Fırtınaya hazır olun – Ümit Akçay

Son açıklanan veriler, Avrupa’nın üçüncü büyük ekonomisi olan İtalya’nın resesyona girdiğini, yani 2018’in ikinci yarısında ekonomik daralma yaşadığını gösterdi. Üçüncü büyük ekonomide daralma yaşanırken, son açıklanan sanayi üretimi verilerine göre Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’da da resesyon zilleri çalmaya başladı. Başlıktaki cümle, solcu bir iktisatçının dünya ekonomisi ile ilgili tahminlerinden esinlenen bir ifade değil. Başlık,

TÜRKİYE EKONOMİSİ KRİZİN İKİNCİ FAZINDA (I) – Mustafa Durmuş

Bu hafta TÜİK tarafından açıklanan büyüme verileri Türkiye ekonomisinin bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren krizin ikinci fazına, yani resesyon sürecine girdiğini gösteriyor. Dahası uluslararası raporlara göre 2019 yılı Türkiye ekonomisi için resesyonun derinleştiği yıl olacak. Bu yılın Ağustos ayında krizin ilk fazı olan finansal krizin belirtileri kendini göstermişti. Milli gelirin yüzde 52’sine kadar yükselen dış

GÖRÜNEN KÖY – Mustafa Durmuş

Bir süredir şu tespitlerimi sizlerle paylaşıyorum: (i) Yaşamakta olduğumuz ekonomik kriz Türkiye’nin son 40 yılda karşılaştığı en derin krizdir. (ii) Krizin ekonomik olduğu kadar politik nedenleri de var. (iii) Tarihte kapitalizmin krizleri genelde önce borsa, döviz, kredi-bankacılık gibi finans alanında patlak vermiş ama kısa bir süre sonra asıl kriz alanları olan üretim, gelir, istihdamda kendini

Resesyon mu Stagflasyon mu?

Krizlerin tanımları Türkiye ekonomisine ilişkin tahminler ortaya çıktıkça başta stagflasyon olmak üzere resesyon, slumpflasyon, depresyon gibi kriz çeşidini tanımlayan kavramlar da ortada dolaşmaya başladı. Nerede oluğumuzu ve nereye gittiğimizi belirlemeden önce bu kavramları bir kez daha ele alalım. Enflasyon Enflasyon en basit tanımıyla fiyatlar genel düzeyinde ortaya çıkan sürekli artış demektir. Bu basit tanımı ayrıntılarıyla

AKP, Çin tarzı bir sömürü sistemini arzuluyor

Ekonomik krizin ve yüksek enflasyonun etkisini emekçiler gündelik hayatlarında ciddi bir şekilde hissederken, iktidar “kriz mriz yok, hepsi manipülasyon” diyerek akıllarımızla alay ediyor. Üzerinde yükseldikleri neoliberal sistemin krizini, “dış mihrakların saldırısı” diyerek siyasallaştıran ve toplumu bir seferberliğe çağıran iktidar, kendi yarattığı çöküntünün faturasını emekçilere ödetmeye çalışıyor. Sosyal haklar nasıl tırpanlanır, işçiler nasıl daha etkili bir

Kriz mi? Hangi kriz? – Ümit Akçay

Mevcut yönetim, ekonomik daralmayı yaşamsal bir tehdit olarak görüyor. Çünkü başından itibaren sert ideolojik çekirdeği değil, farklı kesimlerle kurduğu ‘büyüme koalisyonu’, iktidarı getirdi. Tam da bu nedenle 100 günlük programda yeni inşaat projeleri açıklanıyor, ‘gaza basılacağı’ mesajı veriliyor. Ancak 16 yıldır ilk defa bu formül işlemiyor. Kriz var mı yok mu, TL’deki bu hızlı değersizleşme