Picabia, Tzara ve Zürih’te Son Dada Dergileri

Dada’nın Zürih dışına yayılmasındaki en önemli rolü Francis Picabia oynuyor. Picabia, Paris, Barselona ve New York’taki avangard çevrelerde gayet etkili bir sanatçı.

Üstelik kendisini en erken dadacılardan biri gibi görüyor. 1917’de Barselona’da yayınlamaya başladığı ve 1924’e kadar sürecek 391 Dergisi, avangard hareketlerin uluslararası bir forumu sayılıyor. Tzara inatla Picabia’yı Zürih’e davet ediyor. Ve sonunda Picabia 1919 başında birkaç haftalığına Zürih’e gelerek dadacılarla tanışıyor. Bu sırada Zürih’te, dadacıların kurduğu Das neue Leben (Yeni Hayat) grubunun sergisi sürüyor ve sergide Picabia’nın da işleri var. Picabia Zürih’teyken hazırladığı ve 1919 Şubat’ında yayınladığı 391 Dergisi’nin sekizinci sayısında Dada’nın etkinliklerine yer veriyor; bu sayı adeta bir Dada dergisi olarak çıkıyor. Ayrıca Picabia Dada Dergisi’nin 4-5. sayısının derlenmesinde Tzara’ya destek oluyor. Ve bu sayede Dada Dergisi, Dada sanatçıları dışında, André Breton, Jean Cocteau, Raoul Hausmann, Pierre Reverdy gibi avangardlara da yer vererek enternasyonal bir çehre kazanıyor.

 

   

Pembe kâğıda basılan 391‘in 8. sayısının kapağında ve içinde Picabia’nın ‘diyagramları’; kimilerine göre hazır nesne ve fotomontajla birlikte, Dada’nın forma ilişkin keşiflerinden biri.[1]

 

Birçok dadacı, geriye baktığında Picabia’yla Dada’nın karşılaşmasını bir kırılma noktası olarak görüyor. 1917’den başlayarak Dada’nın içinde yer alan ressam Hans Richter, Zürih’te Picabia’yla tanıştıklarında, onun inançsızlığa radikal inancıyla, sanatı tümüyle aşağılamasıyla kendilerini nasıl etkilediğini anlatıyor: “Picabia’yla sadece birkaç kez karşılaştım; her karşılaşma sanki bir ölüm deneyimiydi”. Richter onun sanatın içinden sızan her türlü hayat dürtüsünü yok etmeye kararlı olduğunu hatırlıyor. Ne en ufak umut ne idealizm taşıyan Picabia’nın nihilizmi öteki dadacıları da etkiliyor. Richter’in yorumu, Picabia’nın gelişiyle Zürih Dada’nın sona erdiği ve ondan sonra Tzara’nın giderek üne kavuştuğu; 391‘in sekizinci sayısı bunda önemli bir rol oynuyor.[2] Georges Ribemont-Dessaignes’nin 1931’de yazdığı Dada tarihine göre ise, “Dada asıl bu anda doğar”.[3] Picabia’nın eşi sanatçı Gabrielle Buffet-Picabia, “391‘le Dada’nın füzyonu, Dada’nın kaderini değiştirdi ve Tristan Tzara’nın hayret verici kariyerinin başlangıcı oldu” der.[4] Georges Hugnet de Picabia’nın Dada’yı, Dada’nın da Picabia’yı keşfini önemser çünkü böylece Dada kendine akraba bir geçmişe sahip olur; üzerinde Duchamp’nın ruhunun dolaştığı bir geçmiş. Bir anlamda Dada, Dada-öncesindeki Dada ile birleşir. Öte yandan, Tzara’nın “diktatörlüğü” altında etkisinin giderek yaygınlaşacağı bir gelecek Dada’yı bekler.[5]

 

Francis Picabia, Tristan Tzara Portresi, 1918.

 

Tzara “Zürih Kroniği”nde 391‘i şöyle duyuruyor:

1919 – Şubat

Yeni çıktı:

/Dada Hareketi Yayınları/

391

Fiyatı 2 Frank

gezici dergi / New York-Barcelona /Gabrielle Dada Manifesto Buffet Alice Bailly, ebedi Arp Venedik’ten ağaç kökleri sergileyecek, Picabia, PICABIA, The Blind Man, Ribemont-Dessaignes, Tzara, Duchamp, vb.

*

Dadacıların Zürih’ten ayrılmadan önceki son yayınları, 32 sayfalık Der Zeltweg dergisi. Sadece bir sayı çıkıyor. Zeltweg, Dada’nın Zürih’teki merkezi olarak kullanılan Arp’ın stüdyosunun bulunduğu sokağın adı. Der Zeltweg‘in editörleri, Tzara, Serner ve Otto Flake. Flake, Arp’ın arkadaşı olan bir Nietzsche âlimi. Tzara’nın Zeltweg‘le ilgili “Zürih Kroniği”ndeki notu şöyle:

1919 – Ekim –

Yeni çıktı:

DER ZELTWEG

Dadalar burada! Fiyatı 2 Frank.

Katkıda bulunanlar: O. Flake, Huelsenbeck, Christian Schad, Sener, Arp, Tzara, Giacometti, Baumann, Helbig, Eggeling, Richter, Vagts, Taeuber, Wigmann, Schwitters, v.b.

       Dadalar burada!!

Neo-Dadaizme dikkat! Yankesiciler son derecede tehlikelidir.[6]

 

    

Tek sayılık Der Zeltweg‘in kapağında Arp’ın bir deseni vardı. Derginin 7. sayfasında Sophie Taeuber’in tornadan çıkmış ahşap blokları boyayarak yaptığı Dada Kafası.

 

Der Zeltweg’in diğer yayınlardan en dikkat çekici olan farkı, kadrosundaki yeni isimler; özellikle ilerde kendine özgü bir Dada hareketi yaratacak olan Kurt Schwitters ve kısa bir süre sürrealistlerin safına girecek olan Alberto Giacometti. Der Zeltweg‘in diğer bir katkısı da, Sophie Taeuber’in harika kuklalarını tanıtması. Muhtemelen marangoz atölyesinde bulduğu, tornadan çıkmış ahşap parçaları birleştirerek yaptığı ‘portreler’, gerçek kişilere benzemez, hatta cinsiyetini bile çoğu zaman ele vermez. Bunlar portre büstleri geleneğinin paradileridir; kendi kişilikleri olan masklardır. Hans Arp’a göre, şapka askılarıdır. Taeuber’in yaptığı en az altı tane ‘kafa’dan sadece dördü bugüne ulaşmıştır. Zeltweg’de yayınlanan, sonradan kaybolanlardan birisidir. (NAA-AA)

 

Kurt Schwitters

Çılgınlık Dünyası

Der Zeltweg, Kasım 1919

 

Ben                                               Bir mezarlık aşırı-hâlâ

Sen                                                Yaşıyoruz

O                                                   Biz-

Biz siz onlar                                    Alabalık yaşıyor mezarlığı

bir mezarlık                                     Yaşayan alabalık oynuyor

Canlı alabalık-sosu fazla-yüksek-     Biz hayatı oynuyoruz

sesli.                                               Ben seni oynuyorum.

Ben senden aşırı                             Hâlâ!

Aşırı-yüksek-sesli                           Oynayacak mıyız?

Alabalık mezarlığı aşırı                   Yaşayacak mıyız?

O sen alabalık avlıyor                     Biz

Hâlâ yaşıyor                                   Siz

Sen!                                               Onlar.

 

Çeviri: Ali Artun

 



[1] David Joselit, “Dada’s Diagrams”, The Dada Seminars içinde, der. Leah Dickerman & Matthew S. Wittkoovsky (Washington: National Gallery of Art, 2005) s. 234.

[2] Hans Richter, Dada Art and Anti-Art, çev. David Britt (Londra & New York: Thames & Hudson, 1964) s. 71-74.

[3] Georges Ribemont-Dessaignes, “History of Dada”, The Dada Painters and Poets: An Anthology içinde, der. Robert Motherwell (New York: Wittenborn, Schultz, 1951) s. 108.

[4] Gabrielle Buffet-Picabia, “Some Memories of Pre-Dada: Picabia and Duchamp” [1949], a.g.e. içinde s. 266.

[5] Georges Hugnet, “The Dada Spirit in Painting” [1932-34], a.g.e. içinde s. 136, 141.

[6] Rudolf Kuenzli (der.), Dada (Londra: Phaidon, 2006) s. 203.

Kaynak: E-SKOP

İlginizi çekebilir