İş nedir? Neden çalışıyoruz? – Meltem Zekioğulları/Cansu Köse

Çalışma yaşamı koşullarından bahsederken ne için çalışırız, iş nedir sorularını sormadan bir tartışma yürütmek eksik kalır. “Kapitalist iş dediğimiz şey insanın, işin konusu üzerinde, işin araçlarıyla belirli bir mülkiyet ilişkisine bağlı olarak gerçekleştirdiği etkinliğidir”. Tüm üretim tarzı, üretim araçlarına (işçilere, makinelere, fabrikalara) sahip sınıfın belirleyiciliğindedir çünkü mülkiyet onlarındır, sömürü de tam olarak buradan başlar. Emeğini

Korona virüsü zamanlarında emek-Maurizio Coppola

 El Yazmaları’nın notu: Korona virüs yayılmaya devam ediyor. Çin’den sonra en yüksek ölüm sayısının yaşandığı ve ölüm oranlarında birinci sırada yer alan İtalya’da hükümet tedbir adı altında bir dizi kararnameler yayınladı. Bu kararnameler, görüldüğü kadarıyla halk sağlığının korunmasından ziyade sermayenin çarklarının aksamadan dönmesini hedefliyor. İtalya’daki korona virüs salgını altında işçi sınıfının durumunu anlatan ve Potere

İrfan Kaygısız: Solun İşçi Sınıfıyla Olan İlişkisi Bir “Temenni İlişkisi” Olmaktan Öteye Gitmeli

Başta sınıfın amiral gemisi Metal sektöründe TİS sürecinde yaşanan hareketlilik olmak üzere, derinleşen krizle birlikte işçi sınıfının irili ufaklı birçok eyleme imza attığına tanık oluyoruz. Öte yandan dünyanın farklı coğrafyalarına yayılan ve önemli bir çoğunluğunu işçi sınıfının oluşturduğu isyan dalgalarının yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Dünyayı etkisi altına alan isyanların yanı sıra, içeride sınıfın artan hoşnutsuzluğuna

Sanat, Emek, Prekarite / Güvence-Siz? – Angela Mitropoulos

Günümüzde işgücünün önemli bir oranının geçici ya da düzensiz işlerde çalıştığı ve bu oranın günden güne arttığı herkesin malumudur. Fakat, eğretiliğin [precariousness] tespitini ve geçerliliğini kuşkuya yer bırakmayacak biçimde doğrulayan ve bu yöndeki olguların saptandığı alanı her türlü sorgulamadan muaf kılan apaçık bulguların ağırlığını ve kapsamını şimdilik bir kenara bırakmak istiyorum. Niyetim daha ziyade, tüm

10 maddede işçi ve emekçilerin bir yılı

Türkiye’de 2019 yılı boyunca emek alanında yaşanan belli başlı olayları ve gelişmeleri Evrensel derledi Türkiye’de emek alanında 2019 yılı, ekonomik krizin derinleşmesiyle işçi ve emekçilerin haklarına dönük saldırıların da arttığı bir yıl oldu. İşten atmalara, kriz gerekçesiyle iş yükünün artırılmasına, art arda gelen zamların karşısında patronların “fedakarlık” beklentisine karşın işçi ve emekçiler, talepleri için örgütlenerek

SUÇA ORTAK OLMAYANLARIN HAKİKATİ-11: AKP sömürünün yerli-milli markası

Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı ile bir kez daha gündeme gelen Barış Akademisyenleri’ne dair okurlarımız için bir yazı dizisi hazırladık. Yazı dizimizin ilk bölümünde, ne dediler de bu kadar yoğun baskıya maruz kaldılar ve yaşadıkları hukuksal süreci özetledik. Yazı dizimizin devamında ise Barış Akademisyenleri’nin kendi anlatımları, hikayeleri, kayıpları, zorlukları, dayanışmaları yer alacak. Kendi kalemleriyle hikayelerini

Emeğe Karşı Manifesto

Krisis Grubu, Almanya’da 1986 yılında “Marksist Eleştiri” adıyla kurulup sonradan “Krisis” adı verilen dergi etrafında toplanan düşünür ve yazarlardan oluşmaktadır. “Değer eleştirisi” (Wertkritik) ekolü olarak da anılan grubun önde gelen üyeleri, Norbert Trenkle, Robert Kurz (1943-2012), Ernst Lohoff, Anselm Jappe ve Roswitha Scholz’dur. Frankfurt Okulu ile eleştirel kuramın ve Guy Debord’un mirasını sahiplenen grup,Kanadalı Marksist düşünür Moishe

Sanat, Emek, İşbölümü – Sarah Brouillette

Marx, kapitalist üretimin, “tinsel üretimin bazı dallarına, sözgelimi sanata ve şiire düşman” olduğunu öne sürmüş; üretkenliğe aşırı vurgu yapıp aşırı değer atfeden ve her şeyin nihayetinde ekonomiye ve zenginliğin üretimine fayda sağladığını varsayan burjuva ekonomistlerine karşı, sanatın üretken bir faaliyet olmadığını söylemiştir.[1] Marx’a göre bu ekonomistler, “sabit burjuva fikirlerinin o kadar hükmü altındadırlar ki, Aristoteles’i

‘YENİ EKONOMİ PROGRAMI’NIN EMEK PERSPEKTİFİNDEN GÖRÜNÜMÜ – Mustafa Durmuş

İki gün önce Yeni Ekonomi Programı (YEP) açıklandı. Bu belge eskiden ‘Orta Vadeli Program’ olarak açıklanırdı. İsim değişikliğinin aklıma getirdiği ilk şey Sovyetler Birliği’nde 1921-1928 yılları arasında uygulanan Yeni Ekonomi Programı (NEP) oldu. Bizdekinin isim babası kim bilmiyorum ama geçmişte sola bulaşmış birilerinin eseri olabilir. Geçtiğimiz 16 yılın ardından ülkeyi bir başka hükümet yönetmeye başlasaydı

CHP’de 9 Eylül Hareketi deklarasyonu: CHP fabrika ayarlarına dönmeli ve yeniden yaratılmalı

35 sayfalık metinde Kılıçdaroğlu ile mevcut yönetime 18 sayfalık eleştiri yöneltildi CHP’de 24 Haziran seçimlerinden sonra başlayan Kılıçdaroğlu-İnce gerilimi biraz hız keserek devam ederken, ismini ilk olarak Hürriyet yazarı Yalçın Bayer’in duyurduğu ‘9 Eylül hareketi’ bir deklarasyon metni yayınladı. Aralarında Kemal Anadol, Onur Öymen ve Prof. Dr. Nur Serter’in de yer aldığı partinin sekiz eski