İlerici Enternasyonal dünya gericiliğine karşı duvar olabilir

Kendisini eylemli olarak ortaya koyan feminizm ve ekoloji mücadelelerini içermeyen, yeni bir dünya ve buraya gitmeyi arzulamayan bir enternasyonal artık düşünülemez; bu bileşenleri eşit kabul etmeyen bir işçi sınıfı öncülük edecek kendi kitlesini bile bulamaz. Milimetrenin on binde biri büyüklüğündeki SARS-CoV-2 virüsü dünyayı kasıp kavurmaya başlamadan önce ABD ve AB 2008 krizinden kurtulamadıklarını kabul ederek

‘Devrimi anlamak’ inadı – Doğuş Sarpkaya

Miéville, Ekim’de bildiğimiz hikayeye farklı bir soluk getiriyor. Bunun için ilk olarak tarihsel kişileri isim olmanın ötesinde birer karakter olarak canlandırıyor yazar. Lenin, “yaşamı boyunca muhalifleri ve arkadaşları onu, gurur kırma konusundaki zalimliği, katılığı ve acımasızlığı için suçlayacakları” ama hayranlık duymaktan, olağanüstü irade gücüne saygı göstermekten geri duramayacakları bir kişi olarak ortaya çıkıyor. 1917 Ekim

4. Sanayi Devrimi: Bolşevik köklerimiz bizden yeniden yapılanma istiyor – Mahir Sayın

”Komünistler geçen yüzyılın başında olduğu gibi bugün de bir kez daha geleceği birlikte yaratmak üzere bir araya gelmekle yükümlüdürler. Bağlı olduğumuz Bolşevik kökler bizden bunu istiyor!” Türkiye sosyalist hareketi muhtemelen dünyanın en talihsiz oluşumlarından biridir. İnsanlığı tarih öncesinden gerçek insanlık tarihine taşıyan Ekim Devriminin ülkesi SSCB’ye yakın olması sanki bir talih gibi düşünülecek olsa da,

Bolşevik köklerimiz bizden yeniden yapılanma istiyor – Mahir Sayın

‘Komünistler geçen yüzyılın başında olduğu gibi bugün de bir kez daha geleceği birlikte yaratmak üzere bir araya gelmekle yükümlüdürler. Bağlı olduğumuz Bolşevik kökler bizden bunu istiyor!” Türkiye sosyalist hareketi muhtemelen dünyanın en talihsiz oluşumlarından biridir. İnsanlığı tarih öncesinden gerçek insanlık tarihine taşıyan Ekim Devriminin ülkesi SSCB’ye yakın olması sanki bir talih gibi düşünülecek olsa da,

Sovyetler Birliği’nde ‘kuyruk’: Kolhozda hasta, pazarda hazır! – Kavel Alparslan

‘Tanzim kuyrukları’ tarihsel bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi: Kuyruklar sosyalizme mahsus mudur? Konunun hemen “Sovyetler Birliği’ndeki gıda kuyrukları”na ulaşmasında şüphesiz rejimin son döneminde bu ülkeden gelen görüntülerin toplumsal hafızadaki yerini popüler sağ siyasetin sonuna kadar kullanmasının etkisi büyük. Peki gerçekten Sovyetler Birliği’nde insanlar neden kuyruklara girmişti? İbrahim Okçuoğlu’na sorduk… Sovyetler Birliği’nin son dönemlerinde oluşan ‘kuyruklar’

Uzay komünizmi: Söz verdik Mars’ta elma ağaçları çiçek açacak! – Kavel Alpraslan

Sovyetler Birliği kurulduğu andan itibaren uzayda hep kendisini ‘çeken’ bir şeyler buldu. Hatta daha da geriye gidecek olursak dönemin önemli Bolşevik kadrolarından Aleksandr Bogdanov’un daha 1908’de yazdığı ‘Kızıl Yıldız’ romanını buna örnek gösterebiliriz. Öyle ki Bogdanov’un ‘Kızıl Gezegen’ Mars’a giden devrimcisini konu alan romanı meşhur ‘kızıl yıldız’ sembolünü de yarattı… 1960’lı yıllar, Sovyetler Birliği… Müzik

Samir Amin: Marx’a bugün ihtiyacımız var!

Samir Amin, Ağustos 2018’deki ölümünden hemen önce, Tricontinental Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nden Jipson John ve Jitheesh P. M.’ye “küreselleşme ve alternatifleri” üzerine bir söyleşi vermiş, aşağıdaki kapsamlı söyleşide sistem karşıtı hareketlerin dünden bugüne kalan mirasına ve bugün karşı karşıya olduğu meydan okumalara ilişkin tespitlerini paylaşmıştı Samir Amin 1931 yılında Kahire, Mısır’da doğdu ve 2018 yılında Paris,

Sovyetler Birliği’nde tarımın kolektivizasyonu yasası çıkarıldı

1917’de Rusya’da gerçekleşen Ekim Devrimi sonrasında ülkenin yeniden yapılanması için atılan adımlar oldukça önemlidir. Özellikle 1929 yılında, dünyanın çoğu sanayileşmiş ülkesinde yıkımlar yaratan Büyük Buhran ile işsizlik ciddi oranlarda yükselmişti. Böylesi bir kriz döneminde yeni kurulan Sovyetler Birliği ise planlı üretim biçimini hayata geçirerek hızlıca gelişiyor, sanayileşme ivmesini artırıyordu. İşte bu planlamadan en önemlisi 5

SSCB’nin Sessiz Frekansı – Damla Atak

SSCB sonrası radyo istasyonu yıkılmış ve büyük hasar görmüş. Burada yaşayanlar sosyal yardım almak için, yerleşimlerinin köy olarak tanınmasını, haritada gösterilmesini istiyorlar. “Sovyet Uygarlığı… Telaşla onun izlerini kayda geçiriyorum. Tanıdık yüzler. Sosyalizm hakkında soruyorum. Aşk, yaşlılık, kıskançlık, çocukluk hakkında soruyorum. Hikayeler arıyorum. Kaybolan hayatın binbir ayrıntısı. Yetişemiyorum. Yetişemeyenlerdenim ben. Sosyalizme uçarak giden trenden, hızla kapitalizme

Geleceğin tarihi: Çernobil Duası

20. yüzyılın en ağır ve en trajik teknolojik felaketi olan Çernobil, 26 Nisan 1986 yılında saat 1’i 23 geçe Belarus yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’nde meydana geldi. Bir biri ardına meydana gelen patlamalar, 4 nolu reaktörü yerle bir etti ve tarihin en acı teknolojik felaketi yaşandı. Çernobil’den sonra ülke, 485 köy ve kasabasını yitirdi. Her dört