Şule Çet davasında sanıksız keşif

Şule Çet’in 20 katından atılarak öldürüldüğü plazada keşif yapıldı, keşfe sanıklar getirilmedi. Ankara’da, geçen yıl 28 Mayıs’ta tecavüze uğradıktan sonra 20. kattan atılarak öldürülen Şule Çet’in, yaşamını yitirdiği plazada keşif yapıldı. Mahkemece yapılan keşifte hem 20’nci kattaki ofiste hem de Çet’in düştüğü yerde inceleme yapıldı. Çet’in ailesinin avukatı Onur Tatar, Şule Çet’in düştüğü yerde üzerinde

Savcının tecavüz taraftarlığı!

Ankara’da kadın öğrenci,gittiği barda tecavüze maruz bırakıldı. Şikayetin ardından açılan davada savcı, ‘O saatte bara gidip içki içenin başına her şey gelir’ şeklinde cinsiyetçi ifadeler kullandı. Öğrenci değişim programı ile Ankara’da bir üniversitenin ekonometri bölümünde eğitim gören İspanyol kadın öğrenci A.G.R. (22), 6 Mayıs günü bir bara gittiğini, içkisine ilaç karıştırıldığından şüphelendiğini ve kendisine geldiğinde

Kadınlar Greve, erkekler göreve!- Tuncay Yılmaz

Şayet bir erkek kadın grevi eylemlerinde, yürüyüşlerinde, mitinglerinde “kadınları destekliyoruz” diye konuşmalar yapıyor, sloganlar atıyorken tek bir kadın dahi onun üstlenebileceği işlerden dolayı grev alanında değilse, o erkek grevi desteklemiyor, zayıflatıyor olacaktır. İsviçre’de yaşayan kadınlar “Eş değer işe eşit ücret” “Daha fazla zaman” ve “Daha fazla saygı” talepleriyle 14 Haziran 2019 Cuma günü greve gidiyorlar.

Kadınlar Nevin’e bakıyor, Yargıtay’a değil – Gülfer Akkaya

“Yargıtay’ın verdiği erkek yanlısı, hukuktan uzak bu kararı cinsiyetçi adalete ve erkeklere aynen iade edelim. Bu kararı verenleri, bu karara neden olanları, bu kararı içine sindirenleri, bu karara susanları aynada yüzüne bakamaz hale getirebiliriz. Bunun için daha fazla direniş, daha fazla moral, daha fazla dayanışma.” Nevin Yıldırım hakkında Yargıtay yerel mahkemenin kararını virgülüne dokunmadan onadı.

Nevin, hakikat ve adalet

2012 yılından bu yana Nevin’in hikayesinin, davasının, uğradığı haksızlığın tanığıyız. Nevin’in hikayesine bakmak başta bu ülkede kadınların maruz kaldığı nefreti, şiddeti, düşmanlığı ortaya çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda tüm kurumların ve toplumsal yapıların nasıl da erkekler tarafından ve erkekler için kurulduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Fakat bunca karanlığın içinde bir umut da var tabii ki. O

Şule Çet davası: Bilirkişi raporuna göre intihar değil

Bir plazanın 20. katından atılarak öldürülen üniversite öğrencisi Şule Çet davasının ikinci duruşması bugün görüldü. Duruşmada sanık Çağatay Aksu’nun Şule Çet’in babasına dönerek “Kızınıza sahip çıksaydınız” demesi salonda gerginliğe neden oldu. Avukatlar, bu sırada jandarmanın kendilerini ‘dışarıda gösteririm’ diye tehdit ettiğini belirtti. Suçlamaları reddederken ikna edici cevaplar veremeyen sanık Çağatay Aksu’nun davranışlarından dolayı cezaevinde iki defa ödül

Akkuzulu Mahallesi’nin İmkânları: Suç Mahalli ve Tecrit Değil, Sorumlu ve Çoğulcu Mahallelilik – Nejla Kurul

Nazi Almanya’sının bir mahallesine götürüyor Markus Zusak’ın Kitap Hırsızı adlı romanı. Mahallede geçen olaylar, bir Yahudi’yi evlerinin bodrumunda ailesiyle saklayan küçük bir kızın bakış açısıyla aktarılıyor. Roman kahramanı, bir yandan mahallelere dek yayılmış kelimelerin, bütün Almanya’yı sarmış ırkçı, cinsiyetçi ve yayılmacı büyük kelime ormanlarının, üretilen sembollerin gündelik hayatın içine nasıl nüfuz ettiğini, diğer yandan buna

Fail değil çocuk korunsun

Kanarya Mahallesi’nde bir çocuğun maruz bırakıldığı istismara karşı birçok kentte eylem gerçekleştirildi. Açıklamalarda, yargı kararları ile iktidarın politikaları eleştirilerek mücadeleye vurgu yapıldı Küçükçekmece’ye bağlı Kanarya Mahallesi’nde 22 Nisan’da 5 yaşındaki bir çoçuğa yapılan cinsel istismara karşı tepkiler yükselerek devam ediyor. Dün ve önceki gün de Türkiye’nin dört bir yanında kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve

Yargının ‘linç’ sınavı

Tecavüze uğrayan kadına “mini etek giymeseydi”, başından fişekle vurulan çocuğa “sokağa çıkmasaydı” tepkisini veren anlayışla, Kılıçdaroğlu’na “cenazeye gitmeseydi, şu partinin oyunu almasaydı” tepkisini veren bakışın hiçbir farkı yok Gökçer Tahincioğlu “Linç”, Türkiye’de üzerinde çok durulmayan, “tahrik”, “tepki” gibi gerekçelerle üzeri örtülen, cezasız bırakılması için özellikle uğraşılan bir kavram. Linçle birlikte, emniyet ve yargı pratiğinde yer

Akademinin ahlak sorunu – Aslıhan Aykaç Yanardağ

Akademideki ahlaki çöküşü daha iyi kavrayabilmek için bu durumun sistemik ve çok katmanlı olduğunu görmek gerekir. Taciz, tecavüz ve cinayet gibi kişinin rızasını hiçe sayan ve varlığını tehdit eden, hatta ortadan kaldıran uç örnekler önce medyanın sonra da toplumun dikkatini çekiyor. Oysa bunların dışında daha dolaylı hak ihlalleri yaygın bozulmanın başka boyutunu ortaya koyuyor. Ankara