Abdullah Aysu: Tarımda dünya kapitalizminin denek noktasıyız

Çiftçi-Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu’ya göre büyük şirketler tarım ve gıdayı kontrollerine aldı ve şimdi de yönetimi ele geçirmek istiyor. Şimdilik ertelenen ama iktidar tarafından sonbaharda tekrar gündeme getirilmesi beklenen Tarımda Milli Birlik Projesi’nin Tarım ve Orman Bakanlığı’nın dolaylı olarak özelleştirilmesi ve şirketlerin kontrolüne geçirilmesi anlamına geldiğini söyleyen Aysu’ya göre, üretici ve tüketici için tek

Vergiyi tabana yaymak!-Fikret Başkaya

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak belirli aralıklarla ‘ekonomik program’ ilan ediyor. Her ilanın ardından dolar kuru, faizler ve enflasyon tırmanışa geçiyor. Geçtiğimiz günlerde [1 Nisan] bir program daha açıkladı ve dolar yükselişe geçti… Tabii dolar yükselince başkaları da peşinden gidiyor… Türkiye ekonomisinin temeli 1980, ünlü 24 Ocak Kararları ve onu tamamlayan 12 Eylül Amerikancı-NATO’cu

Kapitalizmin asli siyasal aparatlarından biri olarak yoksul – Aydın Ördek

Yoksulu ve onun dengi varsılı her toplumsal formasyonda hayat bulacak kadar sürekli kılan nedir, yoksul neden ortadan kalkmamış, yoksulluk neden son bulmamıştır? Bunun gibi varsıllık, zenginlik neden sonlanmamaktadır? Yoksul ve yoksulluk günümüz toplumlarını ve başlıca sorunlarını kavramak için anaakım iktisatçılar, toplumbilimciler tarafından sıkça ele alınan, kullanılan fenomen ve kavramlardır. Anaakım toplumsal bilim bir fenomeni görmezden

Plazalardan Ege köylerine…

Aslansın, kaplansın, Bill Gates yaptıysa sen de yaparsın, yedi adımda CEO olursun, 10 adımda köşeyi dönersin… Veriyorlar gazı millete; sonra devren kiralık kafe… Bir önceki yazımda sistemin yabancılaştırdığı beyaz yakalıların küçük sahil kasabalarında kafe açma hayallerini ele alırken kapitalist sömürü düzeninden bunalanların çareyi kapitalist olmakta, yani bizzat sömüren tarafa geçmekte, arıyor olmalarının kritiğini yapmıştım. Gelen

Tarihin gelmiş geçmiş en zengin insanı Jacob Fugger’in hikayesi – Tonguç Karahan

15.asırda servetinin bugünkü karşılığı 400 milyar doları bulan Jakob Fugger’in hikayesi eşitsizlik ve sömürüye dayalı kapitalizmin tarihini anlatıyor. 1459’da Almanya’nın Augsburg kentinde doğan Jakob Fugger, dünyanın gelmiş geçmiş en zengin insanı. Fugger’in sahip olduğu servetin günümüzdeki karşılığı 400 milyar dolar. Yaşadığı dönem Avrupa ve dünya siyasetine ayar verip, imparatorları, papaları borçlandıran Fugger’in bu muazzam servet

Haftada 39 saatten fazla mı çalışıyorsunuz? İşiniz sizi öldürüyor olabilir – Peter Fleming

Uzun saatler, stres ve hareketsizlik sağlığımız için kötü; yine de her zamankinden daha sıkı çalışıyoruz. Buna karşı koyma zamanımız gelmedi mi? Yeni bir stajyer grubu yakın zamanda New York’taki Barclays’e vardıklarında, e-postalarının gelen kutusunda kısa bir notla karşılaştı. Mesaj bankadaki süpervizörlerindendi ve “Ormana hoşgeldiniz” başlığını taşıyordu. Devamı ise şöyleydi: “Ofise bir yastık getirmenizi öneririm. Çalışma masanızın

David Harvey: Neo-liberalizm neo-faşizmin istismarına açık kitle tabanı yaratıyor

David Harvey: “Neo-liberal proje hala hayatta ve iyi durumda. Sorun şu ki, neo-liberalizm artık kitlelerin rızasını aramıyor. Meşruiyetini kaybetti. [Daha önce] neo-liberalizmin devlet otoriterliği ile bir ittifak içine girmeden hayatta kalamayacağını işaret etmiştim. Şimdi neo-faşizmle bir ittifak yolunda ilerliyor.” Çeviri: SiyasiHaber Ünlü Marksist kuramcı David Harvey, The Wire ile yaptığı röportajda, neo-liberal projenin yarattığı sorunlar ile popülist

Kapitalizmin çevrecileri şaşkın

İklim değişikliğinin etkilerinin sıklıkla görülmeye başlandığı son yıllarda, ‘çevreciler’ olarak nitelenen bazı yapılar alternatif çözümler ararken, kendi aralarında da anlaşmazlık yaşadıkları belirtildi. Bilim insanları, gezegende yaşanacak büyük felaketlere engel olabilmek için küresel ısınmanın 1.5 dereceyi geçmemesi konusunda tüm dünyayı uyarıyor. Çoktan aşılmış olan bu sınır için havanda su dövülen bazı fikirler ortaya atılıyor. Bu fikirlerden

Marksizm ve Doğal Sınırlar: Ekolojik Bir Eleştiri ve Bir Yeniden İnşa Denemesi – Ted Benton

Soldaki pek çok kişi “yeşil” ve sosyalist perspektiflerin yeniden birleştirilmesine bir umut kaynağı olarak bakıyor. Bunda haklı olduklarına inanıyor, bu umudu paylaşıyorum. Ancak, Yeşil siyaset ve kültür hareketleri içinde bazı önemli akımlar (anladıkları şekliyle) sosyalizme husumet beslerken, sosyalist solun ekolojik siyasetin yükselişine karşı verdiği tepkinin büyük ölçüde netlikten uzak olduğu da bir vakıa.[1] Ben bu yazıda

Kapitalizm öldürür

Küresel ısınmayla birlikte yaşanan iklim değişikliği gün geçtikçe kendini daha çok hiassettirmeye devam ederken, yetkililerin iklim değişikliği karşısında hala ciddi önlemler almamasına yönelik tepkiler büyüyor. Dün eş zamanlı olarak İsviçre’nin Cenevre, Zürih, Bern, Fribourg, Delemont ve Lozan kentlerinde alanlara çıkan onbinlerce insan, “İklimi değil sistemi değiştirin” dedi. “İklimi değil, sistemi değiştirin”, “Gezegenimizi kurtarın”, “Biz iklimden