagram videosuyla hikayeyi kendi gözünden anlatmış: “Yok etme dürtüsü de yaratıcı bir dürtüdür.” Anarşizm, nihilizm, yapı hatta leke sökücülük, ne ararsan var. Hikayenin bu kısmında en olmayan şey, inandırıcılık, maalesef. Günümüzde sanatın her alanında yokluğu en çok hissedilen şey, deha,

Fakirlik fetişizmi ve hayatı esir alan çirkinlik – Zehra Çelenk

Çirkinlik, aşırılık ve oburluk etik, estetik her düzeyde hayatı ele geçiriyor. Güzellik her geçen gün daha çok ölüme benziyor. Gerçeklikle ayakkabı bağcığından ya da akıllı telefonlarımızın ekranlarından daha sağlam bağlar kurmanın bir yolunu bulmak gerekiyor. Hayat, tüm boyutlarıyla, hızla çirkinleşiyor. Açgözlülük, özensizlik, düzensizlik, yolsuzluk, liyakatsizlik, standart yoksunluğu, yüksek hız, aşırı tembellik, yoksulluk, adaletsizlik, haksızlık, mutsuzluk,