Bir milyondan fazla sığınmacı kadın yok sayılıyor – Melis Başaran

Göçe zorlanan Suriyelilerin yüzde 75’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Savaştan kaçıp yardım ve kaynaklara erişmeyi beklerken; taciz, cinsel saldırı, aile içi şiddet ve yoksullukla karşı karşıya kalan 1 milyonu aşkın kadın Geçici Koruma Yönetmeliği’nde dikkate alınmıyor Günümüzde göç, gönüllülük esasından çıkıp bir mecburiyet haline gelmiş durumda; pek çok göç hareketi travmaları da ‘sınırların’ dışına taşıyor. Dünyanın

25 Kasım’a giderken aileyi koruma devleti – Nurcan Kaya

Yani vatan gibi aile de elden gidiyordu. Bu nedenle bir şeyler yapmak gerekiyordu. “Kadının kocasına çay getirmesine tahammül edemiyorlar, aile bağlarını zayıflatmaya çalışıyorlar” diye sitem ediyordu Diyanet İşleri Başkanı. Haklıydı. Kadınların erkeklere şöyle bir ağız tadıyla hizmet etmesine müsaade etmiyordu birileri. Yüzlerce yıldır bu topraklarda kurulu bir düzen vardı. Öyle ki, okumuş, gün boyunca insan haklarını

İntihar paktı: Ölüm, cinayet ve aile – Ahmet Murat Aytaç

Sonuçta intihar ve cinayet arasındaki ayrımların silindiği bu denetimsiz şiddet üretim sürecinde belirleyici olan aile içindeki bağımlılık ilişkileridir. Bağımlılık ilişkilerinin temelini ise aile içindeki rollerin dağılımını ve hiyerarşiyi belirleyen ataerkil pazarlık oluşturmaktadır. Diyanet İşleri Başkanı’nın “Bir dakika bile değil. Buna bile tahammül edemeyen kesimler var” dediği kamu spotunda tüm bu bağımlılık ilişkilerini üreten pazarlığa dayalı

Acı ama gerçek… Ailelerin tek umudu: Çocuk işçiliği (Melis ALPHAN)

Araştırmanın en önemli bulgularından birisi, tarım aracılarının, tarla-bahçe sahiplerinin ve yerel yöneticilerin çocuklara yönelik yanlış algısı. Bu nedenle çocuk emeği teşvik ediliyor. Mevsimlik tarım işçiliği, yaşadığı kısırdöngüyü kıramayan, alternatif gelir kaynaklarına ulaşamayan, eğitim seviyesi düşük, kalabalık ailelerin temel uğraşı. Bir yandan da, onların hayatta kalmalarının tek yolu. Çalışma hayatının en dezavantajlı grubunu oluşturan tarım işçisi

Muhafazakâr yahudi aile çevresinden kadınların kurtuluşu hareketinin Kadın Çevresi’ne

Feminist Mekan Cuma Buluşmaları kapsamında 5 Nisan 2019 günü Stella Ovadia ile birlikte onun feminist olma tarihini ve tanıklıklarını konuştuk. “Feminist olmak kadınları sevmektir: Kadınları keşfetmek, ortaya çıkarmak, anlamak, tanımak. Azınlık psikolojisinden sıyrılıp ezilen bir cinse ait olmanın gerektirdiği isyan ve dayanışmayı yüklenmektir,” sözleri yıllarca kulağımıza çok yakışan küpeler oldu, çok teşekkür ederiz. İyi akşamlar,

Anneliğin kısa tarihi 5: Milletin, tayyörlerini bir zırh gibi kuşanan münevver anaları… Ceylan Akgün

Cumhuriyet elitleri için kadınlar üzerinde ihtimamla durulan varlıklardır. Ataerkil sözleşme toplumunun tezahürü olan ulus/devlet yapılanmasında kadınlar yine denetlenir ancak bu sefer normları din ve gelenek değil, devlet belirler. Annelerin yetiştirecekleri evlatlarla, aile hayatının ıslahı olacağı fikri vardır. Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerinki gibi basit değildir. Binaenaleyh kadınlarımız; hatta erkeklerimizden daha çok münevver, daha

Yönetmen Koreeda’nın “Arakçılar” (Shoplifters) isimli yapımı gösterime girdi – Güvenç Atsüren

Çektiği hemen hemen her filmle dünyanın saygın festivallerinin radarına giren, günümüz Japon sinemasının en üretken yönetmenlerinden Hirokazu Koreeda, yeni filmi Shoplifters’la Cannes Film Festivali’nde yarışmış ve Cate Blanchett başkanlığındaki jüri tarafından Altın Palmiye’ye layık görülmüştü. Çok güçlü adaylar arasından sıyrılarak ödüle ulaşan Shoplifters, Koreeda’nın filmografisindeki birçok yapımda yer verdiği aile temasına genişçe bir yer ayıran

“Özgürlük kesintisiz bir mücadeledir” / Ayşe Düzkan’la söyleşi

Ayşe Düzkan’la Güldünya Yayınları’ndan yeni çıkan kitabı 05 17 vesilesiyle buluştuk, kitaptaki yazıların çağrışımıyla güncel feminist tartışmalara da değinen bir söyleşi gerçekleştirdik. Özgür Gündem gazetesiyle nöbetçi yayın yönetmeni olarak dayanışması üzerinden açılan davadan aldığı ceza sonucunda Ayşe yakında cezaevine girecek. Çatlak Zemin ekibi olarak yanındayız Ayşe!   Bu soru sana çok sorulmuş, ancak bu röportajı

Diyanet protokolleri ve ailenin mutlak bütünlüğü çerçevesinde hayatlarımız nasıl şekilleniyor? – Feride Eralp

Kadınlar, çocuklarının bakımı için de, şiddet gibi “aile içinde” yaşadıkları sorunlar için de Diyanet’e, müftülüğe, onun okul öncesi eğitimlerine, Aile ve Dini Rehberlik bürosuna—yani kadın-erkek eşitliğini temel almayan, eşitsizliği fıtrat olarak tanımlayan, kadınların çoğunlukla şiddet ve baskıdan uzaklaşma yolu olan boşanmayı istismar gibi “önlenmesi gereken bir sorun” olarak niteleyen bir kurumun mekanizmalarına mecbur ediliyor. Diyanet’in

2019 için asgari ücret oybirliği ile 2 bin 20 TL oldu

Asgari ücret, 2019 yılı için net 2 bin 20 lira olarak belirlendi. Çalışma Bakanı Zümrüt, asgari ücretin ilk kez oybirliğiyle belirlendiğini söyledi. Türk-İş Başkanı Atalay ise “Bu mükemmel bir ücret diyemeyiz, ama kabul edilebilir bir rakam” dedi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, bugün yaptığı dördüncü toplantıyla asgari ücreti belirledi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra