‘EVDE KAL’ IN BAZI SOSYO-EKONOMİK SONUÇLARI – Mustafa Durmuş

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Korona  salgını (hız kesmiş olsa da)  hala ciddi boyutlarda devam ediyor. Buna rağmen başta ABD ve Avrupa ülkelerinin hükümetleri 7 haftalık karantinanın ardından ekonomileri yeniden açma hazırlığı içine girdiler. SALGIN DEVAM EDİYOR 3 Mayıs 2020 itibarıyla Koronavirüs vaka sayısı dünyada 3.546,758’i bulurken, günlük vaka sayısı 65,387; günlük ölüm sayısı 2,649

BİZ DURURSAK HAYAT DURUR – Mustafa Durmuş

Dünya işçilerinin “dayanışma ve mücadele günü” olarak tarihe geçen 1 Mayıs, bu yıl Koronavirüs salgını nedeniyle sokaklarda, yığınsal katılımlarla, mitinglerle kutlanamıyor. Ancak bu durum 1 Mayıs’ın işçiler ve emekçiler için en önemli günlerden biri olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bu sefer evlerimizin balkonlarında, pencerelerimizde saat 21.00’de hep birlikte alkışlarla, 1 Mayıs marşını söyleyerek kutlayacak ve belki

KORONA GÜNLERİNDE IMF KİMLER İÇİN ÇARE OLABİLİR? – Mustafa Durmuş

Koronavirüs salgını neo-liberalizmin iflasını sergilerken, kapitalist sistemin kriz dinamiklerini ve çelişkilerini de açığa çıkartarak dünyayı derin bir ekonomik ve finansal krize doğru sürüklüyor. Bir yandan bazı devletler gümrüklerinde birbirlerinin maskelerine, solunum cihazlarına ve tıbbi malzemelerine el koyuyor, diğer yandan da yaygın bir biçimde böyle bir küresel salgınla ancak küresel çapta alınabilecek önlemlerle ve uluslar arası

KORONA GÜNLERİNDE OTORİTER SİYASET VE PİYASACILIK – Mustafa Durmuş

Bir yandan Tekalif-i Milliye Emirleri tek tek okunarak ülkenin adeta bir Kurtuluş Savaşı vermekte olduğu, yani bir savaş hali içinde olduğu algısı yaratılıyor, diğer taraftan hem Korona salgınının kendi, hem de ardından gelen büyük ekonomik kriz ve yıkımla mücadele, büyük sermayenin ve piyasaların talepleri doğrultusunda (devletin de desteğiyle) “bırakınız yapsınlarcı piyasa ekonomisine” (1) terk ediliyor.

TEKALİF-İ MİLLİYE EMİRLERİ VE ELMA İLE PORTAKALI KIYASLAMANIN YANLIŞLIĞI – Mustafa Durmuş

Tekalif-i Milliye Emirleri’nin (Ulusal Vergi Buyrukları) tartışıldığı bugünlerde ortalık toz duman. Konu bazı ulusal TV kanallarında da tartışılıyor. Bu emirler bir yandan bugünlerdeki ulusal bağış kampanyası ile ilişkilendiriliyor, diğer yandan buna karşı çıkılıyor. Kısaca ortada bir bilgi kirliliği var. Doğruyu yanlıştan ayırmanın en sağlıklı yolu ise bu konudaki yapılmış bilimsel çalışmalara başvurmak. Bu konuda Prof.

NE YAPMALI, NASIL YAPMALI?- Koronavirüs Dosyası (7) – Mustafa Durmuş

Bugünden itibaren öncelikli olarak yapılması gereken sağlıklı kalmak ve yaşamı savunmaktır. Bu nedenle Koronavirüs salgını karşısında en az 3-4 hafta evde kalınmalı ve diğer insanlarla ilişkilenme minimuma indirilmeli, fiziki mesafelenme korunmalı. ÖNCE SAĞLIKLI YAŞAM, SONRA EKONOMİ Bu bağlamda gıda, ilaç-medikal malzeme, temizlik ve hijyen malzemesi gibi zorunlu malların üretimini ve bunların insanlara ulaştırılmasını sağlamak için

Prof. Dr. Mustafa Durmuş: Halk sağlığı hayırseverlerin bağışlarıyla korunamaz

Ekonomi-Politikçi Prof. Dr. Mustafa Durmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlattığı ‘Milli Dayanışma Kampanyası’nı Evrensel’e değerlendirdi. Uğur Zengin Koronavirüs salgınının dünya ekonomisini tepetaklak ettiği şu günlerde, kimi ülkeler yurttaşa belli ölçülerde gelir desteği sağlarken, Türkiye’de ücretlilerin geliri piyasaların insafına bırakıldı. Bu noktada kimine göre Türkiye’de hiç olmamış, kimine göre tasfiye edilmiş, kimine göre kadük kalmış ‘sosyal devlet’, yurttaşa

MALİ DESTEK PAKETLERİ (ABD, DANİMARKA, TÜRKİYE)- Koronavirüs Dosyası (6) – Mustafa Durmuş

Korona salgını ve salgının tetiklediği ekonomik krizle mücadele anlamında en büyük parasal kaynağı şu ana kadar ABD ayırdı. Bu ülke aynı zamanda dünyada biyolojik pandemilere karşı en hazır ülke olarak sıralanıyor. Bu sıralama, “Küresel Sağlık Güvenliği Endeksi” adı verilen ve aralarında John Hopkings Kamu Sağlığı Okulu ve The Economist’in de bulunduğu bir grup kuruluş tarafından

KORONA VİRÜSÜ (COVID-19) DOSYASI (4)- Kurtarma paketleri: Faiz indirimleri ve parasal bollaştırma virüsü durdurur mu, ekonomik krizi önler mi? – Mustafa Durmuş

Bir önceki yazımızda hükümetlerin Korona virüsü sonrasında ilk başvurduğu politikalardan birinin para politikaları olduğunu belirtmiştik. Bu kapsamda merkez bankaları aracılığıyla sırasıyla; faiz oranları düşürülüyor, “miktarsal kolaylaştırma” adı altında piyasalardaki tahvil ve bonolar geri satın alınıyor ve böylece piyasaya nakit veriliyor. Ayrıca merkez bankası karşılık oranlarının düşürülmesi, gibi piyasalardaki likiditeyi artırmaya dönük operasyonlar yapılıyor. Nitekim Korona

KORONA VİRÜSÜ (COVID-19) DOSYASI (1)- Nasıl ortaya çıktı, ne kadar önemli? – Mustafa Durmuş

 “Dünya ekonomisindeki durgunluk belirginleşiyor, iklim krizi riski artıyor, gelir ve servet dağılımı adaletsizliği zirvede, otoriter, pro-faşist yönetimler işbaşında, militarizm ve savaşlar hız kesmiyor” derken yeni bir sorunumuz daha oldu: Öldürücü Korona Virüsü ya da bilimsel adıyla COVID-19. Bu virüse karşı acil önlemler olarak; karantina, evlerde tecrit ve zorunlu izinlerin yanı sıra (finans piyasalarındaki kaybı telafi