Sanat eleştirisinde neredeyiz? Platform ihtiyacının gerekliliği… – Kültigin Kağan Akbulut

Sermayeden, kurumlardan ve aktörlerden bağımsız bir sanat yayını nasıl kurulabilir? Online yayıncılık gelişirken sanat yazarlarının ne gibi bir görevi var? Türkiye’de güncel sanat konuşulmaya başlandığında en başa konulan meselelerden biri de sanat eleştirisinin eksikliği. Eleştiriden kasıt da tabii ki günceli yakalayan, yeni tartışma olanakları yaratan ve bağımsız bir alan açan eleştirinin eksikliği. Tamamen yok diyemeyiz

Çernobil’in sesleri – Kültigin Kağan Akbulut

HBO’nun yayınladığı mini dizi Çernobil sayesinde nükleerin tehlikesi tekrar gündeme gelmiş oldu. Önümüzdeki hafta son bölümü yayınlanacak dizi Çernobil, patlama anını başlangıç alarak sonraki süreci izleyicinin karşısına getiriyor. Dizinin özellikle teknik meseleleri anlatan bölümleri kayıtlara dayanarak hazırlandığı için felaketin ayrıntılarını hatırlamayan genç kuşak için bilgilendirici bir dizi oluyor. Hatta sosyal medyada Rusya, Ukrayna, Belarus kökenli

Artık sansürü değil, otosansürü konuşmalıyız – Kültigin Kağan Akbulut

Rapor bu kadar açık bir şekilde ortaya koymuşken otosansürün sebeplerine de derinlemesine bakmak gerek. “İnsanlar korkuyorlar,” deyip geçmek kolay, ancak siyasi atmosferin tamamını ele almadan yapacağımız yorumlar kadük kalacaktır. Uzun zamandır sanat ve sivil toplum alanında büyük çaplı sansür vakalarını pek duymuyoruz. Sanat kurumları ve sivil toplum kuruluşları provokatif, iktidarın ve yandaş medyanın dikkatini çekebilecek

Başka bir sanat… Mümkün ama nasıl? – Kültigin Kağan Akbulut

‘Başka Bir Sanat Mümkün mü?’ benzer görüşlerin yer aldığı, tek bir okuma üzerinden giden bir çalışma değil. Karşıt sayabileceğimiz görüşler, sanat ve sanat tarihi anlayışları kitapta yer alıyor. Bu da kitabın kuvvetli yönlerinde. Bu pazartesi akşamı Contemporary İstanbul sanat fuarına alternatif olarak yola çıkan Artweeks @Akaretler etkinliğinin ikinci edisyonunun açılışına katıldım. Öner Kocabeyoğlu’nun koleksiyonundan derlenen

Resimler nasıl okunur? – Kültigin Kağan Akbulut

Sanat tarihinde yer edinmiş resimleri okumak, analiz etmek hiç olmadığı kadar popüler. Zerrin İren Boynudelik’in “Bu resim ne anlatıyor?” serisi literatüre Türkiye’den önemli bir katkı. Ancak bu resim çözümleme merakı nasıl bir sanat anlayışı inşa ediyor? 90’ların sonu ya da 2000’li yılların başı olmalı. Ana akım yayıncılık anlayışı son demlerini yaşıyor. Kim olduğunu hatırlamıyorum, ancak

Çalıkuşu’ndan sanatçı-öğretmenlere: Gazi Resim-İş’e bakış – Kültigin Kağan Akbulut

SALT Galata’da yer alan İdealist Mektep, Üretken Atölye sergisi Türkiye modernleşmesinin önemli parçalarından Gazi Resim-İş bölümünü ele alıyor. Seni bilmem ama ben usandım, mucizeler memleketi vatandaşı olarak yaşamaktan… Hem mucizeden mucizeye hopluyoruz, hem kıçımızda donumuz yok. Bozkırdaki Çekirdek, Kemal Tahir Yeni Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk geçen ay katıldığı bir televizyon programında Köy Enstitüleri’nin devam

Tarlabaşı’nın queer dönüşümü

Tarlabaşı’nda yeni mekanlarında çalışmaya başlayan Dramaqueer Sanat Kolektifi queer alanda çalışan sanatçılar için önemli bir mekana dönüşebilir. Kolektifin ilk sergisi de Tarlabaşı’nın dönüşümünü tersine çeviriyor. Türkiye’de queer alanda sanat üretimleri farklı kanallardan akıyor. Özellikle edebiyat ve güncel sanat üzerinden yıl boyunca çeşitli örneklerle karşılaşıyoruz. En son Onur Haftası süresince İstanbul Kıraathane Edebiyat Evi’nde gördüğümüz SINIR/SIZ

Galatasaray Lisesi’nden Cumartesi Anneleri’ne – Kültigin Kağan Akbulut

Galatasaray Lisesi’nden mezun sanatçı Göktürk açısından, Cumartesi Anneleri bir yandan geçmişine dair yüzleşmekte zorlandığı bir imge; diğer yandan da sanatçının resmini tamamlarken 700’üncü toplantıya yapılan saldırı ülkeye dair birçok meselenin halen yerli yerinde durduğunu gösteriyor. Göktürk’le Cumartesi resmini konuştuk. Pera Müzesi, Galatasaray Lisesi’nin kuruluşunun 150’nci yılı kapsamında bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Çelenk Bafra’nın küratörlüğünü

Ekonomik kriz ve bitmeyen OHAL koşullarında sanat – Kültigin Kağan Akbulut

Bankalar ve holdingler tarafından desteklenen birçok kurum, ülkedeki tüm kurumlar gibi bütçelerini gözden geçiriyor ve kısıtlamalara gidiyor. TL’nin değer kaybetmesi nedeniyle yurt dışından sanatçı çağırmak, uluslararası kurumlarla işbirliği yapmak daha da zorlaşacak. Küçük ve orta ölçekli kurumların, en başta da galerilerin uzun süredir yaşadığı sıkıntı daha da büyüyecek. Galeriler mekanlarını nasıl açık tutacaklarının derdinde. Ekonomik