Pandemide engelli kadınların yüzde 93’ü herhangi bir destek alamadı

Türkiye Körler Federasyonu, pandemi döneminde hak ihlaline uğrayan engelli kadınlara ilişkin rapor hazırladı. Engelli kadınların salgın döneminde maruz kaldıkları şiddet oranının salgın öncesine göre arttığı belirtilen rapora göre bu dönemde psikolojik desteğe ihtiyaç duyan engelli kadınların yüzde 93’ü herhangi bir destek alamadı.

Pandemide engelli kadınların yüzde 93'ü herhangi bir destek alamadı

Korona virüsü salgın sürecinden olumsuz etkilenen grupların başında engelli bireyler geliyor.  Engellilerin salgın döneminde yaşadığı sorunlara eğilen Türkiye Körler Federasyonu da Covid-19 pandemisinde engelli kadınların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerine ilişkin, “Covid-19 Pandemisinde Engelli Kadınların Hak İhlalleri” raporu hazırladı.

ENGELLİ KADINLARIN YÜZDE 45,3’Ü 4 VE ÜZERİ KİŞİYLE YAŞIYOR

Etkiniz AB Programı’nın desteğiyle 2020 yılının Ağustos-Eylül aylarında 225 engelli kadınla yapılan anket sonuçlarına dayanan rapora göre engelli kadınların yüzde 45,3’ü yaşadıkları evi 4 ve üzeri kişiyle birlikte paylaşıyor. Aynı evi paylaşan kişi sayısının fazla olmasının normal şartlarda ortaya çıkardığı olumsuzluklara ek olarak pandemi döneminde bu durumun; engelli kadınların ev içi iş yükünün artması, temel ihtiyaçların karşılanmasında zorluklar yaşanması, virüsün bulaşma ihtimalinin yüksek olması gibi olumsuz sonuçlar yarattığı belirtildi. Bu dönemde çalışmaya katılan engelli kadınların yüzde 36,1’i işsiz olduğunu belirtirken pandemi sürecinde çalışmaya devam edip işlerini uzaktan/evden yapmak durumunda kalan engelli kadınların yüzde 44’ü sosyalleşme sorunları yaşadı.

SAĞLIKLARINDAN ENDİŞE EDEN ENGELLİ KADINLARIN ORANI YÜZDE 80,9

Çok sayıda kronik rahatsızlığı da olan ve pandemi nedeniyle evde  kalan engelli kadınların yüzde 54,7’si sağlık hizmetleri ve “Corona hastaneleri” konusunda yeteri düzeyde bilgilendirildiğini, yüzde 45,3’lük kısmı ise bu konuda yeterli düzeyde bilgilendirilmediklerini belirtti.

Öte yandan engelli kadınların yüzde 80,9’u pandemi sürecinde sağlıklarından endişe ettiklerini söyledi ve raporda, “Sağlıklarından endişe eden engelli kadın sayısının bu denli yüksek olduğu ortamda, katılımcıların yarısına yakınının sağlık konusunda yeterli düzeyde bilgiye erişememesi engelli kadınların yaşam hakkının ihlali olarak değerlendirilmelidir” denildi.

PANDEMİ DÖNEMİNDE ŞİDDET GÖREN ENGELLİ KADIN SAYISI ARTTI

Pandemi döneminde engelli kadınların yaşadığı bir diğer sorun ise şiddet oldu. “Pandemi öncesinde şiddete maruz kaldınız mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 1,8’i evet yanıtını verdi. Şiddet türleri detaylandırılarak (psikolojik, ekonomik, dijital, fiziksel, cinsel şiddet, duygusal şiddet, küfür, korkutma, tehdit, küçük görme, gelirine zorla el koyma) “Pandemi öncesinde bunlardan herhangi birisine maruz kaldınız mı?” sorusuna ise katılımcı engelli kadınların yüzde 33,4’ü evet cevabı verdi.

Pandemi sürecinde şiddet yaşadığını belirten kadın oranı ise yüzde 4,9’a çıktı. Şiddet türleri detaylandırılarak “Pandemi sürecinde bunlardan herhangi birisine maruz kaldınız mı?” şeklindeki soruya katılımcıların yüzde 39,6’sı evet cevabını verdi.

HAK İHLALİNE UĞRAYANLARIN YÜZDE 80’İ HERHANGİ BİR MEKANİZMAYA BAŞVURMADI

Engelli kadınların yüzde 27,3’ü pandemi sürecinde herhangi bir hak ihlaline uğradığını düşünüyor. Engelli kadınların maruz kaldıklarını düşündükleri hak ihlalleri ise, “İşitme engelli kadınların başka kişilerin şeffaf maske kullanmamasından dolayı iletişim kuramamak, kaldırım ve rampaların erişilebilirliğe uygun olmaması,  sosyal yardım alamamak, ev işi yükünün artması, fizik tedavi gibi sağlık hizmetlerine erişememek, sağlık kuruluşunda çalışan engelli kadınların idari izin kullanamaması,  işten çıkarılma, zihinsel engelli çocuğunun, oturdukları apartmanın ortak alanlarını kullanmasına apartman sakinlerinin izin vermemesi” başlıkları altında sıralandı.

Rapora göre pandemi sürecinde hak ihlaline uğradığını düşünen engelli kadınların yüzde 80’i herhangi bir hak arama mekanizmasına başvurmadı. Hak arama mekanizmalarını kullanan engelli kadınların yüzde 71,6’sı ise bu mekanizmaların erişilebilir olmadığı görüşünü paylaştı.

PSİKOLOJİK DESTEĞE İHTİYAÇ DUYANLARIN YÜZDE 93’Ü DESTEK ALAMADI

Pandemi döneminde engelli kadınların yüzde 27,5’i saç, tırnak, ayak, ağız, kısmi ve tüm vücut bakımı ve banyo gibi öz bakım ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını söyledi. Öte yandan engelli kadınların yüzde 43,9’u pandemi sürecinde psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu da belirtti. Psikolojik desteğe ihtiyaç duyan engelli kadınların ise sadece yüzde 7’si psikolojik destek alabilirken yüzde 93’ü ise psikolojik destek alamadı.

Sağlık hizmeti sağlayan kuruluşların pandemi dışındaki hizmetleri askıya almasının engelli kadınların psikolojik destek almasını engelleyen önemli bir durum olduğu belirtilen raporda, “Engelli kadınların yüzde 70’nin açlık sınırı düzeyinde hane gelirine sahip olması özel destek almalarını engelleyen bir faktördür. Evde kapalı kalma, izolasyon, sosyalleşememe, ihtiyaçların karşılanmasında zorluk, sağlık, işsizlik, ev içi iş yükünün artması, hane içi şiddet, ekonomik ve diğer çevresel koşulların engelli kadınlar üzerinde yarattığı olumsuz etkiler pandemi döneminde daha da artmıştır. Bu faktörler engelli kadınların psikolojik desteğe daha fazla ihtiyaç duymalarına neden olmaktadır” denildi.

‘ETKİN PSİKOLOJİK DESTEK HATLARI OLUŞTURULMALI’

Hazırlanan raporun sonuç bölümüne göre Covid-19 pandemisi, toplumda var olan eşitsizlikleri çok kısa süre içinde daha fazla derinleştirirken, “normal” zamanlarda geride kalanların daha fazla hak kaybına uğramasına, hak ihlallerinin ve ayrımcı uygulamaların artmasına neden oldu.

Engelli kadınların, engellilik ve kadınlığın kesişiminden kaynaklı maruz kaldıkları çoklu ayrımcılığı ve hak ihlalini pandemi döneminde daha fazla hissettiği, kamusal hizmetlere erişebilme konusunda olağan zamanlara göre daha fazla güçlük yaşadığı ifade edilen raporda alınması gereken önlemlerden bazıları şu şekilde sıralandı:

– Engelli bireylerin acil durum, afet, salgın gibi durumlara hazırlıklı olmalarını sağlayacak politikalar ve planlar oluşturulmalıdır.
– Hak ihlalleri konusunda özellikle de yoksullar, engelliler, yerli halklar, ülke içinde yerinden edilmiş kişiler veya mülteciler, LGBTİ+ bireyler, birden fazla ve kesişen ayrımcılık türüyle karşı karşıya kalan kişiler de dâhil olmak üzere dışlanan gruplara odaklanılmalıdır.
– COVID-19 salgınına yönelik müdahalenin zararlı toplumsal cinsiyet normlarını, ayrımcı uygulamaları ve eşitsizlikleri yeniden üretmemesi için gerekli planlamalar yapılmalıdır
– Evde kalma, ev içi iş yükü, işsizlik, çocuk-hasta gibi bakımların kadınların ruh sağlığında yaratacağı bozulmaları gidermek için pandemi dönemi ve sonrasını kapsayan planlı psikolojik destek programları, etkin psikolojik destek hatları oluşturulmalıdır.

‘KAMU KURUMLARINDA İŞARET DİLİ TERCÜMANI BULUNDURULMALI’

– Sığınma evleri pandemi koşullarında kadınların başvurusuna ve kullanımına açık olmalıdır
-Sokağa çıkma gibi kısıtlama dönemlerinde engelli kadınların engel gruplarının gerekliliklerine göre serbest hareket edebileceği zaman ve mekanlar belirlenmelidir.
-Engelli çocuk annelerinin ihtiyaçlarının karşılanması, psikolojik destek sunulması konularında merkezi ve yerel yönetimler etkin planlamalar yapmalıdır.
– Kamu kurumlarında, özellikle de pandemi sürecinde sağlık kuruluşlarında işaret dili tercümanı bulundurulmalıdır.
-Kalabalık kişilerin yaşadığı ailelerde, kronik rahatsızlığı olan engellilerde, solunum sistemine bağlı engelli olan kişilerde, hamile engelli kadınlarda virüsün bulaş durumu testlerle sık sık kontrol edilmelidir.

‘ENGELLİLERİN İŞTEN ÇIKARILMASI YASAKLANMALI’

-Test kullanımı konusunda kronik rahatsızlıkları olan engellilere öncelik verilmeli ve bu hizmetler kamu tarafından ücretsiz karşılanmalıdır.
– Engellilerin işten çıkartılması yasaklanmalıdır.
-Engellilere yönelik ücretsiz izin uygulaması yasaklanmalıdır.
-Kısa Çalışma Ödeneği ile yaşamını devam ettirmek zorunda kalan engellilere devlet tarafından ek kaynaklar sağlanmalıdır.
-Engelli kadınların insanca yaşam olanağına sahip olacağı konutlarda yaşaması için ucuz toplu konut politikası veya ek destekler sağlanmalıdır.
– Kamu ve yerel yönetim kuruluşları tarafından engellilere yönelik etkin evde destek hizmetleri planlanmalıdır.

Kaynak: DUVAR – Serkan Alan

İlginizi çekebilir