Direnenler kazanıyor Sykes-Picot çöküyor – Mücahit Akgün

Tarihe Kürtleri ve Arapları bölen anlaşma olarak geçen Sykes-Picot’un üzerinden 103 yıl geçti. Ortadoğu’yu cetvelle çizen egemen güçlerin ite kaka yürüttüğü despotik ulus devletçilik günbegün çöküyor. Şimdi insanlığın tüm ilklerine ebelik eden halkların hak, adalet ve özgürlük mücadelesi sonucu tayin ediyor Ortadoğu coğrafyasının dönüm noktalarından biri olan meşhur Sykes-Picot Anlaşması’nın 103. yıldönümü. Üzerine çokça tartışıldı,

Davutoğlu mu dediniz? – Musa Özuğurlu

Gelinen noktada Davutoğlu’nun adı pek anılmıyor ancak bugün Türkiye’nin yaşadığı krizlerin hemen hepsinin altında Davutoğlu imzası vardır. “Esad üç ay içinde devrilecek” diyen, Irak’taki IŞİD için “öfkeli Sünni gençler” nitelemesi yapan, Mısır ile ilişkileri tahrip eden Davutoğlu mu Türkiye’yi yönetecek bir siyasi hareket kuracak? Erdoğan’ın bile daha fazla şansı var Ortadoğu ülkeleri ile ilişkilerin yeniden

Uluslararası ve bölgesel aktörlerin çemberinde Rojava Devriminin çıkış arayışları – Bereket Kar

“Rojava devriminin bugün için yerel, bölgesel ve uluslararası engellerle karşı karşıya kaldığı bir gerçektir. Bu engellerin aşılması yalınızca Rojava devriminin bir sorunu değildir. Bölge halklarının ve devrimci, demokrat ve sosyalist güçlerinin de sorunudur.” BEREKET KAR Sekiz yıllık bir savaştan sonra bölgede gelinen aşama nedir? Gerek bölgesel aktörler, gerek uluslararası, gerekse yerel aktörler ve güçler açısından

IŞİD leviathanı ve bir alternatif – Mücahit Akgün

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) bir zamanlar dehşet saçan IŞİD’in toprak egemenliğini sonlandırmak üzere. Gözler IŞİD sonrasına çevrildi. Merak edilen soru ise IŞİD’in toprak egemenliğinin bitirilmesiyle varlık olarak son bulup bulamayacağı. Bunun için öncelikle IŞİD’in beslendiği ideolojik, kültürel ve sosyolojik zemine bakmak gerekir. Adı sanı bilinmeyen bir yapı nasıl oldu da kısa sürede büyük bir coğrafyada

ABD’nin Ortadoğu’da bölünme siyaseti – İlhan Uzgel

Kimse emperyalizmin asla bölme çabası içinde olamayacağını iddia edemez. ABD Irak işgalinde olduğu gibi açık bir şekilde işgal ediyorsa, bölme de bir siyaset olabilir. Ama Batı’nın belli bir bölgeye yönelik siyasetini yalnızca bölünme endişesi içine hapsetmek, Ortadoğu bölgesinde İsrail karşıtlığıyla birlikte en çok prim yapan, siyasetin çok daha önemli diğer alanlarını gölgeleyen bir söyleme dönüştü.

Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor? – Fehim Taştekin

Türkiye’nin maceracı rüyalarından uyanıp bölgenin yeni dinamiklerini aklıselimle okuması gerekiyor. Bir şeyi izan ile, hak ile anlamak için illa ki her şeyin, “Ben yaptım sen etme” noktasına mı gelmesi gerekiyor. Hevesler köpük köpük. Taşa taşa 2019’a da sıçrıyor. 2016’dan beri Urfa-Antep-Kilis-Hatay hattında tanklar TIR sırtında bir oraya bir buraya sürülüyor. Paçavraya çevirdiği Suriye toprağından bir

Orta Doğu’yu 2019’da ne bekliyor? – Fehim Taştekin

“Orta Doğu’yu 2019’da ne bekliyor” sorusunu, “2018’i nasıl bilirdiniz” sorusuna yanıt vererek başlamak gerekiyor. 2018 yeni yıla müzmin sorunların yanı sıra bir takım yeni eğilimler devretti. ABD’nin Suriye başta olmak üzere bölgedeki askeri profilini düşürme kararı, buna karşın Rusya’nın Suriye’deki müdahaleyle başlayıp genişleyen rolü, AB üyelerinin kendi içine dönmesi, bölgesel ve yerel aktörler arasındaki yeni

“ABD’nin çekilme kararıyla Türkiye’nin operasyon olasılığı daha da azaldı”

ABD’nin çekilme kararı sonrası Trump “Türkiye kökünü kazıyacak” diyerek IŞİD’le “mücadelede” sorumluluğun Ankara’da olduğuna işaret etti. Ancak Ankara’nın gündeminde daha çok Fırat’ın doğusuna yani Demokratik Suriye Güçleri’nin denetimindeki alanlara operasyon var. Peki, Türkiye’nin IŞİD’le “mücadelesinin” sahadaki karşılığı nedir, ne olur? Türkiye üstlendiği ‘sorumluluğun’ altından kalkabilir mi? Fırat’ın doğusuna olası operasyon ne kadar gerçekçi ve mümkün?

Ortadoğu’da kadın direnişleri

Savaş, yoksulluk, baskı ve faşizmin kıskacına alınmaya çalışılan kadınlar, yıl boyunca İran’dan Afganistan’a, Mısır’dan Suudi Arabistan’a kadar erkek egemen yasa ve sistemlere karşı direnişteydi Ataerkil devletin en faşizan halinin yaşandığı 2018, kadınların hakları için sokaklara çıktığı bir yıl oldu. Amerika’dan Arjantin’e, Polonya’dan İran’a kadınlar, sistemlerin dayattığı politikaları kabul etmeyerek “Dünyanın yarısıyız, gökyüzünün hepsini istiyoruz” diyerek

Artık Ortadoğulu olduk! – Ragıp Duran

Tek Adam hükümranlığı, hukuksuzluk, iş cinayetleri, adam kayırma, rüşvet, baskı, alavare dalavere artık Türk Standartları Enstitüsü’nden onaylanmış normlar haline geldi. Merhaba, Bu toplantının duyuru posterinde konu olarak ”Ortadoğu’da Durum” denmiş. Oysa ki Ortadoğu çok geniş bir bölge, çok aktörlü, çok boyutlu ayrıca çok karışık bir bölge. Ortadoğu’nun tümünü bir tek toplantıda ele almak mümkün değil.