Tüketim eleştirisi: Bilinçli tüketimle iklim kurtarılır mı? – Nicole Möller-Gonzales, Sergen Canoğlu ve Martin Haller

Üzerinde organik yazan ürünlerin içinde ne kadar organik var? Bunu kim kontrol ediyor? Kötü haber: “Ölümüne tüketiyoruz”. İyi haber: “Her şey bizim elimizde. Tüketicilerin gücü dünyayı değiştirebilir”. En azından birçok gazete yorumcusu, kitap yazarı, yaşam danışmanı ve ayrıca büyümekte olan organik ve adil ticaret (fair trade) sektörü böyle olduğunu iddia ediyor. “Değişin!” diyor verilen mesajda.

Limit aşım günü: Türkiye doğal kaynaklarını erken tüketmiş!

Limit Aşım Günü, bu yıl Türkiye için 27 Haziran; dünya geneli için ise 29 Temmuz olarak belirlendi. Türkiye bu yıl doğal kaynakları dünya ortalamasından 32 gün önce tüketerek 2020’nin kaynaklarına borçlanmaya başladı. Gezegenin yıllık biyolojik kapasitesinin kullanıldığı ve tüketimin talebin üstüne çıktığı günü belirten Dünya Limit Aşım Günü, bu yıl Türkiye için 27 Haziran olarak belirlendi.

Dünyada enerji tüketimi 2.9 arttı

Dünya genelinde enerji tüketimi geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 2.9 artarak yaklaşık 13.8 milyar ton petrol eşdeğerine ulaştı. Küresel ısınmanın ve süren ekolojik krizin en önemli nedeni olan karbon yakıtların kısıtlanma kararlarına rağmen yaşanan karbon kirliliğindeki artış umutsuzluk yaratıyor. Küresel enerji tüketiminde başı çeken ülkeler sırasıyla Çin, ABD ve Hindistan oldu. Çin’de enerji

Çöplükteki Hazine

New Yorklu sinemacı Amy C. Elliot 10 yılda 35 bin mil katetme pahasına Yellowknife çöplüğünü belgeseline konu etti Batının en ileri medeniyet örneklerinden biri sayılan Kanada’da insanlar çöplüğe gidip işlerine yarayabilecek eşyaları toplayabiliyor. Tüketim çılgınlığına teslim olmuş gezegenin yöneticileri atıklarla nasıl baş edeceklerini hâlâ bilmezlikten gelirken, vazgeçilmiş bir objenin bir kaynak olarak değerlendirilebileceği unutulmamalı. Mevzumuz

DOMATES, BİBER, PATLICAN… – Mustafa Durmuş

Türkiye’nin “yeni rejim”i altında yapılacak olan son seçimlere, yerel yönetim seçimlerine iki aydan az bir zaman kala halkın gündeminde ne yeni projeler, ne rantçı belediyeler, ne betonlaşmış kentler, ne de adayların özellikleri var. Halkın gündemini asıl meşgul eden ve uzun bir süre daha meşgul edecek gibi görünen şey temel gıda maddelerinin fiyatlarının füze hızıyla artması.

Balıklı denizlerden sıvı çöllere

Neo-Malthusçu meşhur Roma Kulübü’nün başlığından esinle söyleyelim: Tüketimin Sınırları. Roma Kulübü’nün düzenli bir ekonomik büyümenin felaket getireceğine dair hesaplamalarını günümüzde artık kimse distopik bulmuyor. Oysa balıklar ve deniz canlıları söz konusu olduğunda bırakın distopyayı, uzun zamandır çalan alarm zilleri söz konusu. Endüstriyel balıkçılığa dayalı aşırı avlanma ve tüketim dizginlenmezse insan ve balık türleri için vahim sonuçlar

‘Aynı Gemi’de Oblomovka’nın Mezar Taşını Dikmek! – Nejla Kurul

Her çağın kendine ait ortak bir nevrozu var der ya filozoflar, Türkiye’de bir kitle nevrozu yaşanıyor sanki. Canlı bombaların üst üste yaşattığı travmalar ve toplumsal felç hali; OHAL dönemi baskıları, BUHAL döneminin OHAL’den farklılaşmaması; gayri meşru seçimler, sandığa güvenin yitimi; gücün tekelleşmesi, sorgusuz sualsiz işten atmalar, artan güvencesizlik, işsizlik ve kötü çalışma koşulları; doğaya yapılan