İklim Krizi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği – Menekşe Kızıldere

Kadınlar eşit ve özgür olmayan ve haklarına ulaşamayan bu güç hiyerarşisinin tabanında yer aldığı için iklim değişikliğinin etkilerinden erkeklere oranla daha fazla etkileniyor. İklim değişikliği şüphesiz günümüzün en büyük krizidir. Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltım Dairesi (United Nations Office for Disaster Risk Reduction /UNDRR) doğal afet diye tanımlanan olayları doğadaki tehlikeler (hazards) sosyo-ekonomik koşullara bağlı

Paris Anlaşması’ndan çekilmeye hazırlanan ABD’de iklim krizine bakış

Trump yönetimi Paris Anlaşması’ndan çekilmek için resmi başvuruyu yaptı. Ancak eyaletler farklı adımlar atıyor. İklim krizi 2020 başkanlık seçimlerinin de kilit noktalarından olacak. *“Paris Anlaşması iptal edilmesin” kampanyası görseli. Trump “iklim değişikliği bir kandırmaca” diyor. ABD’de Donald Trump Yönetimi, Paris Anlaşması’ndan çekilmek için ilgili BM’ye resmi başvurusunu dün itibarıyla sundu. BM’ye sunulan bu talep bugün işleme

İklim değişikliği neden pazarda çözülmeyecek?

İklim krizini bireysel tüketicilerin omuzlarında çözme görevi üstlenerek, yüzde 100 sorumluluğu yaklaşık 5 milyar yetişkin bireye etkin bir şekilde bölüp her tüketiciye minicik bir sorumluluk kıymığı bırakıyoruz. Halbuki, her birey tüketiminin ihtiyaç ve isteklerine uyduğundan emin olmaktan yüzde 100 sorumludur. Mads Nordmo Arnestad Hepimiz bir plastik torbayı geri dönüştürürsek bu malzemeyi 28 bin 906 park

İklim krizine karşı tarım enstitüsü

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliği nedeniyle gelecekte olabilecek kuraklığa karşı yurttaşları bilgilendirmek ve tarımda doğru yöntemleri uygulamalı olarak anlatmak amacıyla eğitim ve araştırma enstitüsü kuruyor. Sasalı Doğal Yaşam Parkı’nın içinde 15 bin metrekarelik alanda yer alacak enstitüde uygulama seraları da olacak. İzmir Doğal Yaşam Parkı’nın doğu bölümünde, 15 bin metrekarelik alanda yer alacak “Sasalı İklime

İklim krizi en çok yoksulları etkileyecek

Polen Ekoloji aktivistlerinden Cemil Aksu, dünyanın temel sorunlarından olan iklim krizine karşı verilen mücadelenin, toplumdaki diğer adaletsizliklere karşı verilen mücadelelerle birleştirilmek zorunda olduğunu söyledi Eylül ayında yapılan küresel iklim grevi, dünyayı bekleyen iklim felaketini bir kez daha insanlığın temel gündemlerinden biri haline getirdi. Dünyada milyonlarca insan sokağa çıkarak, hükümetlerin ve devletlerarası organizasyonların bu soruna köklü

İklim Krizi ve Ekolojik Yıkım: Yeryüzü Kardeşliği İçin Eko-Sosyalizm – Volkan Yaraşır

Yeni yapılan araştırmalarda yarım yüz yıllık bir projeksiyondan sonra yeryüzü ortalama sıcaklığının 4 derece artabileceği bildirildi. Böylesine bir gelişme bugünkü yeryüzü eko sisteminin bütünüyle farklılaşması anlamına gelmektedir. Metamorfoza uğramış ekosistem üzerine düşünmek bile korkunçtur. Kapitalizmin yapısal krizi, kriz senkronları biçiminde kendini dışa vuruyor. Kriz yalnızca ekonomik kriz değil, aynı zamanda emperyal özneler arası hegemonya krizi,

Michael Mansfield QC: Et Tüketimi Bir Doğa Katliamı Sayılmalıdır

Britanya’nın en önemli hukukçularından Michael Mansfield soykırım ve insanlığa karşı işlenen diğer suçlar gibi et tüketiminin de çevre katliamı (ecocide) kapsamında suç sayılabileceğini söyledi. Britanya’nın en önemli hukukçularından Michael Mansfield QC* hükümetlerin, doğayı yasal olmayan bir şekilde yok etmesine karşı daha sıkı yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine inanıyor ve gelecekte et tüketiminin de yasaklanabileceğini söylüyor. Mansfield,

Çocukların meramı-Ertuğrul Kürkçü

Halklar dünya sokaklarında “iklim krizi”ni yaratanlara karşı ayakta. BM İklim Zirvesi öncesinde 20 Eylül’de her yerde grevler, gösteriler, boykotlarla başlayan “Küresel Geleceğimiz Haftası” 27 Eylül’de sona erecek. 150 ülkede 4 bin 500 yerde süre giden “Yeryüzü Grevi”ne Almanya’da 1 milyon 400 bin, Avustralya’da 300 bin, Britanya’da 300 bin New York’da 250 bin kişi grevdeydi. Tüm

BM: Mavi gezegen kırmızı alarm veriyor

Dağların zirvelerinden, okyanusların derinliklerine, iklim değişikliği denizlerimizi ve buzul bölgelerini hiç olmadığı kadar etkiliyor. Birleşmiş Milletler’deki panele katılan bilim insanlarının açıkladığı son rapor, insan kaynaklı etkiler nedeniyle bir dizi olumsuz gelişmenin daha da belirginleştiğini ortaya koydu. Daha da kötüsü, donuk toprak tabakaların da erimeye başlaması ile karbon salınımının daha da arttığı ortaya çıktı. Son 12

İklim krizi büyürken yeni kömür santralları yolda – Melis Alphan

2050’de iklim nedenli afetler yüzünden en az 200 milyon kişi insani yardıma muhtaç olacak. Ama biz önlem alacağımıza hâlâ kömür santralı yapıyoruz. Şu anda dünyada 100 milyondan fazla insan, fırtına, kuraklık ve seller neticesinde insani yardıma muhtaç. İklim nedenli afetlerin ve iklim krizinin sosyo ekonomik etkileri sonucu, 2050’ye kadar bu sayının en az iki katına çıkması