BRICS: ‘T’ yoksa Türkiye niye katıldı? – Mühdan Sağlam

BRICS zirvesine bu yıl Türkiye de katıldı. Türkiye’yi ve çıkarlarına dönük politikalarını Johannesburg’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üstlendi. Adı üstünde BRICS, yani Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika devletlerinin baş harflerinin bir araya gelmesinden oluşan yapıda “T” yoksa Erdoğan niye zirveye katıldı? Hadi katıldı, hakkımızı yedirecek değiliz, BRICS değil, -BRICST olmadı BRITCS olsun” diyenler

Çitlediğimiz çekirdek de Çin’den

Çin’den gelen ithal çekirdek, ayçiçeği üreticilerini zor durumda bırakıyor. Yıllardır ayçiçeği yetiştiren Çetin kardeşler, yerli ayçiçeğinin iç pazarda her geçen gün kan kaybettiğini, önümüzdeki yıl ayçiçeği yetiştiriciliğinden vazgeçebileceklerini belirtti Çin’den ithal edilen ucuz çekirdek Türkiye’deki ayçiçeği üretiminde önemli oranda düşüşe neden olduğu belirtildi. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde 15 yıldır ayçiçeği üretimi yapan Çetin kardeşler, geçtiğimiz yıl

ABD’de NATO Zirvesi tartışılıyor: ‘Donald Trump silah ve petrol endüstrisinin satış elemanı gibi’

Ömür Şahin Keyif NATO zirvesini Birgün için değerlendirdi. NATO (Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü) liderlerinin Brüksel’de bir araya geldiği zirveye Trump’ın üyelere daha fazla harcama baskısı ve Almanya’ya çıkışı damga vurdu. Gizli toplantılarda Trump’ın talepleri yerine getirilmezse NATO’dan ayrılacağını ifade ettiği iddiaları dahi ortaya atıldı ancak iddialar resmi ağızlarca yalanlandı. ABD’de ise gündem NATO Zirvesi. ABD

Çin’de yapılan keşiflerden sonra insanlık tarihi yeniden yazılabilir

Kazılarda bulunan taş aletler 2,1 milyon yıl öncesini işaret ediyor Çin’de yaklaşık 2,1 milyon öncesine ait olduğu düşünülen ve insanlar tarafından yontulduğu tahmin edilen, Afrika dışında bulunmuş en eski taş aletler keşfedildi. Aletlerin insanların elinden çıktığı kanıtlanırsa ‘insanlığın tarihi’ baştan yazılabilir. Keşifle birlikte Afrika kıtası dışında insansı türlerin varlığına dair bilinen en eski kanıtın bulunduğu

Mesele keşke sadece ticaret savaşı olsaydı – Bülent Falakaoğlu

Veee… Ticaret savaşı resmen başladı! Böyle duyuruldu. ABD’nin on milyarlarca dolarlık Çin malına karşı gümrük duvarını yükseltmesi. Ve de Çin’in buna karşılık vereceğini açıklaması. Duyurulara bakınca sanırsınız ki… Dünyanın en büyük iki ekonomisi değil de, malını daha çok satmak isteyen iki büyük tüccar karşı karşıya gelmiş! Kapitalist sistemin tepesindeki ülke (ABD) ile yükselen yeni gücün

Hegemonik güçler arası ekonomik savaş kızışıyor

Yeni ABD başkanı Donald Trump seçim vaatlerinde yer verdiği korumacı politikalar izleyeceği, Çin başta olmak üzere ithal ürünlerin girişini engelleyeceği söylemlerini yaşama geçirmeye başladı. ABD yönetimi, 50 milyar dolarlık gümrük vergilerinin ilk bölümü kapsamında Çin’den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki 800’den fazla ürüne yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulamasını başlattı. Çin buna misilleme olarak 545 ABD ürününe

Çin’de ‘dijital diktatörlük’ dönemi

Gazete Duvar Çin’de dijital diktatörlük test ediliyor adlı bir haber yayınladı. haberin tümü şöyle: Yakın gelecekle ilgili distopik hikâyeleri konu edinen Black Mirror dizinde anlatılan bir konu Çin’de gerçek oluyor. Buna göre Çin’de 2020 yılında hayata geçecek “sosyal kredi sistemi” bazı bölgelerde test edilmeye başlandı. Çin 2020 yılında vatandaşlara davranışlarına göre puan verileceği bir sosyal

adam asmaca – ayşe özkan

hukukun adaleti sağlamada yetersiz olduğu fikri, cezasız kalan suçların toplumda oluşturduğu infialin bir parçası. çaresi de tabii ki cezayı ağırlaştırmak değil, cezayı vermek ve uygulamak! “idam cezası, öfkeli ve üzgün vatandaşların ağzına kolayca çalınan bir parmak politik bal ama cinsel saldırıların hızla ve belli bir biçimde cezalandırılmasını garanti altına alacak adalet sistemleri ve tecavüze sebep

Grevdeki Çin: İşçiler Anlatıyor

“Grevdeki Çin: İşçiler Anlatıyor”, VİVO Yayınevi’nden Anıl Avaroğlu çevirisi ile çıktı. “Kamu sosyolojisinin parıldayan bir örneği” olarak nitelenen kitap, Çin’in küresel kapitalizmin geleceğini temsil ettiği gerçeği kadar işçi hareketinin de geleceği olduğuna vurgu yapıyor. Anlatıcı olarak işçilerin özne olduğu kitapta Pearl River Deltası’ndaki işçi mücadeleleri detaylı bir anlatım ile sunuluyor. Çin’deki işçi direnişi süreci ile