Fransız İsyanı – Antonio Negri

Antonio Negri’yle Sarı Yelekliler ve Fransa’daki yeni protesto dalgası üzerine Şu son birkaç haftada Fransa’da olan bitenlere bakalım. Buna isyan diyebilir miyiz? Elbette sorunun yanıtı isyanla ne demek istediğimize göre değişir fakat kavrayışımız ne yönde olursa olsun, buna benzer bir şeyler yaşanmıştır. Muhtemelen yaşanmaya da devam edecektir. Son iki Cumartesi günü Paris’te yaşanan sert çatışmalar

Kadın futbolcular ve cinsiyetçilikle imtihanımız – Suzanne Wrack

Martin Solveig’in Ballon d’Or’u (Altın Top) kazanan sporcuyla ilgili yorumları, spor alanındaki kadınlar açısından şaşılacak bir durum değil ama yine de hayâl kırıklığı yaratıyor. Cinsiyetçi tavır toplumun her alanında kök salmışken, sporu bundan azade tutmak imkânsız. Bunun ileriye dönük, tarihi bir an olması beklenirdi: İlk kadın Ballon d’Or ödülü gerçek bir şölen olmalıydı. Zira, kutlanması

Her yıl 25 cm çöküyor: Uydu verileriyle Tahran’ın ‘batışı’

Bilim insanları son 15 yılın uydu verileri üzerinden yaptıkları bir araştırmada, İran’ın başkenti Tahran başta olmak üzere birçok kentin çökmekte olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre Tahran, aşırı yük ve yeraltı kaynaklarının dengesiz kullanımı sebebiyle her yıl 25 santimetre çöküyor. Batı Asya’nın en yüksek nüfusa sahip kentlerinden biri olan İran’ın başkenti Tahran ‘batıyor’. Nature’da yayınlanan kısa

Kadın edebiyatı için harika zamanlar – Ama neden hâlâ ikinci sınıf muamelesi görüyoruz? – Elena Ferrante

Erkekler hakikaten kadınlardan bir şeyler öğreniyor mu? Sık sık. Peki, bunu kamusal olarak kabul ediyorlar mı? Nadiren—günümüzde bile bu böyle. Edebiyat örneğinden gidelim. Kendimi ne kadar zorlarsam zorlayayım, bir kadın yazarın eserinden öyle ya da böyle etkilendiğini söyleyen çok fazla erkek yazar ismi düşünemiyorum. İtalya özelinde aklıma tek bir isim geliyor, o da Virginia Woolf

Sözde-arkeolojinin temelindeki ırkçılık – Sarah E. Bond

Sarah E. Bond, Mısır’daki piramitler başta olmak üzere Afrika, Güney Amerika ve Kuzey Amerika gibi yerlerdeki yapılara dönük ‘uzaylılar inşa etti’ şeklindeki savlara dikkat çekiyor ve bu tutumun Batı dışı uygarlıkların başarılarını inkâr etmek anlamına geldiğini belirtiyor. Bond’a göre ‘uzaylı mimarlar savı’ sadece Avrupalıların –beyaz insanların– bu tür mimari abideleri yapabileceği yolundaki ırkçı anlayışı yayıyor.

Ursula K. Le Guin’in “Orsinya Öyküleri” ilk kez Türkçede

Ursula K. Le Guin’in “Orsinya Öyküleri” isimli kitabı, Çiğdem Erkal tarafından ilk kez Türkçeye çevrildi, İthaki Yayınları etiketiyle yayımlandı. Anarşist, feminist ve çevreci yazar Ursula K. Le Guin’in “Orsinya Öyküleri” isimli eseri, İthaki Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. “Orsinya Öyküleri”, İthaki Modern serisinin dördüncü kitabı. 20. yüzyıl edebiyatını etkileyen yazarları tanıtmayı amaçlayan seride Aldous Huxley’in

Saklı bir tarihe ışık tutma arayışındaki bir yazar

1915’ten bugüne uzanan Ermeni portrelerinde bu hafta yazar Chris Bohçalıyan var. Hikayesi Kayseri’den ABD’ye uzanan Bohçalıyan, Ermenilerin 1915 ile kaybolan saklı tarihininin önemine atıfta bulunuyor, eserleriyle o dönemi yakalamaya çalışıyor. 20 yıl önce âşık olduğunu öğrendiği büyük büyükbabası Nazaret’in izinden giden yazar, edebiyatıyla geçmişe ışık tutmaya çabalıyor. Dünya genelinde milyonlarca romanı satılan Ermeni bir yazar, Chris

Kaçatryanlar’ın portresi

1915’ten bugüne uzanan Ermeni portrelerinde bu hafta ailesinin hikayesi Kars’tan Almanya’ya uzanan sanatçı kardeşler Sergey ve Lusine Kaçatryan var. Büyük büyükbabalarının hayatı hakkında kısıtlı bilgiye sahip olan kardeşler, anadili ve kimliği korumanın önemine değiniyor ve “Kültürümüzü koruduğumuz sürece asla yok edilemeyiz” sözlerini kaydediyor. Sergey Kaçatryan ile kız kardeşi Lusine’nin büyük büyükbabası Daniel Kaçatryan Kars’ta doğmuş.

Peter Balakyan’ın Diyarbakır’dan ABD’ye uzanan hikayesi

1915’ten bugüne uzanan Ermeni portrelerinde bu hafta ailesinin hikayesi Diyarbakır’dan önce Suriye’ye, ardından ABD’ye uzanan Peter Balakyan var. Ödüllü şair ve yazar Balakyan, büyükannesinden kendisine miras kalan halk masallarının, hayallerin ve sembollerin yaşamının merkezinde olduğunu kaydediyor. Şair, akademisyen ve anı yazarı Peter Balakyan’ın kaleme aldıkları arasında yedi ciltlik bir şiir kitabı ile beraber beş kitap ve

Yönetmen Richard Linklater ile “Hayata Uyanmak” üzerine

Yönetmen Richard Linklater, “Hayata Uyanmak” filmiyle düşlerin ve bilincin doğasını ele alırken, izleyiciyi bir dizi sohbetin içine sokar, sorgulamaların içinde bırakır. Filmin kendi deneyimlerine dayandığını belirten Linklater, konu anı kodlamak olduğunda kişiler ve devletler arasında ortak noktalar olduğunu söylüyor ve bu durumu şöyle anlatıyor: “Ülkeler, hangi amaçla olursa olsun tarihlerini yanlış hatırlar. Ve biz de