‘Bizler, devletin almadığı önlemler yüzünden hayatımızdan olmayacağız’

Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultay Bileşenleri olan kadın örgütleri, kadına yönelik şiddete karşı acil önlem/eylem planı oluşturulması için bir kampanya başlattı. 91 kadın örgütünün imzacısı olduğu kampanya metninde “Kadına yönelik şiddetle mücadelede muhatabımız yalnızca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı değil, İstanbul Sözleşmesi’nin öngördüğü üzere koordinasyon içinde çalışması gereken İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı

Erkekliğin erkekleri – Gülfer Akkaya

Pandemi siyasi fırsata çevrilip, pandemi nedeniyle sokaklara çıkmayacağımız zannedilmesin. İktidar sesimiz duymazsa biz yine fiziki mesafeyi, pandemi kurallarını gözeterek sokaklara çıkacağız. Dün (20 Mayıs) Kadıköy’de yapılacak “Çocuk istismarının affı olmaz! İstanbul Sözleşmesini ve 6284’ü uygula!” eylemimize katılmak için evden çıktım. Bir şey eksik olmasın diye saatler öncesinden cüzdanımı, çantamı, maskemi, her ne lazım olacaksa hepsini

Erkekliğin erkekleri – Gülfer Akkaya

“Pandemi siyasi fırsata çevrilip, pandemi nedeniyle sokaklara çıkmayacağımız zannedilmesin. İktidar sesimiz duymazsa biz yine fiziki mesafeyi, pandemi kurallarını gözeterek sokaklara çıkacağız.” Dün (20 Mayıs) Kadıköy’de yapılacak “Çocuk istismarının affı olmaz! İstanbul Sözleşmesini ve 6284’ü uygula!” eylemimize katılmak için evden çıktım. Bir şey eksik olmasın diye saatler öncesinden cüzdanımı, çantamı, maskemi, her ne lazım olacaksa hepsini

İstanbul Sözleşmesi karşıtı lobiye zorunlu cevap-4: Aile kanunumuzu Avrupa, futbolu FİFA belirliyor! – Berrin Sönmez

Kadına yönelik şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadele yöntemlerine sıra gelince “aile kanunumuzu Avrupa belirliyor” diyenler, FİFA tarafından belirlenen ölçütlere sahip futbol kulüplerinin taraftarı olmaktan alınganlık göstermezler. Bankacılık işlemleri de yaparlar aynı şekilde küresel kurallarla. Trafik kurallarımızın yabancılığı dert değil onlara. Hiç duyulmaz “ülkemizin ulaşımını Avrupa belirliyor” yakınması. Aile Akademisi’nin “On maddede

İstanbul Sözleşmesi karşıtı lobiye zorunlu cevap-3: Devlet veri toplamıyor, şeffaf paylaşım yapmıyor – Berrin Sönmez

Veri ihtiyacını karşılamak için kadın örgütlerinin medya haberleriyle sınırlı kalmaktan başka şansı olmayan listelerini izlemeliyiz. Ancak şiddet olaylarının basına ne ölçüde yansıdığı da şüpheli ve o nedenle bu listeler de tek ölçüt olmasına rağmen güvenilir olamıyor, maalesef. Örneğin herkesin hatırında kalanlardan Emine Bulut cinayetini düşünelim. Aile Akademisi’nin “On maddede İstanbul Sözleşmesi neden iptal edilmeli?” başlıklı

İstanbul Sözleşmesi karşıtı lobiye zorunlu cevap-1: ‘Hanım hanımcık’ uğraşlar olmasın – Berrin Sönmez

İktidarı ve sağ siyaseti etkileyerek İstanbul Sözleşmesi’ni karalayan ve iptal tehlikesi yaratan önyargıları, çarpıtmaları ve art niyetleri görünür kılmak gerekti. Aile Akademisi isimli sivil toplum örgütünün ’10 maddede İstanbul Sözleşmesi neden iptal edilmeli’ başlıklı metnindeki maddeleri teker teker inceleyerek, kişisel değerlerdirmelerimi okur takdirine bırakacağım. Cinsiyet temelli şiddetle mücadele alanında hazırlanmış İstanbul Sözleşmesi bu çerçevede imzacı

AB’den Ülkelere Çağrı: Kadın Haklarını Etkin Şekilde Koruyun

Çağrıda, “Avrupa’da hiçbir ülke, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamış değil; aile içi şiddet sürüyor.” vurgusu yapıldı. Avrupa Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü (EIGE) ve AB Temel Haklar Ajansı, AB’ye ve üye devletlere, koronavirüs salgınını kadın haklarının etkin şekilde korunmasına yönelik çabalara hız kazandırılması için bir fırsat olarak kullanmaları doğrultusunda çağrı yaptı. Çağrıda şöyle denildi: “Koronavirüs dolayısıyla dışarıya

İstanbul Sözleşmesi: Yıl 2020, neyi tartışıyoruz – Nergis Demirkaya

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Canan Kalsın, İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili, “Ben 1-2 madde üzerinden yanlış algı yaratılmasını doğru bulmuyorum. Orada muhafazakar kadınlar da, göçmen kadınlar da, dini inanışlarla alakalı koruma maddeleri de var. Körün fili tarifi gibi birkaç maddenin bağlamından kopartılarak anlatılmasının yanlış ve hesaplı olduğunu düşünüyorum” dedi. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği

‘Haksız tahrik indirimi bir erkeklik indirimidir’

Geçen hafta kadın davalarındaki yargı pratikleri, Özgür Arduç’un Ceren Özdemir’i öldürmesi, “Erk’ek’ şiddetiyle mücadele” konulu sempozyum, iki feminist Duygu Asena ve Şirin Tekeli… Üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin dava geçen hafta görülen son duruşmada karara bağlandı. Mahkeme tutuklu sanık Berk Akand‘a cinayete yardımdan 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti diğer tutuklu sanık Çağatay

Polis ve yargı kadın cinayetlerini görmüyor

Boşandığı erkek tarafından katledilen Ayşe Tuba Arslan’ın, katili hakkında 23 kez suç duyurusunda bulunmasına rağmen erkek hakkında hiçbir işlem yapılmaması kamu görevlilerinin sorumsuzluğunu gündeme getirdi. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Şimşek, “Önlem almayan kamu görevlilerinin ‘görevi ihmal’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlarından ceza alması gerekiyor” dedi. Boşandığı erkek tarafından katledilen Ayşe Tuba Arslan’ın