Gün oldu, devran döndü: Şampiyon Toronto Raptors – Ara Gözbek

Toronto Raptors artık yıldızların terk ettiği şehir olarak kalmayacak hafızalarda. Golden State Warriors Hanedanı’nı yıkmış küçük bir “devrim” olarak nitelendirilecek. Şimdi bütün taşlar yerinden oynayacak. Son iki yıldır rezil edilerek finalde elenen LeBron James’li Cleveland Cavaliers’ın aşamadığı tepe bu sene Kawhi Leonard’a kısmet oldu diyelim. Artık bekleyip göreceğiz… Çocukluğumuzdan itibaren tarih derslerinde “olay” ve olgu”

Sadece güçlüler hayatta kalır: 2019 NBA finali – Ara Gözbek

Kevin Durant, dönerse ve daha önemlisi sağlıklı dönerse bu NBA tarihinin en az izlenen, reytingi en düşük NBA finallerine dönüşür. Ama ya Kevin Durant dönemezse? Çok uzun hikayeler dinlemiş, çok uzun filmler izlemişizdir. Bütün yolu geride bırakırız sırf hikayenin sonunu öğrenebilmek için ya da yolun sonunda varacağımız yeri görmek için. Kan, ter ve gözyaşları… Bir

Şampiyonluğun teslimat adresi: Golden State – Ara Gözbek

Bu takımın Steph Curry’nin takımı olduğu zaten açıktı. Takımın en büyük yıldızı Kevin Durant ama unutmayalım ki Steph Curry, Durant henüz Golden State’e uçakla inmeden bu takımı iki NBA finali ve bir NBA şampiyonluğuna ulaştırmıştı. Tarihin en büyük normal sezon galibiyet rekorunu kırdılar: 73-9. “Bazen taahhütlü gelir, ‘almadım’ diyemezsin…” (Yüksek Sadakat) Koskoca sezon, başından beri

Organize işler ‘hakem sarmalı’ – Ara Gözbek

Çaykur Rizespor – Galatasaray maçı hakkında ne konuşacağız? İşte “Marcao ne güzel hücumu kesti” veya “Onyekuru ne güzel pas attı” mı diyeceğiz. Bu maçı hakem dışında neresinden okuyacağız? Maçta hakeme dair her şey var. Hakem hatası, yanlış penaltı, yanlış kırmızı kart ve yetmedi kural hatası. Söyledim, söylüyorum, söylemeye devam edeceğim. Katıldığım yayınlarda konuşmaktan dilimde tüy

NBA’de Damian Lillard hadisesi ve uzantıları – Ara Gözbek

Lillard, taksimetreyle 20 TL yazacak mesafeden attığı şutla benim yıllardır savunduğum bir yargıyı kanıtlamıştır. “Delilik ile dahilik yakın şeylerdir”. Lillard, deli midir dahi midir orasını size bırakıyorum. Ama kesin olan bir şey vardır ve bunu gördük. Portland şampiyon olmayabilir ama Lillard’ın bir şampiyon yüreği var. Bu hafta başka bir konumuz olacaktı esasında. Zaten bildiğiniz gibi

Galatasaray’da ‘idari ibrasızlık’ – Ara Gözbek

Galatasaray’da bugünler geride kalacaktır muhakkak. Şampiyon olunca bir de azıcık daha ertelenecek. Ama işin sonuna bakacak olursak, hani şu “end game” dediğimiz şeye; bu kulüpler er ya da geç sahiplik düzenine geçecek. Başka yolu yok gibi görünüyor. Galatasaray’da işler iyice karıştı diyebiliriz. Geçen hafta gerçekleşen mali kongrede çıkan sonuçlar Türkiye’nin gündemine adeta bomba gibi düştü.

Emekliye ayrılan formalar: Chris Bosh ve Manu Ginobili – Ara Gözbek

Bir NBA takımında uzun yıllar oynamak, hatta bütün kariyeri boyunca oynamak, o takımda formanın emekliye ayrılmasına yeterli mi? Bu çok kilit bir soru. Bu yazı ile bir çok basketbolseverin tepkisini çekebilirim. Bunu baştan belirtmem gerekir. Biraz sonra ortaya atacağım argümanlar bazı sıkı taraftarların hoşuna gitmeyecektir. Geçtiğimiz hafta NBA iki oyuncunun formasını emekliye ayırdı. Miami Heat’ten

Eski sevgiliyle yeniden barışmak: A Milli Futbol Takımı – Ara Gözbek

İkide iki ile güzel bir başlangıç yaptık. Öyle ya da böyle Şenol Güneş’in takımı Euro 2020’ye taşıyacağını düşünüyorum. Ama bunun gerçekten bir başarı sayılacağını düşünmüyorum. Yine de Şenol Güneş, bize bir Dünya Kupası daha yaşatırsa bence Türk futbol tarihine kolay kolay “bypass” edilmeyecek, yadsınamayacak bir başarı yazacaktır. Aslında konuya nereden girsem bilemedim. O kadar fazla

NBA’de ‘Mart Çılgınlığı’ – Ara Gözbek

NBA programlarının izlenme oranları, internet üzerinden paylaşılanların tıklanma oranları, forma veya tişört satışları, bahis oranları… Yani bu “Mart Çılgınlığı” gerçekten hepimizin kafasını sarıyor. Bu konuyu aslında geçen hafta yazacaktım ama Los Angeles Lakers batmakta olan Titanik olunca ertelenemezdi. Bu hafta NBA ile ilgili yazımız orijinal adıyla “March Madness” yani “Mart Çılgınlığı” veya “Mart Deliliği” olarak

Hani vermiştik Lefter’e, yazmıştık deftere? – Ara Gözbek

1959’dan önceki şampiyonlukların sayılması gerektiği görüşündeyim. Hangi takımın kaç şampiyonluğu olduğu inanın çok önemli bir mesele değil bu konuda. 1959’dan önce yazılmış bir tarih var, yazılmamış gibi davranılamaz. Sevinilmiş goller, sokakları bayrama çevirmiş şampiyonluk kutlamaları hiç olmamış gibi hayatımıza devam edemeyiz. Türkiye’de 1959’dan önce futbol oynanmamış. Top denilen namıdiğer meşin yuvarlak, 1959’da gökyüzünden bir anda