“Ve belki de aşk gerçekten sadece canavarlar içindir” – Michael Hardt ile Söyleşi

Michael Hardt’la bu söyleşiyi Sanem Güvenç-Salgırlı ve Kürşad Kızıltuğ 21 Mayıs 2014 tarihinde Bebek Kahvesi’nde yaptılar. Soruları Sanem, Kürşat ve Nizam birlikte hazırladılar. Özge Serin Türkçe çevirisini yaptı. Biraz geç de olsa sonunda iki dilde birden yayınlayabiliyoruz. Sanem Güvenç-Salgırlı & Kürşad Kızıltuğ Sanem Güvenç-Salgırlı: Başlayalım mı? Don Kişot’ta yeni yatay hareketlerin nasıl bir açmazla karşı karşıya olduğundan bahsettiniz.

KAPİTALİZMİN KRİZLERİ: DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDA MIYIZ? – Mustafa Durmuş

2008 yılında patlak veren küresel finansal krizin üzerinden 10 yıl geçti. Kapitalizm (krizinden tam olarak çıkamamışken), dünya yeni bir küresel resesyonla karşı karşıya kaldı. Gelişkin kapitalist ekonomilerde bir yandan durgunluk hali sürüyor, diğer yandan finansal piyasalarda yeni balonlar şişiriliyor. Bu gelişmeler yeni bir finansal krizin ayak sesleri olarak algılanırken, yeni bir borç krizinin patlamasının an

“Kadın ve Doğa” birlikte özgürleşecek – Beril Tezel

Kadın şefkati, doğa fedakarlığı İkisi şiddet karşıtı İkisinin kucaklayan aşkı… Yeşili metalaştırma, kadını maddeleştirme. Doğaya ihanet istismar, kadına sürekli taciz Sömürü her ikisine, şiddet her ikisine. Doğar ekofeminizm. 70’leri arkada bırakıp da… Yeşil hareket ve feminist hareket etkileşimi ile kadının ve doğanın üzerindeki baskılara, tüm tehditlere ve dayatmalara karşı belki çığlık belki fısıltı. Ekofeminizm uyanıklık hali. 1974’te François D’Eubonne tarafından

Marksizm ve Doğal Sınırlar: Ekolojik Bir Eleştiri ve Bir Yeniden İnşa Denemesi – Ted Benton

Soldaki pek çok kişi “yeşil” ve sosyalist perspektiflerin yeniden birleştirilmesine bir umut kaynağı olarak bakıyor. Bunda haklı olduklarına inanıyor, bu umudu paylaşıyorum. Ancak, Yeşil siyaset ve kültür hareketleri içinde bazı önemli akımlar (anladıkları şekliyle) sosyalizme husumet beslerken, sosyalist solun ekolojik siyasetin yükselişine karşı verdiği tepkinin büyük ölçüde netlikten uzak olduğu da bir vakıa.[1] Ben bu yazıda

ABD Başkanı Trump: IŞİD’in ele geçirdiği her yer gelecek haftaya kadar özgürleştirilmiş olacak

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye ve Irak’ın IŞİD’den tamamen temizlendiği duyurusunu gelecek hafta yapabileceklerini söyledi. IŞİD karşıtı koalisyonun temsilcileriyle bir araya gelen Trump, “Herhalde gelecek hafta içerisinde açıklanır. Sözde hilafetin yüzde 100’ünü özgürleştirdik. İşleri bitti” dedi: “Son iki yıl içerisinde 32 bin kilometre karelik bölgeyi geri aldık. Zafer üstüne zafer kazandık. Hem Musul’u hem de

Başörtüsü özgürlüğünden başörtüsünden özgürlüğe dindar kadınların ‘Challenge’ı – Ülkü Doğanay

Yüzlerce sosyal medya kullanıcısı kadın #10YearChallange etiketiyle yan yana getirdikleri başörtülü fotoğrafları ile başörtüsünü çıkardıktan sonraki fotoğraflarını, “okuduk, özgürleştik”, “büyüdük, güzelleştik, özgürleştik” açıklamalarıyla paylaşmaya başladı. Muhafazakâr cenah için, bir zamanlar başörtüsü uğruna mücadeleler verilen, büyük mağduriyetler yaşanan bir simge iken, şimdi özellikle de genç kadınlar başörtüsünden soyunduktan sonra “özgürleştiklerini” iddia ediyorlar. Sosyal medya bu hafta

AKP kurucularından Fatma Bostan Ünsal: Mütedeyyin dinsel erozyonun farkında değil

AKP kurucularından Bostan: Mütedeyyin kesim AKP politikalarının farkında bile değil Kurucu isimlerinden biri olduğu AKP Türkiye’sinde, “yolsuzluğun hırsızlık sayılmadığı” dini hükümlere bile tanık olduklarına işaret eden yazar Fatma Bostan Ünsal, mütedeyyin kesimin ise, yaşanan bu dinsel erozyonun farkında olmadığını ifade etti. Bostan, dinin iktidarca bu derece araçsallaştırılmasının trajik sonuçları olacağını söyledi. Dinsel özgürlüklere dair baskı

Kürt hareketi Kürtlere ne vaat ediyor? – Fırat Aydınkaya*

Sistem dışı hareketlerin iktidarla sınandığında girdiği türbülans ve siyasal patoloji Kürt hareketini de esir almış durumda. Diğer bir ifadeyle Kürt hareketinin Kürtler için önerdiği modellerin Kürtleri özgürleştirmediğini ve demokratikleştirmediğini cesur bir şekilde tespit etmemiz gerekiyor. Sistem dışı hareketlerin en büyük zaafının, kapitalizm karşısında sahip oldukları kaynakların veya araçların yetersizliği olmadığı bugün artık yeterince görülmüş durumda.

6 Eylül 1966: Amerikalı doğum kontrol aktivisti Margaret Sanger hayatını kaybetti

Margaret Sanger New York’ta yoksul göçmen mahallelerinde ziyaretçi hemşirelik yaparken, buralarda yaşayan kadınların durumlarına tanıklık etti. Amerika’da 1873 yılında yürürlüğe giren Comstock yasası doğum kontrol ve kürtaj için kullanılan materyallerin satışını ve dağıtımını yasaklıyordu. Etkili doğum kontrol yöntemlerinden yoksun kadınlar, istemedikleri hamilelikler gerçekleştiğinde kendileri düşük yapmaya çalışarak ya da merdiven altı kürtaj ile hayatlarını tehlikeye

‘Erdoğan Kürdistan’ı da savunabilir MHP’yi de’ – Mücahit Bilici

Sosyolog Mücahit Bilici, AKP iktidarının inşa ettiği yeni uluslaşma sürecini ve dinin bu sürece etkisini Artı Gerçek’ten Nebiye Arı ile konuştu. Türkiye siyasetinde din ne oranda belirleyici? Kürt seçmenin tercihlerinin temel dinamikleri neler? 16 yıllık AKP iktidarının inşa ettiği yeni uluslaşma süreci neler getirdi? Yeni bir tür laiklik mi doğuyor? Bu soruları New York Şehir