Erdoğan’ın düşü ‘Asım’ın nesli’ tarumar oldu – Bahadır Özgür

Salgın günlerinde açıklanan Çocuk İstatistikleri, AKP’nin kurmaya çabaladığı toplumun, ekonomi politikaların realitesine çarpıp nasıl tarumar olduğunu gösterdi. “Asım’ın nesli” diye yola çıkanlar, milyonları bir ‘küfe’ye mahkum etti. “Biz ki her mevcudu yıktık, gayesiz bir fikr ile/Yıkmadık bir şey bıraktık… Sade bir şey: Aile.” Mehmet Akif Ersoy’un dizeleri, devletten aşağı doğru yayılan inkılapçı dalgaların tehdidi altındaki

Virüsün ‘Z raporu’: Kaç kişinin işi tehlikede? – Bahadır Özgür

Sadece sokağa çıkmamanın doğrudan etkilediği sektörlere bakıldığında ilk etapta 4 milyon 446 bin 456 çalışanın yaşam olanaklarının ciddi risk altına olduğunu söylemek lazım. Buna, yakın zamanda faaliyetlerine ara vermesi beklenen inşaatı eklersek; ekonomik risk grubu 6 milyona yaklaşıyor. Aileleri de dahil edildiğinde salgın, ekonomik olarak ilk anda 15 milyondan fazla nüfusu vuracaktır. Bir yanda can

Cengiz hukuku: Burada küfür, orada çiçek – Bahadır Özgür

Cengiz İnşaat’ın Slovenya’da aldığı tünel ihalesi sürecinde yaşananlar; sermayenin hukukla mecburi, hukuksuzlukla gönüllü kurduğu ilişkinin yarattığı sonuçları görmek bakımından çarpıcı bir örnek. Bay Cengiz, bir sabah uyandığında kendini Avrupa Birliği (AB) yasalarına tabi halde buldu. Fiyat rekabeti yapmak, iş kanununa uymak, çevreyi dikkate almak zorundaydı. Oysa Türkiye’de ne rahattı; ihale öncesi millete küfür edecek kadar

Ne dediler, niye güldüler? – Bahadır Özgür

İktidar onlarca askerin şehit olduğu bir macerayı ve mülteciler üzerinden estirdiği nefret rüzgarını gündemin ilk sırasına taşırken, o esnada neleri tartışıyorduk? Trump’la münasebetini anlatırken yüzündeki müstehzi gülümseme, salonda kahkahayla karşılık buldu. Ateşli konuşma şehit sayısı üzerinden turizm verilerine bağlandı. Mülteciyi savaş alanına sürme kararıyla büyüme oranları birbirine karıştı. Uzun süre hafızalardan silinmeyecek, tartışılacak bir konuşma

Terrace Tema kulesindeki ‘Müslüman Kardeş’ – Bahadır Özgür

AKP dönemi palazlanmış ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında el konulmuş bir şirketin projesi; İhvan’ın önde gelen bir üyesi; arazi tahsisleri ve yardımlarla gündemden düşmeyen bir vakıf; inşaat firmasıyla iç içe geçmiş bir e-üniversite… İşte bir turnusol deneyi daha. İktidarın Suriye politikası sadece dış açmazlar, mülteci akını veya içeride gerici retoriğe dayalı otoriter siyasal zemin

Rejimin ‘artık’ gizlemediği fotoğrafları… – Murat Sevinç

Bürokrasi Mehmet Ağar’dan, Süleyman Soylu’ya geriledi. Biri diğerinin çırağı deyip geçmeyin sakın. Sınırları bilen ve yasa dışılığın gizliliğine özen gösteren (!) ile, sözünde ve eyleminde hiçbir dizgini olmayan arasında azımsanmayacak fark var. Birinin fotoğrafı ya da belgesi sızdırılır, diğeri selfi çektirip kendi paylaşır! Bu perşembe kitap yazısı günüydü. Ancak salı günü Duvar’da okuduğum nefis bir

Hesap vakti: Sahipleri varlıklarını çağırıyor – Bahadır Özgür

Borca dayalı finansman modeli sürgit değildir ve ekonomik durgunluk dönemlerinde paranın sahipleri gür bir sesle haykırır: “Hesap bayım!” İşte Türkiye için de bu hesap dönemi açılmış bulunuyor… Eğer bir ülkede borç sorunu ortaya çıkmış ve iktidar da bu borçları yeniden yapılandırmaya girişmişse, orada hesap kesilmiş ve aşağıdan yukarıya, içeriden dışarıya servet transferi başlamış demektir. Bir

Bir AKP klasiği daha: Sancak’ın kan ihalesi! – Bahadır Özgür

Zincir 17 yıldır alışık olduğumuz şekilde tamamlanıyor: Alım garantili bir ihale ve iktidara yakın bir şirket… Ama ortada ne fabrika, ne laboratuvar, ne de üretim var. SGK, anlaşmaya imza atmak ve ruhsat almak dışında kılını kıpırdatmayan Sancak’a milyonlarca lira ödemeye başlıyor. “1 Ekim 2013 itibariyle Türkiye tarihi bir sürecin içine girdi.” Bu sözler, BMC’yi aldıktan

Kaz Dağları’nın ardındaki hırsızlık ittifakı – Bahadır Özgür

Kaz Dağları’nın ardına gizlenen tezgah inanılmaz boyuttadır. Düne kadar otoyol, köprü, havalimanı, HES’ler ve özelleştirmelerle yer üstünü yağmalayan ne kadar şirket varsa, bugün hepsini yer altında görebilirsiniz. Bu vicdansız, kötülük dolu şirketlerin ve siyasetçilerin yasa dışı bir faaliyeti değildir, bizatihi rejimin kendisidir. 23 Nisan 2008 günü maden sahipleri, Maden Fuarı’nda bir toplantıda buluşuyor. Kürsüde, Çevre

‘AKP piyasa kaidelerinin en ‘kutsal’ını çiğnedi, sonuçları sadece iktisadi olmayacak’

Geniş kitlelerin yoksulluk ve işsizlik gerçeği ile şekillenen ekonomik kriz gündeminin ‘uluslararası sermaye ilişkileri’ tarafına, geçtiğimiz hafta siyasetin ekonomiye doğrudan müdahalesi eklendi. AKP iktidarının popülizmini sürdürmek adına ekonomiyi kendi etrafında kümelenmiş dar bir ihaleci-rantçı kesimin çıkarına göre düzenlediğini belirten Gazete Duvar yazarı iktisatçı Bahadır Özgür ile AKP’nin ekonomi politikalarını konuştuk. Özgür, “Ama” diyor “Bu beyhude