“SOSYAL BİLİMLERİ İNSAN OLMAYANLARA AÇMAK” Yeryüzünün kolektifleri ve direnç noktaları

Resim: Miroco Machiko 21.05.2020 Söyleşi: M. Fatih Tatari, Sidar Bayram Son yıllarda bildiğimiz dünyanın koordinatları değişirken, bu dünyayı anlamaya çalışan insanın kendini merkeze koyduğu ve çoğu zaman yegâne fail olarak gördüğü zemin de giderek aşınıyor. Politik ekolojik gelişmeler ve felaketler kadar sosyal bilimsel arayışlar da, insan merkezciliğin ötesine geçen yeni bir siyasal ve kavramsal ufka işaret ediyor. Sezai

Yükselen faşizm, türcülük ve hayvan hakları – Şilan Bingöl

Her gün yeni bir şiddet olayıyla sarsılan Türkiye’deki vahşetin, en acımasız haliyle hayvanlara ve hayvanlara yardım etmeye çalışan insanlara yöneldiğini görmekteyiz: Kadıköy’de kedi beslediği için çıkan tartışmada komşusu tarafından öldürülen psikolog Alper Engeler, Üsküdar’da sokağa kedi evi koyan gençlerin uğradığı saldırı, Samsun’da şehre inen domuzun ‘iman gücü’ ile linç edilmesi, yavru bir köpeğin bağlanarak kulaklarının kesilmesi… “Biz

‘Yaratılmışların en şerefsizi’: İnsan – Tayfun Atay

İzlanda’daki “buzul-kuruması”nı da ırmakların-göllerin kurumasını da denizlerin-okyanusların balıklara yuva olmaktan çok plastiklere çöplük olmasını da beton ormanlarını da anlama yolunda işe “eşref-i mahlûkât” şapkasını çıkarıp önümüze koyarak başlamak gerekiyor T24’te perşembe günü yayımlanan “Önce ırmaklar, sonra göller ve işte şimdi buzulllar kurudu“  başlıklı yazıma gelen yorum ve değerlendirmelerde küresel iklim krizine ilişkin “din faktörü”nü ihmal ettiğimi

Transhümanizm ve kutsanmış insanın ölümü – Peter Clarke

İnsan istisnacılığı, insanların kategorik olarak farklı olduğunu ve temelde diğer hayvanlardan daha iyi olduğunu vurgular. Bu açık biçimde dinsel bir iddia değil, ancak buna çok yakındır. Pratik açıdan, “Bizler özeliz, çünkü Tanrı’nın suretinde yaratılmışız” fikrini sembolik olarak ifade etme işlevi görür. Evrimsel bakış açısına göreyse, bu fikir mantık dışıdır. Her birkaç on yılda bir, birçok

Hayvan hakları aktivizmi ve yabancılaşma – Tunca Özlen

Hayvan hakları aktivizmini, bu düzeni yıkmadan onun içinde kurtarılmış bir alan yaratmak için yapmak, aktivizme karşı yabancılaşmadır. Kapitalizmin er geç aşılmasıyla beraber, tüm bu yabancılaşma biçimleri de arkamızda kalmalıdır. Kayseri’de okul çıkışı evlerine dönerken köpek saldırısına uğrayan iki lise öğrencisinden birinin ölümü, son yıllarda adeta iki “ulus”a bölünen toplumu, bu başlıkta da hızla ve keskin

Veganizm ve türcülük – Pınar Dağ

Bütün devletler türcüdür, bazı ülkelerde mücadeleler sonucunda bazı hayvan türleri için yasal düzenlemeler getirilmiş olsa da, içinde yaşadığımız gezegen, hayvanı gıda sistemine hapsetmiş bir hücre görevi görmeye devam ediyor “Hayvan özgürlüğü veya tahakküm karşıtı olmak teorik bir gerekçe, veganlık ise pratik bir sonuçtur.” – Güray Tezcan[1] Hayvanları yiyecek, giyecek, kobay ve eğlence olarak kullanmanın doğru

Karikatürist Aslı Alpar: Cinsiyetçi ‘komik’ anlayışının değişmesi gerekiyor

Erilliğe çizimleriyle başkaldıran karikatürist Aslı Alpar, toplumun “komik” anlayışının cinsiyetçi olduğunu belirterek, “Tahminimce kadınların da kendilerini yaralayan bir komiği mizah olarak üretmemesi ‘kadın çizerler komik değil’ önyargısını ortaya çıkarıyor. Tabi gerçekler öyle değil. Toplumun komik anlayışının değişmesi için mücadele etmek gerekiyor” diyor. “Sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz çizgiler” şiarıyla yola çıkan karikatürist Aslı Alpar, cinsiyetçiliğin çok fazla