‘Aynı Gemi’de Oblomovka’nın Mezar Taşını Dikmek! – Nejla Kurul

Her çağın kendine ait ortak bir nevrozu var der ya filozoflar, Türkiye’de bir kitle nevrozu yaşanıyor sanki. Canlı bombaların üst üste yaşattığı travmalar ve toplumsal felç hali; OHAL dönemi baskıları, BUHAL döneminin OHAL’den farklılaşmaması; gayri meşru seçimler, sandığa güvenin yitimi; gücün tekelleşmesi, sorgusuz sualsiz işten atmalar, artan güvencesizlik, işsizlik ve kötü çalışma koşulları; doğaya yapılan

Duyguların sözlükte karşılığı bulunur mu? – Emek Erez

Varlığımızı toplumsal, politik, sosyolojik ve felsefi bağlamda etkileyen, adlandırılmış olan ama herkeste aynı karşılığı vermeyen, hislerimizin ifadesi kelimeler, Smith’in çalışmasında karşımıza çıkıp, bizi kendi içinde bulunduğumuz duygunun izini sürmeye götürüyor. Utanmaktan, mutluluğa, yalnızlıktan, yurtsuzluğa kadar pek çok farklı isimleri var onların ve hayatımızın ortasında duruyorlar. Smith’in “Duygular Sözlüğü ‘Acımadan Zevk Almaya’” adlı çalışması da bu

Neden İnsanlar, Sanki Özgürlükleri İçin Savaşırmışçasına, Kölelikleri İçin Savaşırlar? – Asad Haider

Siyaset felsefesindeki belki de en zor ve rahatsız edici soru, Spinoza’nın Teolojik-Politik İnceleme kitabında ortaya attığı şu soru olsa gerek: neden insanlar, sanki özgürlükleri için savaşırmışçasına, kölelikleri için savaşırlar? Gilles Deleuze ve Félix Guattari Anti-Oedipus’taki meşhur pasajlarında Spinoza’nın bu sorusunu Wilhelm Reich’ın Faşizmin Kitle Psikolojisi kitabıyla ilişkilendirirler. Yazarların ifadesiyle, “asıl hayret verici olan, bazı insanların