Köylülere “devlet nedir” dersi – Özer Akdemir

Ege’nin en verimli ovalarından Salihli’nin Çapaklı köylüleri iki haftadır, güneşi, tarlalarının içerisine yeni açılmış bir yolun kıyısına kurdukları nöbet çadırlarında batırıyorlardı. Jandarma çadırları başlarına yıkıp, kadınları, erkekleri yerlerde sürükleyerek coplayana kadar, jandarmaya “Evladımız, çocuklarımız” diye sesleniyorlardı. Üç gün sürdü nöbetleri. Kendilerine sorulmadan, tarlalarının ve evlerinin yanı başına yapılmak istenen biyogaz enerji santrali için açılmak istenen

Elinizdeki yanıkları kime sorsak Sayın Davutoğlu?! – Vedat İlbeyoğlu

Ona dair kullanacağımız en hafif siyasal nitelemenin bile ‘hakaret’ olarak değerlendirilebileceği kaygısını peşinen not edelim. Böylesi bir ‘ayar’la malul bir yazı bu. Olsun ama, önemli olan onu hangi sözcüklerle tanımlayacağımız değil. Burjuva siyasetin iktidara, egemene endeksli iki yüzlü boyutunu sergilemek çok daha önemli. Eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’nun geçtiğimiz günlerde çıktığı Akit TV’nin canlı yayınında yaşadıkları,

Neoliberal faşizm kâbusu – Henry A. Giroux

Neoliberal faşizm güçlerini yenme şansımız var mı? Henry A. Giroux, neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için neden faşizmin tarihsel ve güncel bağlamını anlamamız gerektiğini açıklıyor Mark Karlin: Trump çağına ışık tutmak için tarihsel bir faşizm anlayışına sahip olmak neden önemlidir? Henry A. Giroux: Faşizme yol açan koşullar, tarihin dışında, birtakım uhrevi mekânlarda yaşanmazlar. Ne de

‘Kansere önlem alınsın’ dedi ‘terör’den soruşturuldu

Gıda güvenliği konusunda yazılar yazan Bülent Şık’ın kitabı ‘Mutfaktaki Kimyacı’ çıktı. Artı Gerçek’ten Rıfat Doğan’a konuşan Şık, ‘Bu ülkeyi ‘bir karış toprağını vermem’ diyen sağ iktidarlar yıkacak’ dedi. “Ergene ve Dilovası’nda Yapılan Kanser Araştırması Sonuçları Neden Açıklanmıyor?” başlıklı yazılar yazan Bülent Şık, “Kanserin görüldüğü yerlerde önlem alınsın” dediği için terör savcılığı tarafından soruşturulduğunu belirtiyor. Bülent

Bu kalp buna dayanır mı? – Zeki GÜL

Sağlıkta “dönüştürülmüş” sistemin katmerli mağdurları bu düzeni kavramakta zorlanan seksenlik yaşlılarımız. Hangi sistem mi? Hani sağlığı metalaştıran, ülkenin en yetkili ağızlarından hastalar için “müşteri” diyebilen, sağlığın turizminden bahseden, hekimlere beş dakikada bir randevu ile ve “cebren” hasta bakmayı emreden sistem! O en yaşlılarımız, Genel Sağlık Sigortası (GSS), Ceza İnfaz Yasası (CİY) ve benzer düzenlemeler ile