Pervin Buldan: Kürtler ne ettir ne tırnaktır, Kürtler bir halktır

HDP Eş Genel Başkanı iktidara, ‘Diyelim ki Kürt halkının demokratik örgütlenmesini ortadan kaldırdınız. Kürt halkını ne yapacaksınız? Milyonları da kapatabilecek misiniz?’ diye seslendi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisin grup toplantısında konuştu. Geçtiğimiz hafta DTK’ya yapılan baskın sırasında kapısın kırılmasına ve DTK Başkanlık Divanı üyeleri Jiyan Taş ile Hüseyin Kaya’nın gözaltına alınmasına tepki gösteren Pervin Buldan, siyasi iktidarın operasyonunu, Kürtlerin demokratik örgütlenmesini tasfiye etme çabası olarak değerlendirdi.

Coronavirus (Covid-19) salgınında virüs kapan 3 milletvekili olduğunu belirten HDP Eş Genel Başkanı Kürt illerinde virüse karşı önlemlerin alınmadığını ve hastanelerin yetersiz olduğunu söyledi.

‘ORHAN DOĞAN’IN EKSİKLİĞİNİ HER DAİM YAŞAMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Sözlerine Sivas Katliamı’nı ve 29 Haziran 2007’de hayatını kaybeden Kürt siyasetçi Orhan Doğan’ı anarak başlayan Buldan, “En zor dönemlerde Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümü için mücadele veren, bedel ödeyen Orhan Doğan’ın eksikliğini her daim yaşamaya devam ediyoruz” dedi.

‘KATLİAM SONRASI YAŞANAN ADALETSİZLİKLER ACILARI MİSLİYLE ARTTIRDI’ 

Sivas Katliamı hakkında, ‘üzerinden geçen 27 yıla rağmen yüzleşilmeyen ve acısı asla dinmeyen’ değerlendirmesinde bulunan Buldan, “Sivas’ta yaşanan katliam sadece orada canların yakılmasından ibaret değildir. Sonrasında yaşanan adaletsizlikler bu katliamın acısını misliyle katladı. Ki asıl katliam vicdanlarda yaşandı. Son olarak Sivas Katliamının bir numaralı sanığı, yüzlerce yaşlı ve ağır hasta mahpus cezaevlerinde ölüme terk edilirken, AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından yaşı ve sağlık sorunları gerekçesiyle affedildi. Madımak işte o zaman bir kez daha yakıldı” dedi.

‘KAPISINI KIRDIĞINIZ DTK BARIŞ İÇİN DEMOKRASİ İÇİN ÇALIŞAN BİR KURUMDUR’

Geçtiğimiz hafta DTK’ya yönelik operasyona tepkisini, “Kapsını kırdığınız DTK demokrasi için çalışıyor” diyerek başlayan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, iktidarın tüm ülkede demokrasiyi çökertme planları uyguladığını söyledi:

“Kürt halkı örgütlenmesin, bir araya gelmesin, kendi sorunlarını kendi dillerinde konuşmasın diye DTK’yi basıyorlar ve DTK’nin kapısına mühür vuruyorlar. Geçtiğimiz Cumartesi ünü DTK’ya bir operasyon gerçekleşti. DTK meşru bir platformdur. Halkın kongresidir. DTK, geçmişte bu parlamentonun başkanı tarafından konferanslara resmi düzeyde davet edilmiş bir kurumdur. Kapsını kırdığınız kurum demokrasi için çalışan bir kurumdur. Yapılan operasyon Kürtlerin demokratik örgütlenmesini tasfiye etme çabasıdır. Milyonları da kapatabilecek misiniz? Bu ülkede milyonlarca Kürt var. Bu insanları hiçbir yere kapatamazsınız. Buna gücünüz yetmeyecek. Demokrasi kanallarını Kürt halkına kapatma hangi akla hizmettir? Sormak isteriz. Edirne’den Hakkari’ye, İzmir’den Diyarbakır’a varıncaya kadar ülkenin her bir tarafında demokrasiyi çökertme planı uyguluyorlar.

‘BİZLER VE HALKIMIZ DEMOKRASİDEN VE DEMOKRASİ MÜCADELESİNDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Diyelim ki Kürt halkının bütün demokratik örgütlenmesini ortadan kaldırdınız. Peki Kürt halkını ne yapacaksınız? Milyonları da kapatabilecek misiniz? Bu ülkede bu dünyada milyonlarca Kürt var bu Kürtleri hiçbir yere kapatamazsanız. Ve milyonları kapatamayacağınız gibi buna sizin gücünüz yetmeyecektir. Demokrasi kanallarını, siyaset yollarını Kürt halkına kapatmak acaba hangi akla hizmettir? Yapılan operasyonlar ne kongre çalışmalarını ne de kadınların örgütlü mücadelesini asla engelleyemeyecektir. Halkımızı ve örgütlü kurumlarını daha da güçlendirecektir. Bizler ve halkımız demokrasiden ve demokratik mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Türkiye halkları ortak demokrasi mücadelesinden, demokratik dayanışmadan ve yan yana, omuz omuza duruştan asla vazgeçmeyecektir. Kapıları zorbalıkla kırabilirsiniz ama halkımızın umudunu ve iradesini asla kıramazsınız.

‘DİYARBAKIR’DAKİ İŞKENCEDEN ANKARA’DAKİ AKP İKTİDARI SORUMLUDUR’

Geçtiğimiz hafta DTK’ya yapılan baskınlar sırasında TJA aktivisti Rojbin Çetin’in evinin kapısın kırılarak, köpekle işkence yapılmasına sert tewpki gösreren HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, işkencenin tek sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu dile getirdi:

“DTK operasyonunda evine girilen TJA aktivisti Rojbin Çetin’e köpekli işkence yapıldı. Çok açık söylüyorum, Diyarbakır’daki bu işkenceden Ankara’daki AKP iktidarı birebir sorumludur. İşkenceye sıfır tolerans diyen AKP iktidarı, işkenceye ve işkenceciye sınırsız tolerans tanıyan bir iktidara dönüşmüştür. Diyarbakır’da yapılan işkence Kürt düşmanlığı, muhalif düşmanlığı, kadın düşmanlığının kamusal düzeydeki örgütlenmesidir. Vali ve Savcılık işkencecilerin üzerine gideceğine, işkence yapanlara ne yazık ki bir kez daha sahip çıkmıştır. Diyarbakır Valisi’nin pespaye açıklaması işkencenin resmi politika olduğunun da bir kabulüdür. Bu işkenceyi yapanları, yaptıranları, bunlara sahiplenen iktidarı buradan şiddetle ve bir kez daha kınıyoruz. Bunun peşini asla bırakmayacağız. İşkence bir insanlık suçudur.

‘BU İŞKENCE AKP’NİN KADIN DÜŞMANLIĞINI BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKARMIŞTIR’

Bu işkence aynı zamanda AKP iktidarının kadın düşmanlığını bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Kadınlara karşı her yerde kırım uygulayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Daha birkaç gün önce Kobani’de yapılan hava saldırısında üç Kürt kadın siyasetçi katledildi. Paris’te, Silopi’de, Kobane’de kadın siyasetçileri katleden zihniyetle Diyarbakır’da köpekli işkence yapan zihniyet birebir aynıdır. ‘Bizden önce kadının adı yoktu’ diyen AKP’ye hatırlatmak istiyorum. Gültan Kışanak 12 Eylül’de Diyarbakır zindanında işkencelere direnen, kadın mücadelesi veren bir kadın siyasetçidir. Ona da Esat Oktay Yıldıran’ın köpeği ile işkence yapılmıştı. Sizin iktidarınız 12 Eylül zihniyetinin bugünkü temsilcisidir. Bu işkencelerle kadınları korkutacağınızı, onları yıldıracağınızı düşünüyorsunuz çok yanılıyorsunuz.

‘İŞKENCE GÖREN BÜTÜN KADINLARA SELAM OLSUN’

Sizin iktidarınız 12 eylül zihniyetinin bugünkü temsilcisidir. Kışanaklar ise işkenceye direnen kadın mücadelesinin temsilcisidir. İşkenceler ile kadınları yıldırabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Kadın siyaseti en büyük korkunuzdur, bunu da biliyoruz. And olsun ki biz kadınlar en büyük kariyerimizi sizin saltanatınızı yıkarak yapacağız. İşkence gören bütün kadınlara selam olsun.

İKTİDAR EN ÇOK HDP’DEN KORKUYOR

Bu sistem sefasını saray ve yandaşları sürmekte cefasını ise ne yazı ki halk çekmektedir. Karşımızdaki iktidar o kadar kırılgan ki her şeyden korkmaktadır. Halktan, gazetecilerden, kadınlardan, işçilerden, yoksullardan, avukatlardan korkuyorlar. Düzenlerini yalan üzerine kurdukları için hakikatlerden korkuyorlar. Demokrasi yürüyüşümüzden, halkların buluşmasından, omuz omuza olmasından korkuyorlar. Nereden demokrasi rüzgârı eserse bundan korkuyorlar. Barıştan korkuyorlar. Twitter’dan korkuyorlar.”

Yerel demokrasi güçlenmesin diye belediyelere hukuksuzca kayyIm atıyorlar. HDP ve muhalefet demokratik siyaset yapmasın diye milletvekillerini düşürüyorlar. Gerçekleri yazmasınlar diye gazetecileri tutukluyorlar. Barolar hukukçular adaleti savunmasın diye onların da yürüyüşlerini engelliyorlar. İktidar eleştirilmesin diye sosyal medya paylaşımı yapanları tutukluyorlar. Kadın örgütleri gelişmesin diye operasyon üzerine operasyon yapıyorlar. Barış iklimini yok ettiler. Toplumu kutuplaştırdılar, nefret iklimini ülkenin her yerine yaydılar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi, kayyım, darbe, hukuksuzluk, gözaltı, işkence, yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik ve sefalet sistemidir. Bu sistemin sefasını Saray ve yandaşları sürmekte, cefasını ise halk çekmektedir. İktidar her şeyden ama en çok HDP’den korkuyor. Düzenlerini yalan üzerine kurdukları için aslen hakikatten korkuyorlar. Halkların buluşmasından, omuz omuza olmasından korkuyorlar. Suriye’de Kürt halkının Suriye halklarıyla birlikteliğinden korkuyorlar.

‘KÜRTLER NE ETTİR NE TIRNAKTIR, KÜRTLER BİR HALKTIR’

Yarım asırdır neyi çözdünüz, ne elde ettiniz? Kürt sorununu ulusal bir sorun haline getirmekten başka bu operasyonlar neye yaradı? Bu şekilde ne Kürt ne Suriye sorununu çözemezsiniz. Kürt sorunu eninde sonunda müzakere masasında çözülecektir. Bundan asla kaçış yoktur Bir yandan Kürt düşmanlığı yapıp diğer yandan Kürtlerle etle tırnak gibiyiz diyenlere şunları hatırlatıyoruz; Yıllarda Kürtlere işkenceler yaptınız, faili meçhul cinayetlerle öldürdünüz, bir anneye oğlunun kemiklerini gönderdiniz, Kürtlerin seçtiği belediyeleri birer birer gasp ettiniz. Kürt halkı sizin zihniyetinizi çok iyi tanımaktadır. Kürtler ne ettir ne tırnaktır. Kürtler bir halktır. Şimdiye kadar nasıl diliyle onuruyla yaşadıysa bundan sonra da öyle yaşayacaktır.”

‘BAROLAR, İKTİDARIN EMİR ERİ DEĞİLDİR BURHAN KUZU HİÇ DEĞİLDİR’

Önce hukuku ortadan kaldırdılar, şimdi de hukuk savunucularını ve onların örgütlenmesi olan baroları tasfiye etmek için uğraştıklarını görüyoruz, bunu tanıklık ediyoruz. Yargıyı, hakim ve savcıları Saray’a bağladılar. Adalet saraylarını Saray’ın arka bahçesi yaptılar, yargıyı biçimlendirdiler. Şimdi geriye savunma kaldı yani barolar. Savunmayı da çökertebilmek ve ele geçirebilmek için günlerdir uğraşıyorlar. Çoklu baro sistemi diye ortaya bir öneri attılar. Amaçları; Saray güdümlü barolar oluşturmaktır. Avukatların bütünlüğünü bölmeyi, çoğunluğu temsil eden avukatların temsil hakkını kısıtlamak ve muhalif görülen sesleri bastırmaktır amaçları. Barolar, hukukçular iktidarın emir eri değillerdir, Burhan Kuzu hiç değillerdir bu da böyle biline. HDP olarak savunmayla birlikteyiz, onların haklı mücadelesinin yanındayız.”

Kaynak: ARTI GERÇEK

İlginizi çekebilir