Kız Kardeşler: Berlin’deki tanıtım yazısında ‘bir masal’ olarak niteleniyor ama… – Ahmet Boyacıoğlu

Emin Alper’ın kızları, Anadolu’nun gözden ve gönülden uzak bir köyünde, geleneklerin ezip yok ettiği, eğitim alamamış, değersiz, çaresizliğe mahkum, belki de tek kurtuluşları kasabaya/kente ‘besleme’ olarak gitmek olan talihsiz, kadersiz insanlar. Bunun neresi ‘masal’ olabilir ki? Emin Alper, üçüncü filmi Kız Kardeşler ile Berlin Film Festivali Yarışma Bölümünde. En son sözümü şimdiden söylemenin daha doğru olacağını düşünüyorum.

Hazır yemek! Ama lezzetli – Şenay Aydemir

Bol seyircili filmlerin uzmanı James Cameron’ın da 25 yıldır çekmeyi beklediği “Alita: Savaş Meleği” perşembeden itibaren sinemalarımızda. Beklentiye değdi mi, bunu Cemeron’a sormak lazım ama seyirci açısından zor ve dar zamanda marketten satın aldığımız hazır yiyeceklerden birisi sadece. Tabii bu durum lezzetli olmadığı anlamına gelmiyor her zaman. Büyük sinemacıların bir türlü çekemeyip takıntı haline getirdikleri

Makedonya’nın kusursuz panoraması – Ahmet Boyacıoğlu

Bir sabah başlayıp gece devam eden olağanüstü içten ve komik film ‘Tanru Var, Adı Petrunya’, Makedonya’nın, belki de bütün Balkan ülkelerinin kusursuz bir panoramasını çizerken, dinin toplumdaki etkisi, kadın erkek eşitsizliği ve işsizlik gibi güncel konulara başarıyla değiniyor. Arada sırada basında gözünüze takılmıştır. Kışın ortasında bir papaz hacı suya atar, arkasından genç erkekler de hep

Yönetmen László Nemes’in gözünden farklı bir soykırım anlatısı: “Son of Saul” – Tolga Er

Yönetmen László Nemes, “Son of Saul” filmiyle Nazi toplama kamplarına bambaşka bir anlatıyla yaklaşır. Nemes’e göre “Soykırım dehşeti yeniden yaratılamaz, onun sadece izlenimi uyandırılabilir.” Hiç şüphesiz birçok kişiye göre II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya’sındaki toplama kamplarında yaşananlar kötülüğün en radikal biçimidir. Öyle ki siyaset bilimci Hannah Arendt, “bildiğimiz tüm standartları çökerten ve yıkıcı gerçekliği

Sally Potter’ın yeni filminin başrollerinde Javier Bardem ve Elle Fanning var

Sally Potter’ın, başrollerini Javier Bardem ve Elle Fanning’in paylaştığı yeni filmi “Molly”den ilk görüntü yayınlandı. Avrupa sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Sally Potter, yeni filmi “Molly” ile yoluna devam ediyor. Son filmi “The Party” ile övgü toplayan yönetmen, “Molly” ile psikolojik sorunlar yaşayan Leo ile babasının sorunlarıyla baş etmeye çalışan kızının geçirdiği zorlu bir günü beyazperdeye

Céline Sciamma’dan yeni bir film: “Portrait of a Lady on Fire”

“Tomboy” ve “Girlhood” gibi filmleriyle tanınan Céline Sciamma’nın yeni filmi “Portrait of a Lady on Fire”dan ilk görsel yayınlandı. Fransız yönetmen ve senarist Céline Sciamma, bu yıl yeni filmi “Portrait of a Lady on Fire” ile sinemalara geri dönmeye hazırlanıyor. Çekimleri devam eden “Portrait of a Lady on Fire” için bekleyiş sürerken, filmden ilk görsel

François Ozon filmleri Berlin Film Festivali’nde – Ahmet Boyacıoğlu

Berlin Film Festivali’de Fransız yönetmen François Ozon’un, ‘Tanrı’nın Yardımıyla’ filmi yarışıyor. Gerçek bir olaydan yola çıkan film, 1990’lı yıllarda Fransa’nın Lyon kentinde 70 çocuğa cinsel tacizde bulunan bir papazın hayatını konu alıyor. François Ozon, Fransız sinemasının çok sevilen bir yönetmeni. Berlin Film Festivali Yarışma Bölümünde yer alan ‘Tanrı’nın Yardımıyla’ (By the Grace of God) filminden

Dünyaca ünlü balet Nureyev’in hikayesi: “The White Crow”

Dünyaca ünlü Rus balet Rudolf Nureyev‘in hayatını anlatan “The White Crow” filminden fragman yayınlandı. Filmin yönetmen koltuğunda Ralph Fiennes oturuyor. En son 2013 yılında başrolünü Felicity Jones ile paylaştığı “The Invisible Woman” filminin yönetmen koltuğuna oturan Ralph Finnes, bu kez gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan bir film ile karşımızda. İlk kez bir sinema filminde rol alma fırsatı yakalayan Oleg Ivenko, bu

Yönetmen Pawlikowski ‘Soğuk Savaş’ filmini anlatıyor – Tolga Er

Yönetmen Pawel Pawlikowski, “Soğuk Savaş” filmiyle 1950’li yıllarda birbirinden tamamen farklı olmasına rağmen bir şekilde kaderleri birbirine bağlanan iki insanın tutkulu ve bir o kadar imkansız aşkını taşır beyaz perdeye. Arka planında Soğuk Savaş sırasındaki Yugoslavya, Polonya, Paris ve Berlin’i gördüğümüz filmin kendi anne ve babasının hikayesinden uyarlama olduğunu belirten Pawlikowski, ‘hayattaki en önemli şeyin

Ailesini ‘beni niye doğurdunuz’ diye dava eden bir çocuğun hikayesi: “Kefernahum”

Nadine Labaki’nin Cannes Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ile dönen, ailesini dava eden 12 yaşındaki bir çocuğun hikayesini anlatan filmi “Kefernahum”, Cuma günü vizyona giriyor. Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki’nin “Karamel” (Caramel) ve “Peki Şimdi Nereye?” (Where Do We Go Now?) isimli filmlerinden sonra çektiği üçüncü uzun metrajı “Kefernahum” (Capharnaüm) 25 Ocak Cuma günü vizyona girecek.