Rehabilitasyon öğretmenleri: Hiçbir güvencemiz yok

Rehabilitasyon öğretmenleri MEB tarafından düzenlenen Özel Eğitim Alanında Destek Eğitimi Verecek Uzman Öğretici Yetiştirme Kurs Programı’nı tamamladıktan sonra özel kurumlarda görev alabiliyorlar. Ancak MEB’e bağlı faaliyet gösterip öğrenci başına para desteği alan bu kurumların birçoğu öğretmenlere kötü çalışma şartları sunuyor. Rehabilitasyon öğretmenleri, diğer meslektaşlarıyla aynı haklara sahip olmak istiyorlar.

Rehabilitasyon öğretmenleri 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na tabi olarak çalışıyor. Çalışma koşulları ise 4857 sayılı İş Kanununa göre düzenleniyor. Öğretmenler, kamudaki meslektaşlarıyla her yönden denklik getirilmesini, emsalleri gibi atama yapılmasını, çıkarılacak olan öğretmen meslek kanunun rehabilitasyon öğretmenlerini de kapsayacak şekilde düzenlenmesini istiyor. Sayıları 30 binin üzerinde olan özel eğitim ve rehabilitasyon öğretmenlerinden çoğu, mobinge maruz kaldıklarını anlatıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı özel kurumlarda görev alan öğretmenler, görme, işitme, zihinsel, bedensel yetersizliği olan bireyler ile dil ve konuşma, özel öğrenme güçlüğü, otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara destek eğitimi veriyorlar.

‘DOĞMAMIŞ ÇOCUĞUMA CEZA KESİLDİ’

Özel bir rehabilitasyon merkezinde çalışan C.M. de bu sorunları yaşayan öğretmenlerden sadece biri. C.M. yaşadıklarını anlatırken, “Devletin bana hak olarak verdiği doğum iznimi kullanacağım diye doğmamış çocuğuma ve bana ceza kesildi” diyor: “Hamileliğimin 5’inci ayında sözleşmem bitiyordu. Sözleşmemin bitimine 1 ay kala sözleşmemin yenilenmeyeceği bildirildi. 1 ay dolduğunda işsizdim, doğuma kısa bir süre kaldığından başka kurumlarda çalışamadım. SGK’lı olmadığım için devletin verdiği haklardan da yararlanamadım. Şimdi çok zor durumdayım.”

‘RAPORUM KABUL EDİLMEDİ’

Başka bir özel kurumda çalışan K.Ç. de hamilelik sürecinde iş sözleşmesi feshedilen bir öğretmen. K.Ç. yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Kurumda 3’üncü yılımda hamileliğimden dolayı doktora gittim. Doktor düşük tehlikesi olduğunu, dinlenmem gerektiğini söyledi ve 13 gün rapor verdi. Raporumun bitiminde yoğun çalışmamam gerektiği söylendi. Raporumu kuruma bildirdim. Ancak yönetim raporumu kabul etmedi ve çalışmam gerektiği söylendi. Bu süre içerisinde sözleşmem de yenilenmedi ve işsiz kaldım.”

‘ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİNDEN YARARLANAMIYORUM’

F.K. de özel bir rehabilitasyon merkezinde 8 yıldır çalışıyor. 4 kişilik ailesinin geçimini sağlayan F.K., kurumdaki sözleşmesi her yıl yenilendiği halde haklarının verilmediğini söylüyor: “Asgari ücret alıyorum ve devletin çalışanlara tanıdığı Asgari Geçim İndiriminden (AGİ) yararlanamıyorum. Her yıl sözleşme yenilendiği halde söylememe rağmen bu hakkım verilmiyor. Durumu SGK’ye bildirmek istiyorum. Fakat adımın patronlar tarafından kara listeye alınacağını düşündüğüm için vazgeçiyorum. Yoksa başka hiçbir kurumda iş bulamam. Müfettişler aslında durumu kontrol etseler olay kendiliğinden çözülecek ve bizler de geriye dönük AGİ’lerimizi almış olacağız.”

Kaynak: DUVAR – Ferhat Yaşar

İlginizi çekebilir