Özgün bir deneyim: “Bakü Komünü”

Tarihçi Ronald Grigor Suny’nin “Bakü Komünü” isimli eseri, kozmopolit bir petrol ve işçi kenti olan Bakü’de Paris Komünü’nden esinlenerek ilan edilen ve son derece özgün bir deneyim olan Komün’ü en ince ayrıntılarıyla okuyucuya sunmakta. Aras Yayıncılık etiketiyle raflarda yerini alan kitap, Kudret Emiroğlu tarafından Türkçeleştirildi. Bir asrı geride bırakan Ekim Devrimi üzerine yapılan yeni çalışmalar,

“Louis-Auguste Blanqui: Bir isyancının portresi”

Jakoben devrimci geleneğinin varisi ve yeni sosyalist geleneğin habercisi Blanqui’nin doğru sorular sormasına rağmen doğru cevapları bulamamış olduğunu, ancak eksiklikleriyle Lenin’e ne yapılmaması gerektiğini göstermiş olduğunu anlıyoruz Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı ama atıldı yine de yeni serüvenlere Vakti olmadı acıların hesabını tutmaya durup beklemeye, geri dönmelere vakti olmadı Ahmet Telli Sendika.Org yazarlarından Soner Torlak’ın

YAĞMA-SÖMÜRÜ-DEVRİM – Gültekin AKARCA

18 Mart ve 1 Mayıs İki istisna hariç, devlet dolayımı olmaksızın insan öldürmeye burjuva hukukunda cinayet adı verilir. İstisnalardan  biri üretim sürecinde, diğeri cana kastedilen durumlarda gerçekleşen meşru müdafaa sonucu meydana gelen ölümlerdir. Gündelik bilincin sınırları üretim sürecinde yaşanan işçi ölümlerinin hukuk tarafından kabul edilebilir ve meşru görülmesinin ötesine geçmeye izin vermez. Çünkü burjuva hukuk

Paris Komünü: Geçmişteki geleceğimiz – H. Selim Açan

Komün topu topu 72 gün sürmüştür. Fakat o kısacık süre içinde gerçekleştirdiklerinin çoğu, insanlığın kurtuluşuna giden yolda henüz gerçekleşmemiş devrimler için dahi yol gösterici özelliğini -kuşkusuz embriyonik olarak- hâlâ korumaktadır. Paris Komünü denildiği zaman, Marksistlerin aklına genellikle sözcüğün klasik anlamında devlet olmayan bir ‘devlet biçimi’ gelir. Bu tümüyle yanlış değildir kuşkusuz ama çok dar, bu

1871 Parisi’nden 2019 Türkiyesi’ne – Mustafa YALÇINER

Mustafa Yalçıner yazdı: Bir başka 18 Mart daha var. 1871’de işçiler Paris’te iktidarı ellerine alıp komün olarak kendilerini yönetmeye giriştiler. Fotoğraf: Bruno Braquehais/ Wikimedia Commons 18 Mart dendi mi, iktidarı muhalefetiyle silme burjuva medya ve düzen partileri yeri göğü sarsar, “yerli-milli”lik taslarlar. Milliyetçilik yarışı yürütüyor olmalarına karşın hemen hiçbirinin millilikle ilgisi yoktur. Kapitalist tekellerle sadece

Ne af diledi ne de uzlaştı: Paris Komünü devrimcilerinden Nathalie Lemel

Paris Komünü’nden sürgüne uzanan bir yaşam onunki. Tarihten Kadın Portreleri’nde bu hafta Paris Komünü’nün unutulmaz kadın direnişçilerinden, son nefesine dek mücadelesinden ve devrimci değerlerinden ödün vermeyen bir kadının yaşamı var: Nathalie Lemel. Paris Komünü’nün unutulmaz kadın direnişçilerden Nathalie Lemel, 26 Ağustos 1827’te Fransa Brest’te dünyaya gelir. Yalnızca 12 yaşına kadar okula gidebilen Nathalie, ardından kitap

Komün tipi örgütlenme ve demokrasi – Şaban İba

Mutlak Monarşi’lerin gücü, feodal soylular ile burjuvazi arasındaki güç dengesine dayanıyordu. Feodal soylulukla burjuvazi arasındaki ilişki her yerde aynı olmadı. Burjuva demokratik devrimlerin her biri her ülkenin kendi özgünlükleri içerisinde gerçekleşti. Feodalizmden kapitalizme geçiş süreciyle birlikte devlet bir yandan bürokratik ve parlamenter bir nitelik kazanırken, aynı zamanda kendisine yasal bir biçim veren hukuksal bir nitelik

Ekim Devriminin 100. Yılı ve Devlet – Hüseyin Çakır

Uzun süredir solunum cihazına bağlı olarak uyutulur vaziyette yaşam mücadelesi veren Hüseyin Çakır bugün hayata veda etti. Cenazesi 5 Ağustos’ta İstanbul’da toprağa verilecek. Küresel, Yerel Düşünce Enstitüsü (KÜYEREL) kurucusu ve koordinatörü, yazarımız Hüseyin Çakır bugün yaşamını yitirdi. Çakır, 22 Haziran tarihinden beri Çanakkale Devlet Hastanesi ‘Genel Yoğun Bakım Ünitesi’nde hayata tutunma mücadelesi veriyordu. Hüseyin Çakır,