Çöplükteki Hazine

New Yorklu sinemacı Amy C. Elliot 10 yılda 35 bin mil katetme pahasına Yellowknife çöplüğünü belgeseline konu etti Batının en ileri medeniyet örneklerinden biri sayılan Kanada’da insanlar çöplüğe gidip işlerine yarayabilecek eşyaları toplayabiliyor. Tüketim çılgınlığına teslim olmuş gezegenin yöneticileri atıklarla nasıl baş edeceklerini hâlâ bilmezlikten gelirken, vazgeçilmiş bir objenin bir kaynak olarak değerlendirilebileceği unutulmamalı. Mevzumuz

DOMATES, BİBER, PATLICAN… – Mustafa Durmuş

Türkiye’nin “yeni rejim”i altında yapılacak olan son seçimlere, yerel yönetim seçimlerine iki aydan az bir zaman kala halkın gündeminde ne yeni projeler, ne rantçı belediyeler, ne betonlaşmış kentler, ne de adayların özellikleri var. Halkın gündemini asıl meşgul eden ve uzun bir süre daha meşgul edecek gibi görünen şey temel gıda maddelerinin fiyatlarının füze hızıyla artması.

Balıklı denizlerden sıvı çöllere

Neo-Malthusçu meşhur Roma Kulübü’nün başlığından esinle söyleyelim: Tüketimin Sınırları. Roma Kulübü’nün düzenli bir ekonomik büyümenin felaket getireceğine dair hesaplamalarını günümüzde artık kimse distopik bulmuyor. Oysa balıklar ve deniz canlıları söz konusu olduğunda bırakın distopyayı, uzun zamandır çalan alarm zilleri söz konusu. Endüstriyel balıkçılığa dayalı aşırı avlanma ve tüketim dizginlenmezse insan ve balık türleri için vahim sonuçlar

‘Aynı Gemi’de Oblomovka’nın Mezar Taşını Dikmek! – Nejla Kurul

Her çağın kendine ait ortak bir nevrozu var der ya filozoflar, Türkiye’de bir kitle nevrozu yaşanıyor sanki. Canlı bombaların üst üste yaşattığı travmalar ve toplumsal felç hali; OHAL dönemi baskıları, BUHAL döneminin OHAL’den farklılaşmaması; gayri meşru seçimler, sandığa güvenin yitimi; gücün tekelleşmesi, sorgusuz sualsiz işten atmalar, artan güvencesizlik, işsizlik ve kötü çalışma koşulları; doğaya yapılan