Gülnur Acar Savran ile İkinci Cinsiyet üzerine söyleşi

Simone de Beauvoir kendini tekdüzelikten, tekbiçimcilikten ayırarak kadınla erkek arasında her zaman belli farkların kalacağını, kadının kendine özgü bir erotizminin, duyumsallığının ve duyarlılığının olacağını ileri sürüyor. Simone de Beauvoir’ın en önemli eseri ve feminist hareketin kilometre taşlarından İkinci Cinsiyet (Koç Üniversitesi Yayınları, 2019), Gülnur Acar Savran tarafından Türkçe’ye çevrildi. Biz de kılı kırk yararak yaptığı

İkinci Cinsiyet’in başına gelenler – Gülnur Acar Savran

Kitabı bu tartışmalardan önce yazan Simone de Beauvoir için ise “sexe” doğal olanla toplumsal olanın diyalektik birliğini ifade eder: Zaten Le deuxième sexe’de anlatılan da bu birliğin tarihsel olarak oluşma sürecidir Simone de Beauvoir’ın en önemli eseri ve feminizmin başucu kaynaklarından Le deuxième sexe 1949’da yayımlandı. Türkçe’ye ise 1970’li yıllarda Kadın başlığıyla Bertan Onaran tarafından

Simone de Beauvoir ‘güçlü kadın’ olmaya inanmıyordu

Soren Kierkegaard’ın Meseller’indeki ‘güçlü kadın’, kocası, çocukları ve şehri tarafından toplumsal ekonomi ve başarıya katkıları nedeniyle övgüyle karşılanır ama Beauvoir, bu tür bir methiyenin, kadınların karşılıksız biçimde kendilerini feda etmelerini sağlayan, evlerini kendileri hariç herkes için huzur ve dinlenme amacıyla kullanılan kutsal bir alan haline getirtmeye çalışmalarını amaçlayan bir yem olduğunu düşünüyordu. Kate Kirkpatrick Simone

Simone de Beauvoir: Neden feministim?

Simone de Beauvoir, 1975’te katıldığı bir televizyon programında neden ve nasıl feminist olduğunu, İkinci Cins adlı kitabının yayınlanması ardından gelen tepkileri, Fransa’da feminist hareketin kürtajın yasallaşması için verdiği mücadeleyi, kadınların ataerkil toplumlarda nasıl müebbet bir hapis cezasına çarptırıldığını, sınıf mücadelesi ile feminist mücadelenin nasıl iki ayrı kulvar olduğunu ve birbiriyle karıştırılmaması gerektiğini, kadınların kurtuluşuna dair önerileri ve