Yüksek kur sömürüyü artırıyor – Mustafa Durmuş

Geldiğimiz nokta itibariyle, Türkiye toplumu olarak ekonomik, sosyal, politik, ekolojik ve kültürel anlamda tam bir çoklu çöküş halindeyiz. Bu çöküşle birlikte ülke hızla çağdaş demokratik değerlerinden uzaklaşıyor, giderek daha fazla Orta Çağı çağrıştıran gerici uygulamalarla karşılaşıyoruz. Döviz kurundaki hızlı yükseliş bu aralar ekonomideki tartışmaların odağında yer alıyor. Özellikle de son bir haftada gerçekleşen kur artışlarının

Tüketim harcaması: mızrak çuvala sığmıyor – Mustafa Durmuş

İşsizlik, yoksulluk ve beraberinde gelebilecek açlık… Bunlar ne yükseltilen militarizmle körüklenen milliyetçilik, ne de Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla körüklenen siyasal İslamcılık hamleleriyle üzerleri örtülemeyecek kadar büyük ve ekonomik oldukları kadar, sosyal ve siyasal sorunlar. Kamuoyu yoklamaları Türkiye toplumunun işsizlik, hayat pahalılığı ve yoksulluk gibi ekonomik sorunları en yakıcı sorunların başında gördüğünü ortaya koymasına rağmen, çoğunluğumuz (biraz

Uçuyoruz… – Mustafa Durmuş

Ancak bugünü kurtarmak, kısa vadeli hesaplarla ayakta kalabilmek için toplumun geleceğinin feda edilmesinin ekonomik sınırları olduğu kadar, çok ağır politik sonuçları da var. Tarih bunun sayısız örnekleriyle dolu. Bu ayın 16’sında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilk 6 aylık Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmesi Raporu yayınlandı (raporu Bakanlığın sayfasından indirebilmek mümkün).(1) Bu raporu incelerseniz sadece genel

Tarihin en büyük istihdam kaybı yaşanırken meleklerin cinsiyeti tartışılıyor – Mustafa Durmuş

TÜİK’in geçen hafta açıkladığı istihdam ve işsizlik verilerine göre; bu yılın Nisan ayında dar tanımlı işsiz sayısı 3 milyon 775 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puanlık azalış ile yüzde 12,8 seviyesinde gerçekleşti. Diğer yandan işgücü 3 milyon 13 bin kişi (5,7 puan) ve istihdam 2 milyon 585 bin azaldı

Ah be IMF böyle bir günde, böyle bir yazı yakışık almadı… – Mustafa Durmuş

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, Türkiye’nin dört yıl önceki bir darbe girişimini bir kez daha tartıştığı  bir günde, 15 Temmuz 2020 tarihinde, IMF’nin resmi sitesinde “Krizin sonraki aşaması: Esnek, çabuk iyileşen bir ekonomi için acil önlemler” (1) başlıklı bir makale yayınladı. Bu makalede paylaştığı bir tablo çok düşündürücü. Çünkü aşağıda yer alan bu tabloda; aralarında Türkiye’nin

PAKET PAKET ÜSTÜNE – Mustafa Durmuş

Üst üste kurtarma paketleri açıklanıyor. 1 Haziran’dan itibaren uygulamasına başlanılan normalleşme takvimine uygun olarak bu paketlere bir yenisi daha eklendi: Devlet Bankalarından Kredi Paketi. Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıklamasına göre özetle devlet bankaları konut, taşıt, sosyal hayat ve tatil kredisi paketleri sunacaklar. Buna göre; birinci el/sıfır veya ikinci el konut alımlarında 1 yılı ödemesiz 15

‘EVDE KAL’ IN BAZI SOSYO-EKONOMİK SONUÇLARI – Mustafa Durmuş

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Korona  salgını (hız kesmiş olsa da)  hala ciddi boyutlarda devam ediyor. Buna rağmen başta ABD ve Avrupa ülkelerinin hükümetleri 7 haftalık karantinanın ardından ekonomileri yeniden açma hazırlığı içine girdiler. SALGIN DEVAM EDİYOR 3 Mayıs 2020 itibarıyla Koronavirüs vaka sayısı dünyada 3.546,758’i bulurken, günlük vaka sayısı 65,387; günlük ölüm sayısı 2,649

BİZ DURURSAK HAYAT DURUR – Mustafa Durmuş

Dünya işçilerinin “dayanışma ve mücadele günü” olarak tarihe geçen 1 Mayıs, bu yıl Koronavirüs salgını nedeniyle sokaklarda, yığınsal katılımlarla, mitinglerle kutlanamıyor. Ancak bu durum 1 Mayıs’ın işçiler ve emekçiler için en önemli günlerden biri olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bu sefer evlerimizin balkonlarında, pencerelerimizde saat 21.00’de hep birlikte alkışlarla, 1 Mayıs marşını söyleyerek kutlayacak ve belki

KORONA GÜNLERİNDE IMF KİMLER İÇİN ÇARE OLABİLİR? – Mustafa Durmuş

Koronavirüs salgını neo-liberalizmin iflasını sergilerken, kapitalist sistemin kriz dinamiklerini ve çelişkilerini de açığa çıkartarak dünyayı derin bir ekonomik ve finansal krize doğru sürüklüyor. Bir yandan bazı devletler gümrüklerinde birbirlerinin maskelerine, solunum cihazlarına ve tıbbi malzemelerine el koyuyor, diğer yandan da yaygın bir biçimde böyle bir küresel salgınla ancak küresel çapta alınabilecek önlemlerle ve uluslar arası

KORONA GÜNLERİNDE OTORİTER SİYASET VE PİYASACILIK – Mustafa Durmuş

Bir yandan Tekalif-i Milliye Emirleri tek tek okunarak ülkenin adeta bir Kurtuluş Savaşı vermekte olduğu, yani bir savaş hali içinde olduğu algısı yaratılıyor, diğer taraftan hem Korona salgınının kendi, hem de ardından gelen büyük ekonomik kriz ve yıkımla mücadele, büyük sermayenin ve piyasaların talepleri doğrultusunda (devletin de desteğiyle) “bırakınız yapsınlarcı piyasa ekonomisine” (1) terk ediliyor.