Seçimler, ittifaklar, HDP ve metropol kentlerin kaderi

Metropol kentlerde oluşması muhtemel bir ittifak ve yaratacağı sinerji 24 Haziran’ın da rövanşı niteliğinde olacak. İttifaklarla gidilecek bir seçimin kaderini de HDP seçmeni belirleyecek.

Yerel seçim takviminin açıklanmasına sayılı günler kala yerel seçim ittifakları da tartışılmaya başlandı. Genel seçimlerde siyasal partilerin ittifak yapması için yasal düzenlemeler 2018 seçimleri öncesinde yapıldı. Ancak AKP-MHP bloku baraj sorunu olmayan yerel seçim ittifaklarına yönelik adım atmadı.

İTTİFAKLAR HİLE-İ ŞERİYE İLE YAPILDI

Hem 12 Eylül darbesi öncesinde, hem de 12 Eylül sonrasında siyasal partilerin yasal olarak ittifak yapması, aynı listeyle seçimlere girmeleri mümkün değildi. Bu nedenle 1991 yılında baraj sorunu olan veya seçime katılma yeterliliği bulunmayan partiler hile-i şeriye yöntemiyle ittifak yaparak seçimlere katıldılar. HEP, SHP ile ittifak yaparken, o dönem adı MÇP olan MHP ise RP listelerinden seçime girdi.

12 Eylül darbesi sonrasında getirilen yüzde 10 seçim barajı, az sayıda partinin Meclise girmesine olanak tanıyordu. HEP, seçimler birkaç ay öne çekildiği için seçime girme yeterliliği elde edememişti. RP ve MÇP ise 12 Eylül’ün getirdiği yüzde 10 seçim barajı nedeniyle ittifak yaptılar ve iki parti RP listelerinden seçime girdi.

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesi sürecinde gerçekleştirilen 30 Mart 1999 tarihindeki yerel ve genel seçimlere gidilirken, HADEP’in etkisizleştirilmesi için genel başkanı ve merkez yöneticileri tutuklanmıştı. Yine Yargıtay Cumhuriyet Savcısı, HADEP’in kapatma davası nedeniyle Anayasa Mahkemesine başvurarak HADEP’in seçime sokulmaması için talepte bulunmuştu.

DENİZ BAYKAL’DAN “SEÇİMLERE KATILMAYIN” TELKİNİ

Seçimlere gidilirken CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bazı Kürt siyasetçiler üzerinden HADEP’e mesaj göndererek ‘seçimlere katılmayın’ telkininde bulundu. Güdül Cezaevinde bulunan HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak ve MYK üyelerine gönderilen arabulucular üzerinden ‘HADEP seçime girmesin, onların önereceği ve kamuoyunun bilmediği isimler CHP tarafından belirlensin ve bölgede CHP listelerine alalım’ önerisi getirilmişti. HADEP, ‘ittifakın halka açık olması ve isimlerin kendileri tarafından belirlenmesi’ konusunda ısrarcı olunca ittifak gerçekleşmedi.

2002 seçimlerine gidilirken, Fazilet Partisi kapatılmış ve yerine AKP ile Saadet Partisi kurulmuştu. Eski Mardin Milletvekili Fehim Adak aracılığıyla HADEP-SP arasında yaklaşık bir ay süren görüşmeler yapıldı. Yine bu dönem SHP’yle de görüşmeler yapıldı. Fakat SP ile listeler hazırlanma aşamasına geldiğinde, SP listelerinde HADEP’e grup kuracak sayıda yer verilmesi önerisi üzerine görüşmeler bitirildi. SHP ile yapılan görüşmelerde ise bir sonuca gidilemedi.

2004 yerel seçimlerinde SHP ile DEHAP arasında yapılan görüşmeler sonucunda SHP listelerinden seçime girilmesi kararı alındı. Batı illeri ve metropoller SHP’ye bırakılırken, bölge illerinde ise adaylar DEHAP tarafından belirlendi. Bazı bölgelerde SHP’ye meclis üyelikleri verildi. Tüm görüşmeler tamamlanıp, basına açıklanmasına sıra geldiğinde SHP bunun deklere edilmesini istemedi. Çankaya’da bir otelde yapılan basın toplantısı ise adeta medyadan kaçırılmaya çalışıldı.

AKP’NİN İKİ KENTTE GİZLİ İTTİFAKI

2004 yılında iki kentte AKP tarafından yapılan gizli seçim ittifakı ise kimsenin dikkatini çekmedi. AKP Mardin ile Siirt’te fiili ittifaklar gerçekleştirdi. Mardin’de AKP, Saadet Partisi’nin adayı nedeniyle seçimleri kaybedeceğini anlayınca Mardin merkez listesini zamanında il seçim kuruluna vermedi. Mardin merkezde seçimlerde Saadet Partisi adayını destekledi. Saadet Partisi adayı seçimden bir hafta sonra ise AKP’ye geçti.

İkinci ittifak ise Siirt’te gerçekleştirildi. DYP ve AKP Siirt il örgütleri üzerinden başlayan görüşmelerde ise tek koşul cezaevinde tutuklu bulunan Fadıl Akgündüz’ün serbest bırakılmasıydı. Fadıl Akgündüz tarafından desteklenen DYP adayı Arap kökenliydi ve AKP oylarının bölünmemesi için Akgündüz’ün serbest bırakılması istenmişti. Seçimlere bir hafta kala Akgündüz ara bir karar ile tahliye edildi. Akgündüz Siirt’e giderek AKP’ye desteğini açıklarken. DYP adayı ise seçim çalışmalarına ara verdi.

2009 seçimlerinde listeler verildikten sonra, CHP Mersin İl örgütü DTP ile seçim ittifakı için görüşmeler yaptı. AKP’nin kazanmaması için CHP adayının desteklenmesini istediler. DTP yöneticleri ittifakın Adana ve Mersin kentlerinde birlikte ele alınmasını istediler. Yerel düzeyde yapılan görüşmelerde ilerleme sağlanamadı.

2014 yerel seçimlerine gidilirken, CHP Adana ve Mersin il örgütlerinden gelen talepler ve aracılar üzerinden yürütülen görüşmeler, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun izin vermemesi nedeniyle bir ittifaka dönüşmedi.

31 MART’TA YİNE HİLE-İ ŞERİYE YÖNTEMİ DENENECEK

24 Haziran 2018 seçimlerinde AKP ile MHP Cumhur İttifakı’nı, CHP, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve İYİ Parti ise Millet İttifakı’nı oluşturdu. HDP, İYİ Parti’nin itirazları, CHP’nin ise HDP’nin ittifakta açıkça yer almasını istememesi nedeniyle Millet İttifakı’nın dışında kaldı. Seçim ittifakları nedeniyle HDP, Urfa, Erzurum, Elazığ, Van, Diyarbakır, Aydın, İstanbul gibi bazı kentlerde 10’u aşkın vekili Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı’na kaptırdı.

31 Mart 2019 yerel seçimlerine gidilirken, yerel seçimlere yönelik ittifaklar yeniden tartışılıyor. Bugüne kadar yapılan görüşmeler ve açıklamalar AKP ve MHP’nin ayrı partiler olarak seçime gireceklerini göstermektedir. MHP İstanbul Büyükşehir’de aday çıkarmama kararı alırken, 2 ilçede ise kendi adaylarının desteklenmesini istiyor. Fakat AKP aday göstermeme stratejisine sıcak bakmıyor. Çünkü yerel seçimlerde beklenti içinde olan il ve ilçe örgütlerinde kırılmalar yaşanacağını biliyor. Seçimler sonrasında döviz ve faiz kıskacına giren Türkiye ekonomisindeki kötü gidişat önlenemezken, enflasyon oranlarının yeniden 90’lı yıllara dönmesi de AKP’yi zorluyor. Bu nedenle de AKP, piramit etkisi yaratacak bir çözülmeden çekindiği için gücünü tüm kentlerde göstermek istiyor. Ancak aday göstermeme formülü yerine bazı kentlerde YSK’nın yasal engellerine ve prosedüre takılacak formüller üzerinde de çalışıyor. AKP ve MHP heyetleri hala ittifakın nasıl yapılacağının arayışı içerisinde.

Diğer tarafta CHP içinden yapılan çeşitli açıklamalarda dile getirilse de yerel seçimde muhalefet partilerinin ittifak yapması yine İYİ Parti’nin ve CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Kürt fobisine takılacak gibi görünüyor. İYİ Parti zaten Kürtler gündeme geldiğinde AKP’den farklı düşünmüyor. CHP’de ise Kürt sorunu konusunda farklı sesler yükselmesine karşın, CHP PM’nin Kılıçdaroğlu’na rağmen böyle bir ittifak kararı alması mümkün görünmüyor. Sosyal demokrat parti iddiasında olan CHP’nin, sağ tandanslı adaylarla seçime girmesi bekleniyor.

HDP’SİZ İTTİFAKIN AKP-MHP’YE KARŞI ŞANSI YOK

31 Mart 2019 seçimleri, Türkiye muhalefetinin Kürt sorununa yaklaşımında turnusol kağıdı görevi görecek . CHP, SP ve İYİ Parti, AKP-MHP ittifakına karşı Kürtleri de kapsayan bir ittifak formülü geliştirecek ya da bu üç siyasal parti mevcut ittifak ile yoluna devam edecek. HDP’nin içinde olmadığı bir ittifak formülünün metropollerde AKP-MHP ittifakına karşı başarılı olma şans ise hiç yok. 2002 seçimlerinden bu yana tüm yerel ve genel seçim sonuçları incelendiğinde, İzmir hariç CHP’nin hiçbir kentte şansı bulunmuyor.

24 Haziran seçim sonuçlarına bakıldığında HDP’nin Adana’da yüzde 13.5, Mersin’de yüzde16.9 Antalya’da yüzde 7.9 Aydın’dayüzde 9.5, Manisa’da yüzde 11.5 İstanbul’da yüzde 12.7 Ankara’da yüzde 6.4, Hatay’da yüzde 11, Denizli’de yüzde 4, Eskişehir’de yüzde 4.3 oy aldığı görülüyor. Bunun dışında Kars’da Cumhur İttifakı yüzde 45 iken millet ittifakı yüzde 22, HDP ise yüzde 31. Iğdır’da AKP İLE MHP birlikte yüzde 44 oy alırken. HDP’nin oy oranı yüzde 44. CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin oy oranı ise yüzde 10.7.

Bunun dışında büyükşehirlerde, yüzlerce ilçede HDP oyları seçimin kaderini belirleyecek düzeydedir. Buna ilişkin olarak CHP stratejistleri tarafından hazırlanan çalışma CHP yönetimine sunuldu. Bu konuda yapılan simulasyon CHP merkezinin dışında tabanda da tartışılmaya başlandı. Yüksek sesle dillendirilen ittifak ise bu simulasyonun eseri. CHP yönetiminin bu konuda nasıl bir karar vereceği konusunda ise belirsizlik sürmekte.

HDP açısından bakıldığında Kürt illerinde 100’ü aşkın belediyede, kayyumlara ve AKP’nin baskıcı politikalarına karşın seçimlerin kazanılacağı görülüyor. Bu yüzden AKP Genel Başkanı Erdoğan, kayyum politikasını yeni dönemde de sürüreceklerini açıklayarak Kürt seçmeni tehdit etti. Erdoğan, seçimlerle alamadığı belediyeleri kendi memurlarıyla yönetmeyi planlıyor. Bu konuda CHP’den de bir tepki gelişmedi.

AKP iktidarı bunun farkında olduğu için çeşitli açıklamalar yaparak hem HDP’ye hemde HDP ile ittifakın yapılmasını isteyenlere gözdağı vermek istiyor. AKP’li Mehmet Özhaseki’nin ‘İstanbul’da bir ilçeyi PKK’nin yönetmesini kabullenmeyiz’ açıklaması, 2009 seçimlerinde Iğdır seçmlerini DTP adayının kazanması üzerine dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in ‘PKK Ermenistan sınırına dayandı’ açıklamasından farklı değil.

Metropol kentlerde oluşacak bir ittifak ve ortaya çıkacak sinerji 24 Haziran’ın da rövanşı niteliğinde olacak. Bu seçimin kaderini de HDP seçmeni belirleyecek. Yerel seçimlere kadar AKP iktidarı psikolojik savaşı adım adım artırarak sürdürecek. Başarıya ulaşması için de bundan başka şansı olmadığının farkında.

Ya muhalefet!..

Duvar : artıgerçek

İlginizi çekebilir