Gücenmek yok, kendinizle yüzleşeceksiniz beyler – Gülfer Akkaya

Kadın düşmanlıklarını, cinsiyetçiliklerini, her ne kadar solcu ve devrimci oluşlarıyla örtmeye etmeye çalışsalar da başta kadınlar olmak üzere birçok kesim bu cinsiyetçi solculukları, cinsiyetçi devrimcilikleri kabul etmiyor. Buna karşı mücadele ediyor. Büyük siyaset sorumlusu erkekler ki sağcısı solcusu, dincisi seküleri, ateisti fark etmiyor, kadınların ne söylediğine, ne yaptığına önem vermiyor. Onlara göre siyasetin asli unsuru

Sırf kadın olduğu için… – Gülfer Akkaya

 “Sırf kadın olmamak çok önemli oluverdi birden. Oysa her şey başımıza sırf kadın olduğumuz için geliyor. Bunu erkekler inkâr etmeye, gizlemeye, görünürsüzleştirmeye çalışsalar da mızrak çuvala sığmıyor.” Konya’da yaşanan ve Kadir Şeker’in haksız yere hapse atılmasına neden olan olay hepimizin gündeminde. Birçok açıdan toplumun ikiyüzlülüğünü de ortaya çıkardığı için üzerine epey konuşulacak bu meselenin. Sevgilisi

AKP liberalizmi, laiklik, feminizm – Berrin Sönmez

Yolsuzluk hırsızlık sayılmaz, kamu kurumuna ödenen konut fiyatının giderek yüksek oranlı ödeme gerektirmesi faiz sayılmaz gibi fetvalarla İslam, akçeli işlerde giderek devlet çıkarı için esneyen bir dine dönüştü. Diğer yandan bu çarpıklığı gizlemek için daraltılmış anlamıyla ahlak kavramı, giderek katılaşan ahlaki mutlakiyetçiliğe evrilmeye çalışıldı. Ve tabi ki kadınların ve muhaliflerin ensesinde boza pişirme aracı ahlaki

Feminist yeni dalga ve kadın kazanımlarına yönelen hınç II – Derya Aydın

Feminizm yeni bir yükselişe geçerken, ırkçılık da benzer şekilde tırmanışta. Bu koşutluk tesadüf mü? Kadına dönük amansız nefret ve şiddetin arkasında hangi itici etkenler var? Bu hınç ve nefret karşısında kadınlar ne yapıyor/ne yapmalı? Derya Aydın’ın yazı dizisi bu konuya odaklanıyor. Dizinin ilk bölümü yükselen kadın mücadelesine dönük nefret ve saldırıları merceğe alıyordu. Bu bölümde yükselen yeni

Feminist Devrime Dair 8 Tez – Verónica Gago

Çağdaş feminizm yeni bir enternasyonalizm örüyor. Bu enternasyonalizm mücadeleyi soyutlayan ve mücadeleleri homojen hale getirerek “daha yüksek” bir düzleme taşıyan bir yapı değildir. Aksine her alanda somut bir güç olarak algılanır. Mevcut yörüngelere ve bedenlere dayanan ulusötesi hale getirilmiş bir dinamiği yürütür. Bu nedenle feminist hareketin potenciası, kökü özellikle güney ülkelerinde bulunan ve buradan yükselen

Feminizm sells!/Feminizm satar! – Tuba Torun

Bütün bu insanlar feminist metaları giyip takıştırıyor. Peki ya sonra? Acaba feminizm yalnızca üstte şık duran bir şey mi? Bu materyalleri giyip takıştıran kaç kişi gerçekten Trump gibi bir kadın düşmanıyla ya da eril zihniyetle mücadele ediyor? Kaçı bir örgüte üye? Yakın zamanda bir Amerika seyahati üzerine, feminizme ilişkin yaşadığım bazı kaygılardan bahsetmek isterim. “Acaba

Görünmez Kadınlar: Erkekler için tasarlanmış bir dünya – Eliane Glaser

Feminizmden yorulmuş olmamızı patriyarkanın tükenişi sanıyoruz. Bir süre önce yapılan kapsamlı bir anket, Britanya’daki erkeklerin üçte ikiden fazlasının, kadınların artık eşit fırsatlardan istifade ettiğine inandığını ortaya çıkardı. Yazar ve aktivist Caroline Criado Perez, sterlin banknotlarının arkasında dişi bir tarihsel şahsiyet olması için kampanya yaptığında, bir erkek şöyle demişti: “Ama kadınlar artık her yerde!” Dolayısıyla, eşitsizliğin

Yokluk Kurmacaları: Feminizm, Modernizm, Virginia Woolf | Susan Sniader Lanser

Birçok eleştirmen, Woolf’un yöntemlerindeki “kişidışılığın”, onun “benliksiz dünyasının”, anlatıcıyı “imhasının”, her şeyi bilme gücünden “vazgeçmesinin” yani anlatısal yokluklarının altını çizmiştir. Bunların yerine ben Woolf’un anlatıdaki “mevcudiyetlerinin” üstünde durmak istiyorum. Hiçbir zaman tanrı gibi vaaz vermedim ya da buna razı olmadım, kimse de olmamalı. – Virginia Woolf, “Clive Bell’e Mektup” Hiçbir şey birleşmiş görünmüyordu. Ayrı ayrı

Lütfen kadın gibi oynayın!

MONA ELTAHAWY’nin New York Times’daki yazısı: “Burada mesele erkeklerden daha iyi olmak değil, erkekleri ölçüt olmaktan çıkarmaktı. Feminizm, erkekleri tutarak ‘İşte tam da böyle olma hakkı istiyorum’ diye sarstığında kendi kuyusunu kazıyor. Feminizm daha fazlasını istemeli.” Çeviri: Mustafa Kemal Ersöz MONA ELTAHAWY Kadınlar Dünya Kupası’na ilk defa 2015 yılında Montreal’de katıldım. Almanya’nın çeyrek finalde Fransa’yı

Üniversiteye gitmek için erkek kılığına giren Concepción Arenal

‘Ev kılığındaki cezaevleri’nin demir pencerelerini yerle bir etmek için yola çıkan bir kadın Concepción. Tarihten Kadın Portreleri’nde bu hafta kadınların üniversiteye gitmesinin yasak olduğu yıllarda erkek kılığına girerek üniversiteye giren, feminizmi pratiğiyle oluşturan bir kadın var: Concepción Arenal. Feminist hareketin öncülerinden olan Concepción Arenal, 31 Ocak 1820’de İspanya’daki Galiçya özerk bölgesinde dünyaya gelir. Concepción’ın babası