Gündoğdu’ya polis engeli: 5 gözaltı

Alsancak’ta bulunan Gündoğdu Meydanı’na yürümek isteyen grup gözaltına alındı. İzmir’de Halkevleri üyelerinde oluşan bir grup, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama yapmak istedi. Alsancak Semtinde bulunan Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinden Gündoğdu Meydanı’na yürüyen üyeler ellerinde, “Kapitalizme ve saraya can vermeyeceğiz.  Tek yok devrim tek yol sosyalizm” pankartı taşıyarak, “Yaşasın 1 Mayıs; alanlardayız”

Taksim’de 1 Mayıs’a müdahale

Taksim Meydanı’nda yapılmak istenen sembolik 1 Mayıs kutlamasına izin vermeyen polisler, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile birçok kişiyi gözaltına aldı. Koronavirisü salgını nedeniyle bu yıl 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kitlesel yerine her yerde kutlama kararı alan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve

BİZ DURURSAK HAYAT DURUR – Mustafa Durmuş

Dünya işçilerinin “dayanışma ve mücadele günü” olarak tarihe geçen 1 Mayıs, bu yıl Koronavirüs salgını nedeniyle sokaklarda, yığınsal katılımlarla, mitinglerle kutlanamıyor. Ancak bu durum 1 Mayıs’ın işçiler ve emekçiler için en önemli günlerden biri olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bu sefer evlerimizin balkonlarında, pencerelerimizde saat 21.00’de hep birlikte alkışlarla, 1 Mayıs marşını söyleyerek kutlayacak ve belki

HDP her yerde 1 Mayıs’ı kutladı

HDP, birçok kentte fiziki mesafeyi koruyarak 1 Mayıs’ı kutladı. Valiliklerin yasak kararını protesto eden partililer, “1 Mayıs’ta her yerdeyiz” diyerek, yarın herkesi bulunduğu yerde 1 Mayıs’ı kutlamaya davet etti. Halkların Demokratik Partisi (HDP), birçok kentte 1 Mayıs dolaysıyla açıklama yaptı. İl binaları önünde yapılan açıklamalarda fiziki mesafeyi koruyan partililer, valiliklerin yasak kararını protesto ederek, işçilerin

Virüs, kapitalizm ve 1 Mayıs

Kapitalizm öylesine mantık dışı bir sistem ki bir salgından ilk kurtarılması gerekeni sona bırakıyor. Hayatı emeğiyle yaratan emekçileri işyerine sürerken hayata hiçbir katkısı olmayan patronları kurtarmaya çalışıyor. Halil İmrek* Bir yandan doğa bütün görkemiyle emekçilerin elinde 1 Mayıs’a hazırlanırcasına hayat fışkırırken diğer yandan sermayenin egemenliği bir virüs salgınıyla ölüm saçıyor. Virüsler ancak çoğalacak ortam bulunca

İşçi sınıfı ağırlığını koymalı! (Can UĞUR)

1 Mayıs’ın ardından açığa çıkan tabloyu yorumlayan Atilla Özsever, işçi sınıfının artık sürece ağırlığını koyması gerektiğinin altını çiziyor. Çalışma ekonomisi uzmanı Dr. Atilla Özsever’le 1 Mayıs ve sonrasını, ekonomik krizi ve emek hareketinin bundan böyle nasıl bir rota izlemesi gerektiğini konuştuk. Atilla Özsever, yerel seçimlerle birlikte işçilerin, emekçilerin bir hareketlenme içine girdiğini, 1 Mayıs’ın bu

1 Mayıs resmi: Sermayeyle ‘sandık’ arasında – Hakkı Özdal

Bugüne dek emekçi sınıflardan hatırı sayılır bir oy almayı başaran Erdoğan, egemen sınıfların ‘reform’ talepleriyle, bu reformlardan canı yanacakların göstereceği ve işaretleri giderek artan tepkiler arasında sıkışmış gibi görünüyor. Sanayi ve ticaret burjuvazisinin beklentileri, 31 Mart’ta ortaya çıkan kırılgan ve belirsiz siyasal tablonun ürkütücülüğüne çarpıyor belli ki Siyasal iktidarın, zaten çoktandır önemsemediği meşruiyet yerine, kendisine zaman kazandıracak

Fransa’da yüzbinler alanlara çıktı, Paris’te şiddetli çatışmalar

Fransa genelinde yüzlerce merkezde 1 Mayıs vesilesiyle yüz binlerce kişi alanlara çıktı. Paris’te özellikle otonom gruplar ile polis arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Fransa’da bu yıl 1 Mayıs yürüyüşü öncekilerin aksine sadece sendikalar değil, geniş toplumsal kesimlerin buluşmasına tanıklık etti. Sendikalar, siyasi partiler, çevreciler, otonom hareketler, öğrenciler, öğretmenler, aylardır eylemde olan Sarı Yelekliler, 1 Mayıs’ta bir

133 YIL SONRA 1 MAYIS’TA DÜNYA İŞÇİ SINIFININ DURUMU – Mustafa Durmuş

Bundan 133 yıl önce ABD’de 13,000 işyerinde çalışan 300,000 işçi iş bırakarak sokaklara çıktı. Eylemlerinin nedeni günde 16 saati bulan çalışma saatlerinin (ücretleri kısılmadan) 8 saate düşürülmesini ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini sağlamaktı. Böylece yıllar öncesinde başlatılan ölümlerle sonuçlanan mücadelenin sonucunda, resmi olarak 1 Mayıs 1886 tarihinden itibaren çalışma saatleri günde 8 saate düşürülmüş oldu. Bayramdan

Erkekler, 8 Mart’ta da olmayıverin ya – Özgecan Kara

Feminizm bile denmez, kadınların var olduğuyla tanışmam 20’li yaşlarımın başlarına dayanır. O zamanlar daha safım tabi, hayatta 10 sene geride kalmışım, çok daha az görmüş, çok da az yaşamışım. Hayat çok güzeldi o zamanlar ve ben daha umutluydum. Mucizelere inanıyordum. O zamanlar mücadelede erkekler olmadan kadın-erkek eşitliğinin olmayacağını düşünüyordum.  Henüz Birleşmiş Milletler’in “Kadınlar için Erkekler”