‘Ege’nin iki yakası’nı buluşturan şarkılar ve bir festival – Murat Meriç

Söylenecek söz çok elbette ama gün, güzel şeylerden söz açma günü. “Ege’nin iki yakası”ndan söz etmişken, bu iki yakayı birleştirmek üzere yola çıkan bir oluşumu ıskalamak olmaz. Bu hafta bir vuslata tanık olacağız aslında: Yöresinde efsane olarak anılan Çeşme Festivali, 25 yıllık zorunlu bir aranın ardından geri dönüyor. “Ege’nin iki yakası” dediğimizde aklımıza gelen, hayat

Ankara’yı hatırlatan albüm: Güzel Günler Göreceğiz – Murat Meriç

Güzel Günler Göreceğiz, Büyükgönenç’in eski kayıtlarından oluşan bir albüm aslında. 12 Eylül 1980’de yapılan darbe, onun dinleyiciyle buluşmasını geciktiriyor. Dokuz yıl sonra yayımlandığında, etkisinden ve güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş şarkılarla karşılaşıyor dinleyici –ki bugün dinlediğimizde de aynı etkiyi hissetmek mümkün: Bir yanıyla eski ama sanki dün yapılmış gibi. Zamansız bir albüm. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da eskileri

Yıllar sonra iki şahane kavuşma: Caz Vapuru ve Mozaik – Murat Meriç

İstanbul Caz Festivali’nde önemli konserlerin hepsi yapıldı belki ama festivale son dakikada dahil olmak, bu yıla mahsus sürprizlerin hiç olmazsa ikisini ıskalamamak istiyorsanız henüz geç kalmış değilsiniz. İstanbul’u güzel kılan şeylerden biri müzik. Şehrin her yerine sinen notaları takip ederseniz her noktasını anlatan, yaşananları porte üzerine sabitleyen bir şarkı bulabilirsiniz. Düzenlenen festivaller ve konserler, bir

‘Fabrika Kızı’ndan ‘Ethem’in Sessiz Çığlığı’na Alpay – Murat Meriç

Bir yanda onu devlete ihbar eden “sayın muhbir vatandaş”, diğer yanda hâlâ dimdik duran Alpay. “Fabrika Kızı”ndan “Ethem’in Sessiz Çığlığı”na uzanan yolda hiçbir zaman taviz vermedi, her dem istediği şarkıları söyledi. Belli ki bundan sonra da bunları söylemeye devam edecek. 1970 yılında yayımlanan, bütün ezberleri bozan bir 45’lik plakla başlayayım söze: Alpay’ın sesinden dinleyiciye ulaşan,

Artı Eksi 365… Ezhel, Gazapizm, Eypio… 2018 rap’in yılı oldu

2018 ve 2019 ‘Artı Eksi 365’te konuşuluyor… Bu bölümde müzik yazarı Murat Meriç ve gazeteci Işıl Çalışkan müziği tartışıyor. Gündemleri rap müziğin yükselişi, saygı albümleri ve cover çılgınlığı! Kaynak: Gazete Duvar

Bir tuhaf tartışma: Mazhar Alanson ve ‘Yandım’ meselesi – Murat Meriç

Mazhar’ın durup dururken bunu gündeme getirmesini ters bulanlar var. Oysa gündeme getiren Alanson değil, bunu haber yapanlar ve sonrasında bunun üzerinden tartışma başlatanlar. Bunların bir kısmı durumu güne uyarlıyor ve “iktidara yakınlaşma çabası” olarak nitelendiriyor ama ortada AKP yokken de Mazhar bunu söylüyordu. Dahası, iktidara zaten yakındı. AKP iktidarına değil, genel olarak “iktidar”a. Mazhar Alanson,

‘Çav Bella’nın ‘öteki’ hâlleri – Murat Meriç

Perşembe günü Hilal Cebeci yeni klibini yayımladı ve herkes buna odaklandı. Üzerine konuşulmayacak gibi değil zira durup dururken hiç alakası olmayan birinden “Bella Ciao” dinlemek tuhaf. Üstelik ödenmiş onca bedel varken… Şüphesiz herkes her şeyi söylemekte özgür, kimseye karışamayız ama söylenen şarkının neyi anlattığına dikkat etmek, vurguyu biraz da buna yapmak gerekiyor. Geçtiğimiz yıl bugünlerde

Muhalif sanatçılar, yandaş medya ve kültürel hegemonyasını yitiren sol

Geçmişte solun kanaat önderleri olarak tanımlayabileceğimiz muhalif müzisyenlerin ezici bir çoğunluğu mevcut piyasa koşullarında ve ülkedeki siyasal iklimde muhalif kimliklerini yitirmiştir. Muhalif duruşundan taviz vermek istemeyenlerin ise genel olarak kendini yenileyemediği, geçmişin mirası üzerinden kendine bir kimlik oluşturduğu görülmektedir. Bütün bunlar ülkemiz sanatının gerçeğidir. Geçtiğimiz hafta BirGün Pazar’da müzik dünyasını ilgilendiren önemli bir tartışma vardı.

Bir gün mutlaka! – Murat Meriç

Barış şarkıları üzerine çok yazdım, barışı anlatan dizeleri bu yazılar aracılığıyla insanlara aktarmaya çalıştım. Temennim, insanlığın temennisi. Henüz görmedik ama savaşların olmadığı bir dünyada barış içinde bir arada yaşamak çok zor değil. Halkların birbirine sataşmadan yan yana saf tuttuğunu (Cem Karaca’nın deyişiyle) mutlaka göreceğiz –ki aslında halklar açısından sorun yok. Sorun yukarıda. 1975 yılında yayımlanan

Belgelerin elimizde Turgut Abi, rahat ol…

Seni özleyeceğiz Turgut Abi. Belgelerin elimizde. Onlara çok iyi bakacağız, rahat ol. Yavuz’a, “Asit” Orhan’a ve diğer arkadaşlarımıza selam söyle… Ankara’da geçen üniversite yıllarımda başucumdan ayırmadığım kitaplardan biri, Camille Paglia’nın “Cinsellik ve Şiddet, ya da Doğa ve Sanat”ı. 1996 yılında İyi Şeyler Yayıncılık tarafından yayımlanmıştı ve ben başlığından ziyade kapağındaki kibrit çöpüne kanarak almıştım. Okuduğum