Kanal İstanbul mücadelesinin not ettirdikleri – Fatoş Osmanağaoğlu

Geleceğimizi değiştirebilmenin, bu çıkmazdan kurtulmanın başka yolu yok maalesef. Emek, ekoloji, kadın tüm mücadelelerin ortaklaşarak örgütlenmekten geçtiğini aklımızda tutarak yürümek zorundayız. Uzun zamandır ekoloji mücadelesinin içinde olan bir birey olarak, Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu çalışmalarının bize işaret ettiği önemli noktaların altını çizmek istedim. Koordinasyon’un kendini ilan ettiği günden bu yana geniş bir yelpazede içerisinde

Bilimler Akademisi ve ekoloji – Ali Akay

Bloke eden küçük ama kuvvetli bir grubun geride kalmasıyla küresel ısınmanın artık siyasi sorun olarak bilimsel bir şekilde görünür hale geldiğini söylemek mümkün Ekolojik meselelerin uzun zamandan beri (son elli yıl diyebiliriz) gündeme gelmesine rağmen, “küresel ısınma” bilim dünyasında hâlâ kapalı bir kutuydu. Bilim dünyasının sessizliği vardı hâlâ. Bu sayede, siyasetçilerin bir kısmı tarafından, küresel

GDO’lu ilahiyatçıdan GDO fetvası!

AKP, tarım politikalarında keskin kararlar almaya hazırlanıyor. İlahiyat fakültesi öğretim üyesi Alpaslan Alkış’ın ‘İslam hukuku açısından GDO’lar insanlığa yararlı ve caizdir’ sözleri, GDO şirketlerinin yararına bir fetva niteliği taşıyor Yusuf Gürsucu / İstanbul Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi olan Dr. Alpaslan Alkış, “Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) İslam Hukuku Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı bir

Avustralya yanarken bir kez daha toplumsal ekolojiyi düşünmek – Cengiz Kaptan

Evet, dünyamız hem mecazi hem gerçek anlamıyla yanmaya devam ediyor. Savaş yüzünden yanan yakılan tarlalar, bombaların düştüğü dağlar, değişen ve yok olmaya yüz tutan faunalar… Yeşil yerine alev görmenin bollaştığı, cennetin cehenneme dönüştüğü zamanlar. Bir yandan Üçüncü Dünya Savaşı söylemi ve gerilimi, bir yandan için için yanmak yerine açık açık yanan ovalar, şehirler ve şimdi

Ekoloji Politik Konferans Sonuç Bildirisi: “Gezegeni ve insanlığı korumak istiyorsak onu kapitalizmden kurtarmalıyız”

Türkiye ve Dünya ekoloji hareketlerinin temsilcilerinin katılımıyla İstanbul’da toplanan Ekoloji Politik Konferans’ın Sonuç Bildirisi yayımlandı: “Birlikte hareket etmeye, Konferansın önümüze koyduğu bütün görevleri ve önerileri geliştirmeye, tartışmaya, örgütlü olduğumuz alanlara taşımaya ve mücadelenin içinde sınamaya devam edeceğiz.” SiyasiHaber Türkiye’deki doğa ve yaşam savunusu yapan ekoloji hareketlerinin, Brezilya, Almanya, Fransa, Lübnan, Yunanistan, Avusturya, Belçika, Kanada vb

İklim Krizi ve Ekolojik Yıkım: Yeryüzü Kardeşliği İçin Eko-Sosyalizm – Volkan Yaraşır

Yeni yapılan araştırmalarda yarım yüz yıllık bir projeksiyondan sonra yeryüzü ortalama sıcaklığının 4 derece artabileceği bildirildi. Böylesine bir gelişme bugünkü yeryüzü eko sisteminin bütünüyle farklılaşması anlamına gelmektedir. Metamorfoza uğramış ekosistem üzerine düşünmek bile korkunçtur. Kapitalizmin yapısal krizi, kriz senkronları biçiminde kendini dışa vuruyor. Kriz yalnızca ekonomik kriz değil, aynı zamanda emperyal özneler arası hegemonya krizi,

16. İstanbul Bienali ‘ekoloji’ ile başlıyor

16. İstanbul Bienali ziyaretçilerini bekliyor. Bienalde 25 ülkeden 56 sanatçı yer alacak. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 16. İstanbul Bienali, 14 Eylül’de ücretsiz olarak kapılarını açıyor. Küratörlüğünü sanat dünyasının önde gelen isimlerinden akademisyen ve yazar Nicolas Bourriaud’nun üstlendiği Yedinci Kıta başlığını taşıyan bienal, ekolojiyi farklı açılardan ele alan eserlere ev sahipliği yapıyor. İnsanlığın

Hayvanların özgürlüğü ve ekoloji üzerine: “Dünyaya çarpan meteor biziz.” – Aren Roupen Ünal

Ekolojik bozulmayı; azalan yağmur ormanlarından, yok olmuş balıkçılığa, buzullardan, yükselen deniz seviyelerine dek hayatımızın aslında her alanında yaşadığımız fakat büyük veya geniş coğrafyalarda somut olarak daha rahat gördüğümüz sorunlar üzerinden değerlendirebiliriz. Daily Bouncer Son yirmi sene içinde insanlık, küresel bir iklim değişikliğine yol açtı ve gezegenimizdeki ekolojiyi alt üst etti. En kötü teorimiz ise artık

Karadeniz’de maden tehdidi

Uzun yıllardır maden şirketlerinin cirit attığı Karadeniz dağlarında maden tehditleri artmaya başladı. İktidarın maden şirketleri için altyapı çalışması olan Yeşil Yol’u ise bu süreci hızlandıracak İktidar geçtiğimiz günlerde 1102 maden sahasının ihale edileceğini duyurmuştu. Bu ihalelerin içinde ağırlıklı maden alan ise Karadeniz dağları. Karadeniz’in şirin kenti Giresun’un Espiye ilçesi Soğukpınar ve Şahinyuva köyleri doğa harikası

Kaz Dağları neden önemli, IPCC raporu anlatıyor: Arazi kullanımını değiştirin – Pelin Cengiz

‘İklim Değişikliği ve Arazi’ başlıklı özel rapor, giderek daha fazla tahrip edilen gezegenimizde iklim, insan ve karasal alanlar arasındaki ilişkiyi çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. Başlığa Kaz Dağları neden önemli diye başladım ancak sadece Kaz Dağları mı? Kuzey Ormanları, Salda Gölü, Hasankeyf, Murat Dağı, Alpu Ovası, Munzur Vadisi, Cerattepe, Alakır Vadisi, Trakya ovaları, Ege’nin verimli