Sezar, açlık oyunları ve Kürtler – Fehim Taştekin

TEV-DEM’in tavrı, Şam’a bölgenin statüsüne yönelik cesur adımlar atması için sunulmuş bir açık çek olarak da okunabilir. Her halükarda yaptırımlar Suriye devletini yıpratacaktır. Buna karşın stratejik yer altı ve yer üstü varlıklarını kontrol eden Kürtler yaptırımların etkisine kapılmazsa Şam’la olası pazarlık sürecinde daha avantajlı bir konuma gelebilir. Sezar Yasası, Amerikan müdahaleciliğinin yeni bir açlık oyunu.

Dizinizi Kürtlerin boğazından çekin! – Mehmet Uğur

Kürtleri terörle özdeşleştiren AKP rejimine, buna sessiz kalan veya destek veren muhalefet partilerine şu mesajı verebiliriz: Dizinizi Kürtlerin boğazından çekin – onlar ayırımcılıktan boğulurken biz de nefes alamıyoruz! Bu mesaj hem mümkün hem de gereklidir. Yaklaşık dört yıl önce,  Kürt illerinin üzerindeki yıkım dumanları hala havadayken, “Kürt Halkına Dokunma!” başlıklı bir yazı yazmış ve Türkiye

Siyahlar, Kürtler ve faşistler – Metin Yeğin

Tek tesadüf iki fotoğrafın yan yana gelmesi, yoksa gerisi değil. Ernest Mandel, burjuvazinin ortadan kaldıramadığı iki şeyden bahsediyordu: Sömürgecilik ve proletarya. -Onların sırtındaydı burjuvazi zaten- Bu yüzden hiç tesadüf değil, ABD’de siyahların, bu topraklarda, Kürtlerin kolayca öldürülebilmesi. Durun bir dakika. Yazıya başlamadan önce fotoğrafa, dikkatlice bakın. Pazar günü Gazete Duvar’ın timeline’ında, haber akışı sürüklenişi ile

Kürtler dün de yalnızdı, bugün de yalnız… – Hasan Cemal

Hayatı boyunca acılarla beslenerek bugünlere dimdik gelmiş bir Kürt kadını… Ayla Akat Ata. Hayatı boyunca acılarla beslenerek bugünlere dimdik gelmiş bir Kürt kadını… Diyarbakır‘da, yine demir parmaklık arkasındaydı… Bu kaçıncı hapsi, kaçıncı alıkonuşuydu kim bilir… Acılar hayatının ayrılmaz bir parçası olmuş Ayla Akat’ın. Diyarbakır’da daha gencecik bir üniversite öğrencisiyken gözaltında yaşadığı işkenceleri yıllar önce kendi ağzından dinlemiştim.

Kürtlerin olmadığı bir demokrasi masası kurulabilir mi? – Koray Düzgören

Demokrasi mücadelesinin konuşulacağı her masada Kürtlerin, HDP’nin mutlaka bir yeri olacaktır. Onlar olmadan hiçbir masanın, ittifakın, cephenin başarı şansı yoktur. Bir masa edebiyatıdır gidiyor. Biliyorsunuz bir barış masası vardı. Kürt meselesinin barışçı çözümü için büyük umutlarla başlatılan İmralı süreci ve bu amaç doğrultusundaki çabaları ifade eden bir tanımlamaydı. Bu çabalar sonucunda oluşturulan demokrasi deklarasyonunun 28

Kürtlere özerklik sözü ne zaman verildi? – Mehmet Can

Demokrasi denen şey bir bütün olarak gerçekleşmesi gereken bir şeydir. Amasya ve Sivas kongrelerinde Kürtler için özerklik bahsi geçiyor, fakat Lozan’da bu konu konuşulmuyor. Protokolde geçmiş, unutmamak gerekir ki protokoller imzalanır, gerçek imzalar atılmaz. Türk egemenleri de bunu yapmıştır. Protokoller ön antlaşmadır. Gerçek antlaşmalar değildir. Ön antlaşmalar, sürecin başında her iki tarafın da kabul ettiği

Ermenistan devletinin kuruluşu Kürtlerin aleyhine miydi? – Feyzi Çelik

Kürtlerin yoğun yaşadıkları bölgelerde Büyük Ermenistan kurulacağı tezi ile “İslam kardeşliği” adı altında Ermeni korkusu yaratarak Kürtlerin kendilerine bağımlı kalmalarını amaçlamışlardır. Böylece, Kürtler Türk devleti ile birlikteliği bağımsızlığa tercih etmek durumunda kalmışlardır. Diyelim ki, Ermenistan devleti kuruldu. Kurulan bu devlet Kürtlerin varlığı için tehlike olabilir miydi? Fırat Aydınkaya’nın Ermeni Soykırımı’nda Kürtlerin rolü konusundaki yazısına itiraz edenlerin sarıldığı

Hasip Kaplan: Kürt halkının statüsü açık ve net konuşulmalıdır – Jinda Zekioğlu

Meclisin ve siyaset sahnesinin tecrübeli ismi Hasip Kaplan, bir süredir sürgünde. Almanya’da yaşayan Kaplan ile hem geçmişin üzerinden geçtik hem de gündeme dair fikirlerini konuştuk. Kaplan, “Kürtler birliğe ve öz güçlerine her şeyden çok önem vermek zorundalar. Diplomasi ve siyaset tarzlarını değiştirmek zorundalar. Yeniden, parlamenter demokraside Kürt halkının statüsü açık ve net konuşulmalıdır. Sorun Kürtlerde

‘Türkiye bir eksen kayması değil, savrulma yaşıyor’

Mart ayında yaşanan siyasi gelişmeler Corona virüsü salgınının gölgesinde kalırken, Gazete Karınca’dan Altan Sancar mikrofonunu Siyaset Bilimci Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek’e uzatarak, Ali Babacan’ın kurucusu olduğu yeni partiyi ve Türkiye’nin dış politikası üzerine söyleşti. Türkiye Corona virüsü salgınına odaklanırken, geçtiğimiz günlerin iki önemli gelişmesi kamuoyunda tartışılacak alanı yeteri kadar bulamadı. 5 Mart’ta Moskova’da gerçekleştirilen

HRW: Demokraside erozyon sürüyor, özellikle Kürtler ve LGBTİ+’lar hedefte

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün son raporuna göre Türkiye’de son dört yıldır hukukun üstünlüğü ve demokrasi alanlarında ciddi bir erozyon yaşanıyor. Kürtler ve LGBTİ+’ların hedefte olduğu vurgulanan raporda, 100’ü aşkın gazetecinin hapiste olduğu, gözaltında işkence uygulandığı ve HDP’li belediyelere kayyum atandığı belirtiliyor. Dünyada insan haklarının durumunu mercek altına alan İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch