Kazdağları ve ekolojik katliamlara karşı ortak mücadele çağrısı

İstanbul Kanada Başkonsolosluğu önünde basın açıklaması gerçekleştiren Kazdağları İstanbul Dayanışması, Kazdağları ve diğer ekolojik katliamlara karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Basın açıklamasında Kazdağları için 7/24 çadır nöbeti tutan direnişçilerin, direnişe destek mesajı da okundu İstanbul’da Kanada Başkonsolosluğu önünde biraraya gelen Kazdağları İstanbul Dayanışması, başta Kazdağları olmak üzere Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında süren ekolojik katliamlara

Sof Dağı’nı kaza kaza bitirdiler

Türkiye, Kaz Dağları’nın talan edilmek istenmesine kilitlenmişken, Gaziantep’in akciğeri olan Sof Dağı ve yaylası taş ocaklarına tarafından talan edildi. Kentin soluduğu temiz havanın geldiği dağın yeşil alanı taş ocakları tarafından tıraşlandı. Temiz havası, bol oksijeni, kaynaktan çıkan şifalı suyu, domatesi, sütü, yoğurdu ile ünlü Sof Dağı, son yıllarda toprak katliamı yapan taş ocakları yüzünden bu

Kaz Dağları’nda binlerce kişi şantiyeye girdi

Kaz Dağları’na işletilmek istenilen altın madenine karşı doğa ve yaşam için başlatılan ‘Su ve Vicdan Nöbeti’nde büyük buluşma bugün gerçekleştiriliyor. Buluşmaya katılan ve siyanürle bölgenin yok edilmesine karşı çıkan binlerce kişi, tel örgülerle korunan şantiyeye girdi. Kaz Dağları’nda siyanürlü altın madeni işletmeciliğine karşı başlatılan ‘Su ve Vicdan Nöbeti’nde bugün ‘büyük buluşma’ gerçekleştiriliyor. Çanakkale’nin tek su kaynağı Atikhisar

Yeşilırmak Çevre Platformu’nun HES ile mücadelesi

YEŞÇEP Sözcüsü Fazlı Kuru ile SİYASET Dergisinin yaptığı röportaj: “Sermaye, her krize girdiğinde tarıma, doğadaki suya, suyun aktığı dağa, ormana, yeraltındaki sulara, pınarlara daha fazla saldırıyor. Sınıfsal bir duruş ve net bir antikapitalist perspektifle bu saldırılara karşı koyabiliriz.” Röportaj: Hüseyin Bakır-Mehmet Horuş   Ekoloji mücadelesi, toplumsal ve siyasal gündemimizde önemli bir yer tutuyor. Türkiye’de de ekoloji

Yerel seçim sandığını yeşillendirenler – Pelin Cengiz

Kendi yaşam alanına, tarlasına, ormanına, deresine, dağına taşına, parkına doğrudan tehdidi görenler artık sadece sahada direnerek değil sandıkta da cevabını vermeye başladı gibi görünüyor. Türkiye bir seçimi daha ardında pek çok tartışma, belirsizlik ve itiraz bırakarak gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1994’te belediyede başlayan siyasi kariyerine ve beraberindeki siyasi hareketine en net gerileme yaşatan seçim de ilginçtir

Ekoloji mücadelesine destek verenler seçildi

Ekoloji mücadelelerinin geliştiği yerlerde AKP-MHP Cumhur İttifakı’nın önemli kayıplar yaşadığı görülüyor. Özer AKDEMİR İzmir 31 Mart 2019 yerel seçimleri ekoloji mücadelelerinin geliştiği yerlerde AKP-MHP Cumhur İttifakı’nın önemli kayıplar yaşadığı görülüyor. Bir başka açıdan baktığımızda yerel seçim sonuçlarını “ekoloji mücadelesi siyasetteki ağırlığını gittikçe daha çok hissettiriyor” diye de okumak mümkün. Fotoğraf: Özer Akdemir CERATTEPE MÜCADELESİ VE

Ekoloji Birliği Ege Bölge Toplantısı Aydın’da yapıldı

Ekoloji Birliği Ege Bölge Toplantısı’nda Aydın, Muğla,Denizli ve İzmir’in dört bir yanından gelen ekoloji direnişçileri mücadele deneyimlerini paylaştı. Toplantıya Ege Bölgesinde son yıllarda artan JES ve madencilik karşıtı mücadelelerden köylülerin katılımı dikkat çekerken, Aydın kent merkezinden katılımın az olması toplantıya katılan direnişçi köylüler tarafından eleştirildi. Kızılcaköy, Başköy, Yatağan Turgut, Yılmaz Köy’den gelen kadınlar coşku içinde

MENDERES HAVZA İNİSİYATİFİ ÇAL’DA MENDERESİ KONUŞTU

  “Suyumuza, Toprağımıza, Doğamıza Sahip Çıkıyoruz” şiarı ile yola çıkan Menderes Havza İnisiyatifi Denizli Bileşeni Çal’da Çallılar ile “Büyük Menderes Nehri Kirlilik ve Sulama Sorunları”nı konuşmak için yan yana geldi. Çal’da Menderes Havza İnisiyatifi Denizli Bileşeni’nin çağrısı ile yeni belediye binası nikah salonunda yapılan toplantıya Aşağıseyit, Gelinören, Çoğaşlı, Sazak, Şapçılar mahalle muhtarları, 31 Mart yerel

Çevreci misin vay vay… Beyza Üstün

Bugün 5 Haziran. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş ve “özel” kılınmış bir gün. Dünya Çevre Günü. Bu sözcükler; gün boyu, her yerde, herkesin dilinde, siyasilerin beyanlarında olacak. Eminim siyasi parti temsilcileri de meydanlarda 5 Haziran’a değinirler. Her yıl olduğu gibi, özellikle kapitalist ülkerde ve kapitalist olmaya çabalayan bizim gibi ülkelerde de Çevre Günü huşu içinde