IMF Dünyada Ekonomik Görünüm Raporu: Gözler Arjantin ve Türkiye ekonomilerinin üzerinde – Ergin Yıldızoğlu

Geçen yıl başlayan, bu yılın ilk aylarında yoğunlaşan “2019 yılında dünya ekonomisinde ne olacak?” tartışmasında belli bir mutabakat giderek oluşuyor. IMF’nin en son “Dünyada Ekonomik Görünüm” raporu da bu mutabakata uygundu, Bu tartışmalara katılan ekonomistler ve yatırımcılar arasında kabaca üç taraf vardı. Bir, taraf, 2019 yılında “ABD’de ve genel olarak dünya ekonomisinde bir resesyon riski

TL kısıtlaması ters tepti

Resesyon olarak tanımlanan ekonomide baş gösteren kriz, bu kez kendisini finansal piyasalarda dışa vuruyor. Seçim öncesi dolar/TL’deki artışı durdurma operasyonunun maliyeti ağırlaşıyor. Siyasi talimatla Türk bankalarının Londra’da dolar-TL takası (swap) yapılan piyasaya TL sunması, yabancıyı ellerindeki Türk varlıkları yoğun olarak satmaya yönlendirdi. BIST 100’de günlük kayıp yüzde 6’ya ulaşırken, 21 Mart’tan bu yana yüzde 10’u,

Türkiye ekonomisi: Yavaşlama içinde resesyon – Ergin Yıldızoğlu

Türkiye ekonomisinin dengelerinde 2017 ortalarından bu yana görülen bozulma eğilimi 2018 yılının ikinci yarısında bir resesyona dönüştü. Dünya ekonomisinin yeni bir yavaşlama dönemine girdiği, hatta bir resesyon olasılığının konuşulduğu günlerde Türkiye ekonomisinin bu resesyondan kısa sürede çıkabileceğini söylemek hiç de kolay değil. Birçok ekonomistin, yorumlarında görülen bu kötümserlikte Türkiye ekonomisinin yapısal özelliklerinden kaynaklanan sorunlar ile

Resesyona girdik mi, girmedik mi? – E. Ahmet Tonak

Neye bakalım? Neyi anlamaya çalışıyoruz? Soldaki iktisatçıların ekonominin genel gidişatı söz konusu olduğu zaman yüzlerini halka dönmeleri gerekir. Sıradan insanlar geçinebiliyor mu? Hanehalkları tüketim ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu? “Enflasyon var, alım gücü düştü, herkes zorlanıyor” türü genel geçer yorumların ötesine geçip, bizzat GSYH verileri içinden bile bu sorulara somut cevap vermek mümkün Bazı sorulara durduğunuz yerden

Korkut Boratav: Düşüş hızlanacak

Prof. Dr. Korkut Boratav’a göre bu yılki göstergeler, 2018’in son çeyreğindeki ekonomik küçülmenin hızlanarak devam ettiğini gösteriyor. Dünyanın saygın iktisatçılarından Prof. Dr. Korkut Boratav, üretken sektörler küçülürken hizmetler sektörü ile ekonominin ayakta tutulamayacağını söyledi. Geçen eylül ayında Cumhuriyet’e verdiği demeçte, ekonomide “durma ve küçülme” döneminin geldiğine dikkat çekerek, “Önce sıfır büyümeye sonra da küçülmeye geçecek

Fırtınaya hazır olun – Ümit Akçay

Son açıklanan veriler, Avrupa’nın üçüncü büyük ekonomisi olan İtalya’nın resesyona girdiğini, yani 2018’in ikinci yarısında ekonomik daralma yaşadığını gösterdi. Üçüncü büyük ekonomide daralma yaşanırken, son açıklanan sanayi üretimi verilerine göre Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’da da resesyon zilleri çalmaya başladı. Başlıktaki cümle, solcu bir iktisatçının dünya ekonomisi ile ilgili tahminlerinden esinlenen bir ifade değil. Başlık,

TÜRKİYE EKONOMİSİ KRİZİN İKİNCİ FAZINDA (I) – Mustafa Durmuş

Bu hafta TÜİK tarafından açıklanan büyüme verileri Türkiye ekonomisinin bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren krizin ikinci fazına, yani resesyon sürecine girdiğini gösteriyor. Dahası uluslararası raporlara göre 2019 yılı Türkiye ekonomisi için resesyonun derinleştiği yıl olacak. Bu yılın Ağustos ayında krizin ilk fazı olan finansal krizin belirtileri kendini göstermişti. Milli gelirin yüzde 52’sine kadar yükselen dış

GÖRÜNEN KÖY – Mustafa Durmuş

Bir süredir şu tespitlerimi sizlerle paylaşıyorum: (i) Yaşamakta olduğumuz ekonomik kriz Türkiye’nin son 40 yılda karşılaştığı en derin krizdir. (ii) Krizin ekonomik olduğu kadar politik nedenleri de var. (iii) Tarihte kapitalizmin krizleri genelde önce borsa, döviz, kredi-bankacılık gibi finans alanında patlak vermiş ama kısa bir süre sonra asıl kriz alanları olan üretim, gelir, istihdamda kendini

Resesyon mu Stagflasyon mu?

Krizlerin tanımları Türkiye ekonomisine ilişkin tahminler ortaya çıktıkça başta stagflasyon olmak üzere resesyon, slumpflasyon, depresyon gibi kriz çeşidini tanımlayan kavramlar da ortada dolaşmaya başladı. Nerede oluğumuzu ve nereye gittiğimizi belirlemeden önce bu kavramları bir kez daha ele alalım. Enflasyon Enflasyon en basit tanımıyla fiyatlar genel düzeyinde ortaya çıkan sürekli artış demektir. Bu basit tanımı ayrıntılarıyla

AKP, Çin tarzı bir sömürü sistemini arzuluyor

Ekonomik krizin ve yüksek enflasyonun etkisini emekçiler gündelik hayatlarında ciddi bir şekilde hissederken, iktidar “kriz mriz yok, hepsi manipülasyon” diyerek akıllarımızla alay ediyor. Üzerinde yükseldikleri neoliberal sistemin krizini, “dış mihrakların saldırısı” diyerek siyasallaştıran ve toplumu bir seferberliğe çağıran iktidar, kendi yarattığı çöküntünün faturasını emekçilere ödetmeye çalışıyor. Sosyal haklar nasıl tırpanlanır, işçiler nasıl daha etkili bir