en sekmez lüverin namlusundan fırlayanlar… – Ayşe Düzkan

o kuşaktan insanların özellikle son on yılda, cesaret hikâyelerinin kahramanlarına indirgenmesi bir dönemin içeriğinin boşaltılması, bir tarihin silinmesi demek. mayıs, türkiye solunun yakın geçmişi üzerine düşünmek için ne kadar uygun, ne kadar yüklü bir ay. 6 mayıs 1972’deki idamlar, 17 mayıs 1971’de thkp-c’nin, israil’in türkiye başkonsolosu efraim elrom’u kaçırması ve 18 mayıs 1973’te ibrahim kaypakkaya’nın,

Hamal Diyarbakırlı’ydı, ağlamaya başladı – Yusuf Nazım

Ötekilerin tarihinde ser verip sır vermeyen yiğit olarak kaldı adı. Öldürüldüğünde öğrenciydi; işçiydi, emekçiydi; sapına kadar köylüydü! Günlerden 20 Mayıs’tı. Çocuğunu görecekti. Uzun bir yoldan gelmiş, yorulmuştu. Üçüncü gelişiydi, bu sefer görecekti, kesindi. Öyle yazmıştı oğlu. Bekleme salonundaki memur da söylemişti bunu, kısa kollu, mavi gömlekli üsteğmen de. Başını sallayarak onaylamıştı yanındaki. Ve hatta, onu

İdris Küçükömer, İbrahim Kaypakkaya ve Türkiye’de Devrim Olasılığı – Alp Altınörs

İdris Küçükömer, 1960’lı yıllarda TİP ve FKF çevreleriyle belli bir ilişkisi bulunan, iktisatçı bir akademisyendi. 27 Mayıs darbesinin siyasal yaşamı belirlediği, 1961 Anayasası’nda yer alan kısmi demokratik haklar temelinde örgütlü bir halk muhalefetinin yükselmeye başladığı, CHP’nin “Ortanın Solu” siyasetine geçerek halk kitlelerinin sola kayışına set çekme arayışında olduğu bir dönemde “Düzenin Yabancılaşması” başlığı altında toplanacak

İbrahim Kaypakkaya’nın ardından… – Ertuğrul Kürkçü

brahim Kaypakkaya ise, kendi özgün yolunu en dezavantajlı zamanda, en dezavantajlı konumda, devrimci hareketin peş peşe yenilgilerle sarsıldığı bir dönemde çizmiş ve bunu üstelik statükonun bütün kalelerine, milliyetçiliğe, Kemalizme ve sömürgeciliğe doğrudan doğruya saldırarak yapmıştı. Bugün 18 Mayıs, İbrahim Kaypakkaya’nın Diyarbakır işkencehanelerinde öldürülmesinin 47. Yılı. Devrimci hareketimizin bu değerli öncüsünü sevgi ve saygıyla anıyoruz, katillerini

Kardeşi İbrahim Kaypakkaya’yı anlattı: 47 yıl geçmesine rağmen hala soruşturmalar açılıyor

Mücadele arkadaşları tarafından ‘ser verip sır vermeyen yiğit’ olarak anılan Kaypakkaya’yı, kardeşi Ali Ekber Kaypakkaya anlattı. “Türkiye’nin geleceği çelikten yoğruluyor. Belki biz olmayacağız ama bu çelik aldığı suyu unutmayacak” diyen İbrahim Kaypakkaya’yı anlatan kardeşi Ali Ekber Kaypakkaya, 47 yıl geçmesine rağmen hala “İbrahim’i andılar, adını yazdılar” gerekçesiyle soruşturmaların açıldığına dikkati çekti. Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden

Yoldaş seni anacağız! – Mustafa Kemal Ersöz

“Kaypakkaya’nın tespiti keskin, uzlaşmaz ve yıkıcıydı: Komünist olmanın ilk ve temel adımı Kemalizm’in reddedilmesiydi. Kemalizm ve ulusal sorun TC’nin iki ana kolonu olagelmişti ve Kaypakkaya bu iki ana kolona vurarak, devrimci bir çıkışın olanaklarını, devrimin imkânını aramıştı.” 1973 yılının Mayıs ayının 17. gecesini 18. sabahına bağlayan saatlerde biz devrimcilere, sosyalistlere nereden, kimden geldiğimizi hatırlatan, yolumuzu

Ser Verip Sır Vermeyen İbrahim Kaypakkaya

Yakalanan İbo yaralıdır, tedavi edilmemiştir ve ayakları donmuştur. Burada iradesi dışında ayakları kesilir. Ağır işkence günlerce devam eder. Ağzından örgüt ile ilgili tek bilgi çıkmaz. Nami Temeltaş “Türkiye’nin geleceği çelikten yoğruluyor. Belki biz olmayacağız ama Bu çelik aldığı suyu unutmayacaktır.” İbrahim Kaypakkaya 29 Ocak 1973 Dersim/Çemişgezek Vartinik Köyü “Yaralı teröristin kaçtığı köylere haber verilmişti. Çevredeki bütün gericiler

Diyarbakır Sıkıyönetim Tutukevinde Kaypakkaya ile son 48 saat

“Bütün samimiyetimle bir daha söylüyorum. Bu yola baş koydum. Başımı alabilirsiniz. Fakat partim ve yoldaşlarım, iktidarınızı yerle bir edecektir. Sizden ve sizleri buraya gönderenlerden korkmuyorum” 8 Mayıs 1973; Diyarbakır sıkıyönetim tutukevi. Büyük hapishanenin bitişiğinde 12 hücreli bir bölümdeyiz. İbrahim Kaypakkaya 3 nolu hücrede, ben de 8 nolu hücrede ikamet etmekteyim. Kahvaltı sonrası 8-9 arası İ.

Modelimiz Ovacık’la sınırlı kalmayacak

Halka talimat veren değil halkla birlikte çalışan, devrimci bir pratik sergileyen belediyeciliğin üretimi artırdığını söyleyen Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, önümüzdeki yerel seçimlerle birlikte daha fazla belediye kazanıp modellerini başka bölgelere de taşımayı hedeflediklerini söylüyor. İddiaların aksine İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığının gündemde olmadığını aktaran Maçoğlu, ayrıca HDP’nin yerel seçimlerde kayyım atanan belediyelerden daha