Sermaye mantığı bizi nereye çıkarır? ‘Krizden Çıkış Manifestosu’ üzerine… – Coşkun Canıvar

Tüm dünyada 650 üniversiteden 3 binden fazla araştırmacının imzaladığı ‘Krizden Çıkış Manifestosu’(*) 16 Mayıs’ta 29 ülkede yayınlandı. Metin, ‘koronavirüs salgınının ardından demokratik toplum ve sürdürülebilir bir ekonomi için ekonomik sistemin kurallarının yeniden yazılma’ çağrısı yapıyor. Bu kuralların yazımını, ‘işyerlerini demokratikleştirmek’, ‘işi meta olmaktan çıkarmak’ ve ‘çevresel sürdürülebilirlik’ olarak üç başlık üzerine tanımlıyor. İlk bakışta, iş

KAPİTALİZMİN KRİZLERİ: DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDA MIYIZ? – Mustafa Durmuş

2008 yılında patlak veren küresel finansal krizin üzerinden 10 yıl geçti. Kapitalizm (krizinden tam olarak çıkamamışken), dünya yeni bir küresel resesyonla karşı karşıya kaldı. Gelişkin kapitalist ekonomilerde bir yandan durgunluk hali sürüyor, diğer yandan finansal piyasalarda yeni balonlar şişiriliyor. Bu gelişmeler yeni bir finansal krizin ayak sesleri olarak algılanırken, yeni bir borç krizinin patlamasının an

Bir tuhaf yerel seçim ve yeni rejimin tekamülü – Nevra Akdemir

“Yeni rejim ve onun ideolojisini küçümseme şansımız yok. İttifaklarını sadece partiler olarak değerlendirme şansımız yok. Bu yeni rejim, biz muhalefettekilere yeni bir yaşamın, krizle ortaya çıkan yeni ekonomik ve politik baskı biçimleri altında meta-dışı bir gündelik hayatın düşünün peşine düşülmesinden başka çare bırakmıyor.” NEVRA AKDEMİR Türkiye yerel seçimlere gidiyor. Tuhaf bir yerel seçim kampanyası sürüyor,

“YA SEV YA TERKET”: BİR BİAT ARACI OLARAK MOBBİNG[1]

“acıya sevinen zalimlerin zevk çığlıkları bir gün kendilerini sağır edecektir.”[2] [Önce bir açıklama: “Mobbing” hakkındaki görüşlerimi, Sağlık Emekçileri Sendikası’nın 30 Ocak 2012 tarihinde Ankara’da düzenlediği çalıştayda sunma olanağını bulmuştum. Bu tebliğ, daha sonra yayınlandı.[3] Bu bildiride, neoliberal iktisat politikalarının mobbing’i nasıl ilişkin hâle getirdiğini, daha doğru bir deyişle, neoliberalizm ile mobbing yakınmalarının yoğunlaşması arasındaki doğrudan ilişkiyi

‘GERÇEKLİĞİ DEĞİŞTİREMİYORSAN ALGIYI DEĞİŞTİR’ – Fuat Ercan

Siyasal iktidarın krize ilişkin yaptığı her hamlenin krizi daha da derinleştirdiğini ve çelişkileri artırdığını belirten Fuat Ercan, “Türkiye uzun zamandır yoğunlaşarak artan ateşli bir hasta ve son günlerde hastalık bedene yayıldı. Kriz yaşıyor. Siyasal iktidar ise tüm bedene yayılan hastalık için mide ve baş ağrısı hapları vererek durumu geçiştiriyor” Türkiye’nin ABD’yle Rahip Andrew Brunson meselesinden

“kabuğu kırın! – Fuat Ercan

Fuat Ercan Gözümle gördüğüme mi inanayım yoksa sana mı? Gazzâlî bin yılı aşkın (1058-1111) bir zaman ötesinde gördüğünüze hemen inanmayın der. Çünkü “Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder.” Gazzâlî bir İslam alimi, filozof, mutasavvıf. İşin ilginç yanı soruya Marx’da farklı bir açıdan aynı cevabı verecektir; “Dış görünüş ile şeylerin özü, eğer doğrudan