Şule Çet Cinayeti Kronolojisi

Şule Çet’in ölümüne ilişkin iddianame hazırlayan Ankara Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi mahkemeye gönderdi. Şule için adalet davası yakında başlıyor. Şule Çet, 29 Mayıs 2018’de Ankara’daki bir plazanın 20’inci katından şüpheli bir şekilde düşerek ölmeseydi, 24’üncü yaşını kutlayacaktı. Gazi Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Tekstil Tasarımı 2. sınıf öğrencisiydi. Çet’in ölümüne ilişkin açılan soruşturmada Ankara Cumhuriyet Savcılığı, sanıklar Berk

Altı maddede Gebze viyadüğünde ihmaller zinciri

Bölgede çalışan inşaat mühendisi 3 işçinin ölümüyle sonuçlanan kazadaki ihmalleri sıraladı. Bölgede çalışan inşaat mühendisi, Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kocaeli-Gebze viyadüğünde üç işçinin ölümüyle sonuçlanan kazanın nedenlerini madde madde Artı Gerçek’e anlattı.Faciada hayatını kaybeden Sıddık Canpolat’ın kardeşi Şener Canpolat’ın da aynı işyerinde bir kaç hafta önce iş kazası geçirdiği ve halen raporlu olduğu öğrenildi. 3. Köprü’nün

Şule Çet davasında savcı ‘cinayet ve tecavüz var’ dedi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüyle ilgili soruşturmayı tamamlayarak hazırladığı iddianameyi mahkemeye gönderdi. Şule Çet’in ölümüyle ilgili iddianamede, iki sanık için “cinayet”, “ırza geçme” ve “hürriyeti tahdit” suçlarından ceza istendi.     Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 29 Mayıs 2018 tarihinde bir plazanın 20. katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şule Çet’in

İşçi kanıyla suladık anayurdu dört baştan-PELİN CENGİZ

İnşaatla ülke o kadar meşgul halde ki, ‘kalkınırken’ yaşanan ‘yol kazaları’ olarak görülen iş cinayetleri, hem iktidar hem de iş dünyası açısından neredeyse birer teferruattan ibaret. AKP’nin öldüren kalkınma hamlesinin geçen haftaki bölümünde Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Kuzey Marmara Otoyolu inşaatında viyadük yapımı sırasında çöken beton bloğun altında kalan beş işçiden üçü iş cinayetine kurban gitti.

Erkekler Ekim’de 20 Kadın Öldürdü

Erkekler, Ekim’de en az 20 kadını ve iki çocuğu öldürdü. Kadınlardan yüzde 20’si barışma teklini reddettikleri için öldürüldü. Cinayetlerin yüzde 75’i evde işlendi. Öldürülen kadınlardan biri Suriyeli, biri de Özbekistanlıydı. bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler Ekim’de en az 20 kadını ve iki çocuğuöldürdü; dört kadına tecavüz etti; yedi kadını taciz etti, en az 93

‘Yeniden üretilen militarizm ve cezasızlık’ kıskacında şüpheli asker ölümleri

Şüpheli asker ölümlerinin temelinde militarizm, toplumsal algı, nefret söylemi ve cezasızlığın yattığını söyleyen İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, “Suçu gizleyen değil, açığa çıkaran savcılara ihtiyacımız var” diyor. Çatışmalı ortamlar ile nefret söylemlerinin de şüpheli ölümleri artırdığını belirten Yoleri, devletin toplumda ötekileştirdiği ya da suçlu ilan ettiği kesimlere, askerlik ortamında daha çok baskı uygulandığına dikkat

Şule Çet’in ölümünde 2 kişi şüpheli

Ankara’da bir plazanın 20’nci katından düşerek can veren 23 yaşındaki Şule Çet’in ellerindeki doku örneklerinden birinin Berk Akand’a ait olduğu kesinleşti. Diğer tırnaklarda bulunan erkek dokusunun ise kime ait olduğu netleşmedi. Şule’nin ölümünde iki kişinin rolü olduğu düşüncesi ağırlık kazanmaya başladı. Ankara’da lüks bir plazanın 20. katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden Şule Çet’in

Kışlada ölümler arttı: Her şüpheli ölüm bir cinayettir

Çatışmalı süreçlerde şüpheli asker ölümleri arttığını söyleyen Askeri Şüpheli Ölümler ve Mağdurları Derneği avukatı Ahmet Çevik, ‘Her şüpheli ölüm bir cinayettir’ dedi. Zorunlu askerlik görevi sırasında “intihar etti” denilen şüpheli asker ölümleri son zamanlarda yeniden arttı. Ekim ayında İslahiye Jandarma Karakolu’nda asker Ömer Faruk Demirkol ve Ankara’da askerlik yapan Urfalı Mehmet Boztepe’nin intihar ettiği ileri

Erdoğan ‘hiçbir şey demedi’ mi?

Erdoğan’ın açıklamasından hayal kırıklığı duyanların en çok öne sürdüğü motif, bugüne kadar adım adım sızdırılan bilgilerin temel kaynağı olan “ses kaydı”ndan söz edilmeyişi. Burada elbette haklı bir sitem ve eleştiri var. Ancak Ankara, gıdım gıdım sızdırma politikasını istikrarla yürüterek, çok çarpıcı ve iç kaldırıcı cinayet ayrıntıları paylaşarak, kayıtların nasıl elde edildiğinin fazla mesele edilmemesini sağlamayı

“Ya herkes dans edecek, ya da hiç kimse…”

Antalya’da seyrettiğim en iyi uluslararası yarışma filmiydi, peki, ödül alabildi mi? Elbette, hayır! Zaten bazı yapıtların, ödüle ihtiyacı da yok. Çünkü klasik ve kült bir esere çevirecektir illa onu, bugünden yarına, sinemasever kuşaklar. Serim-düğüm-çözüm idi, belki de biricik beklentimiz, sanatın yedincisi sinema adına, ancak sarsak başlayan, düğüm dahi atamayan, ucu inadına açık bırakan filmler çıktı