Sendikalar, Meslek Örgütleri ve STK’lar: ‘Çatışmasız Yollar Denenmeli’

Suriye operasyonuna ilişkin açıklama yapan STK ve meslek örgütleri, Türkiye’nin zor ve sıkıntılı bir sürece girdiğini belirttiler.

Meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları TSK’nin Suriye’nin kuzeyine düzenlediği askeri operasyona ilişkin açıklama yaptı.

Yapılan açıklamalarda, savaşa karşı barışın savunulması gerektiği ifade edildi.

Barış Vakfı: Savaş ölüm ve yıkım demektir

Barış Vakfı yaptığı açıklamada, Türkiye’nin zor ve sıkıntılı bir sürece girdiğini belirterek şöyle dedi: Suriye topraklarına, siyasi karar ve endişeyle yapılan askeri müdahalenin, komşularımızla uzun yıllar sürecek düşmanlıklara yol açacak.  Bölgemizin kadim halkları Kürtler, Araplar, Türkler ve diğerleri arasında husumet duyguları yaygınlaşıyor.

Savaş ölüm ve yıkım demektir. Tarih boyunca savaş, hiçbir zaman sorunların kalıcı çözümü sağlamamıştır. Askeri müdahalenin, Türkiye’nin sorunlarını çoğaltacağı gibi, sulh içinde sorun çözmeyi başaramamak Türkiye’yi farklı ülkelerle ortaklık arayışına zorluyor.

Sorunun çözümü için, Suriye’nin egemenlik hakkına müdahale anlamına gelen “güvenli bölge” oluşturmak yerine, muhataplarıyla diyalog ve müzakere yöntemine başvurulmalı, barış tercih edilmeli.”

DİSK-KESK-TMMOB-TTB: Ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mimarlar ve Mühendisler Odası Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından yapılan açıklama ise şu şekilde: “Bizler bu ülkenin işçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, şehir plancıları ve hekimleri olarak tehlikenin farkındayız. Türkiye’yi yönetenlerin yıllardır tüm uyarılara kulak tıkayarak, ve hatta uyarıda bulunanları “hain” ilan ederek Suriye’deki savaşa müdahil olmaları ülkemize ve bölgeye bugüne kadar büyük bedeller ödetti.

“Dört yıl önce bugün, 10 Ekim 2015’te Ankara’da Emek-Barış-Demokrasi mitinginde yaşanan ve 103 insanımızı yitirdiğimiz katliam, bu ağır bedellerden sadece biridir. Ortadoğu’daki savaş politikalarının besleyip, büyüttüğü, Türkiye’de yüzlerce insanımızı aramızdan alan katliamları gerçekleştiren IŞİD’in, dünyanın dört bir yanından gelen ve yurttaşı oldukları hiç bir ülkenin geri almak istemediği binlerce üyesinin “gardiyanlığı” gibi ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız.

“Ülkemize, bu ülkede yaşayan yurttaşlara, temsil ettiğimiz üyelerimize sorumluluğumuzun gereği olarak tarihe not düşmek boynumuzun borcudur: Böylesi bir askeri maceranın hiçbir sorunu çözmeyeceğini, aksine ülkemizin temel sorunlarını derinleştireceğini görenler için, göz göre göre susma zamanı değildir.”

TİHV-İHD:Yaşam hakkı ihlal edilecek

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) tarafından yapılan açıklamada ise şöyle denildi: “Kuzey Doğu Suriye’ye yapılan askeri müdahale, her şeyden önce binlerce belki de on binlerce insanın yaşam hakkını ihlal edebilecektir. Başlatılan askeri operasyon sürecinde çok sayıda ölü ve yaralı haberi gelmeye başlamıştır. Bu müdahale, başta askeri operasyonun yapıldığı bölgedekiler olmak üzere Suriye halkları için yeni acılara ve yüzbinlerce sivilin yerinden edilmesine dolayısıyla da yeni bir insani krize neden olacaktır. Suriye’nin acil ihtiyacı olan barış ve huzurun tesis edilmesi çok daha da ileri zamanlara ertelenecektir.

“Etkileri emekçiler ve yoksullar tarafından çok yoğun biçimde hissedilen ekonomik krizi daha da derinleştirecek ve uzatacaktır. Siyasal iktidar savaşı fırsat ve gerekçe bilip, uzun zamandır fiili olarak sürdürmekte olduğu OHAL uygulamalarını daha da yoğunlaştırmaya ve kalıcılaştırmaya çalışacaktır.

“Başta düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yapma özgürlükleri olmak üzere pek çok temel hak ve özgürlükler kısıtlanacak, böylelikle her fırsatta engellenen ve şiddetle bastırılan yurttaş eylemliliği imkânsız kılınarak siyasal ve sivil alan tümüyle bir kontrol/tedbir alanı haline getirilmeye çalışılacaktır.

“Türkiye’ye sığınmış milyonlarca Suriyelinin, kuzey ve kuzey doğu Suriye topraklarına zorla nakli ve/veya geri gönderilmesi sivillerin korunmasına yönelik mültecilerle ilgili ‘Cenevre Sözleşmesi’ne de aykırıdır. Bu nedenle de; başlatılan askeri müdahale daha fazla can kayıpları yaşanmadan derhal durdurulmalı, savaşsız, çatışmasız çözüm yolları denenmelidir.”

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir