Eduardo Galeano anısına: Tek olası dünya bu değil – Deniz Bilgin

Hatırlıyorum hâlâ, Eduardo Galeano’yu uzun yıllar önce bir arkadaşımın verdiği “Tepetaklak-Tersine Dünya Okulu” kitabı ile tanımıştım. Kitap, adından ve önsözünden başlayarak beni etkilemişti. Önsözü, “Tepetaklak’ın çok fazla suç ortağı var. Onları ihbar etmek büyük bir zevk” diyerek başlıyordu ve kitabın yazımına katkısı olanlar sıralanıyordu. Severek okumuştum. Tepetaklak edilen hakikati, dünyanın içinde bulunduğu korkunç durumu ince bir zekadan çıkan vurucu

Şiire kadın cinselliğini cesurca nakşeden bir kadın: Delmira Agustini

Tarihten Kadın Portreleri’nde bu hafta cesur kalemiyle şiirlere can veren, yaşamı ayrıldığı erkek tarafından sonlandırılan Delmira Agustini var. Eduardo Galeano’ya göre o trans halinde yazıyordu, hiç gizleme ihtiyacı duymadan şarkılarında aşk ateşini konu ediniyordu ve erkeklerde alkışladıklarını kadınlarda cezalandıranlar tarafından lanetleniyordu. Delmira Agustini 24 Ekim 1886’da Uruguay’ın Montevideo kentinde dünyaya gelir. Çocukken Fransızca, resim, müzik

Poetik ve politik bir ses: Galeano’dan ‘Yürüyen Kelimeler’

Eduardo Galeano’nun “Yürüyen Kelimeler” isimli deneme kitabı Bülent Kale çevirisi ile Sel Yayıncılık’tan çıktı. Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’nun “Yürüyen Kelimeler“ adlı kitabı Sel Yayıncılık etiketi ile çıktı. Bülent Kale’nin çevirmenliğini yaptığı kitabın editörlüğünü Işık Ergüden üstlenmiş. Yazarın bu kitabı, Latin Amerika’nın bilinç örgüsünü oluşturan düşler, efsaneler ve anekdotlarla örülü. Tanıtımında kitap için Galeano’nun bu eserinde

Futbol üzerine – Eduardo Galeano

Güçlü bir simge, büyük bir gizem: Kimse (bir dolu teoriye rağmen) nedenini bilmiyor fakat bugünün dünyasında pek çok insan, futbolu kendilerini tanıdıkları ve gerçekten inandıkları yegane kimlik alanı olarak görüyor. Gerekçeleri her ne olursa olsun, kolektif haysiyetin havada oradan oraya atılan bir topun hareketiyle çokça ilgisi var.                

Dünya Kupası yazıları: Gölgede ve Güneşte Dünya Kupası

MUSTAFA KEMAL ERSÖZ yazdı: “FIFA elitleri ve bürokratları, TV anlaşmaları ve reklamlar, marşlar ve ilkel milliyetçilik bütün o şatafatına rağmen bu oyunu güzelleştirmiyor. Bu oyunun cazibesi canlılığından geliyor, zarafeti hayranlık uyandıran insan kapasitesinin sahadaki oyuncular tarafından gözler önüne serilmesinden.” 2018 Dünya Kupası’nın ilk bir haftası geride kaldı.  Dünya Kupası ulusların barış içerisinde yarıştığı, enternasyonal bir