Yeni Şafak’tan ayrılan Albayrak: Gazetecilik değil holiganlık yapmanız bekleniyor

Gazeteci Özlem Albayrak, Yeni Şafak’tan istifası üzerine konuyla ilgili açıklama yaptı. Gazetelerin çalışanlarından holiganlık beklediğini belirten Albayrak, bir seçim yapmak zorunda kaldığını ve istifa ettiğini söyledi. Yeni Şafak’tan, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun 9 yıl 8 ay hapse mahkûm edilmesini eleştiren yazısı yayımlanmadığı için istifa eden Özlem Albayrak, gazetesinin kendisinden holiganlık yapmasını istediğini söyledi.

Artık sansürü değil, otosansürü konuşmalıyız – Kültigin Kağan Akbulut

Rapor bu kadar açık bir şekilde ortaya koymuşken otosansürün sebeplerine de derinlemesine bakmak gerek. “İnsanlar korkuyorlar,” deyip geçmek kolay, ancak siyasi atmosferin tamamını ele almadan yapacağımız yorumlar kadük kalacaktır. Uzun zamandır sanat ve sivil toplum alanında büyük çaplı sansür vakalarını pek duymuyoruz. Sanat kurumları ve sivil toplum kuruluşları provokatif, iktidarın ve yandaş medyanın dikkatini çekebilecek

Erkeklik ve “asılmak”

Eski bir iş arkadaşımın tavırlarından deliye dönüp cinsel taciz davasıyla uğraşmamak için karşıma alıp konuştuğumda, bana asılmasına engel olacak tek şeyin hayatımda başka bir erkeğin varlığı olduğunu fark ettim. “Hayır”ı bir cevap olarak kabul etmiyordu. Birkaç hafta önce Hale Sargın’ın Güney Amerika günlüklerinde paylaştığı bir gönderi, uzun zamandır üzerine yazmak istediğim bir konuyu zihnimde tetikledi.

Duyguyu ifade edebilmek ve duygusallığımızla barışmak

Biz kadınlardan her daim güler yüzlü, sevecen ve hoşnut olmamız bekleniyor. Herhangi bir olumsuz hissimizi dış dünyaya yansıttığımızda ise “sorunlu” damgası yiyoruz. Kendini kontrol et. Toparlan. Bunda üzülecek ne var? Buna mı sinirlendin? Benim moralimi de bozuyorsun. Bu cümleler, duygularımızı belli etmememiz gerektiği gerekçesiyle seneler boyunca bana ve diğer kadınlara söylenmiş “uyarı” cümlelerinden yalnızca birkaçı.

100. yılında Akşam’ın tarihine otosansür!

Türkiye’nin en eski gazetesinin yüzyıllık geçmişini Tayyip’e tapınmanın seccadesi haline getirenlerden daha başka ne beklenir? Mesleğine bağlı bir gazeteci, yaşı ne denli ilerlemiş olursa olsun, bir zamanlar genel yayın yönetmenliğini yaptığı gazeteye arada bir göz atmaz mı? Atmasına atar da, eğer o gazete artık insan hakları ve basın özgürlüğü düşmanı bir despotun propaganda aracı haline

Alternatif kültürel alana müdahale

İnternet üzerinden yapılan televizyon ve radyo yayıncılığının RTÜK tarafından denetlenmesi, mart ayında çıkan bir torba yasa ile kabul edilmişti. Şimdilerde ise, RTÜK tarafından hazırlanan yönetmelik taslağı tartışma konusu oldu. Taslak, bir yandan internet üzerinden yayın yapan platformlardan maddi olarak yararlanmayı amaçlasa da, diğer yandan, yüzde 90’ı ele geçirilmiş konvansiyonel medya alanının yanında, henüz kontrol edilemeyen

Masallar, TRT ve hastalıklı zihniyet – Tuba Torun

Ben TRT olsam esas şuna üzülürüm: Bu insanlar böyle bir görüntüyü çocuklara izletebileceğimizi nasıl düşünebilir hale geldiler? Bu kadar mı ileri gittik de böylesi “hastalıklı bir zihin ürünü iftira” atabilecek kadar oldular? Acaba biz onca zaman nasıl hastalıklı zihin ürünü sansürler yaptık, görüntüler izlettik de bu insanlar bu görüntülerin bizim tarafımızdan yayınlanmasını olağanlaştırdı? Tam da

Kaldırılışının 110. yılında sansür her yerde, gazeteci hapiste

24 Temmuz sansürün kaldırılışının 110. yılında TGS, DİSK Basın İş, Basın Konseyi ve TGC sansürün artık her yerde olduğuna vurgu yaptı. 2. meşrutiyetin ilanının ardından ağır baskı altındaki gazeteciler ve matbaacılar sansür memurlarını binalarına sokmayarak fiilen sansürün kaldırılmasını sağladı. ‘Âli Kararname’ ile yürürlüğe giren sansür, 32 yıl sonra resmi olarak kaldırılmış oldu. Bu tarihi olayın